Yıldız Çiniler, Kubadabad'dan Karatay'a Selçuklu Çini Sanatı
Konya'nın Selçuklu yapılarına girdiğinizde ilk dikkatinizi çeken çoğu zaman taş değil renktir.
Beğenmek ve puan vermek için giriş yap

Konya'nın Selçuklu yapılarına girdiğinizde ilk dikkatinizi çeken çoğu zaman taş değil renktir. Firuze, lacivert ve patlıcan moru parçalar bir kubbenin içini gece göğüne çevirir, bir duvarı geometrik bir halıya dönüştürür. Bu renklerin büyük bölümü bugün iki yerde toplanmıştır: Konya'nın göbeğindeki Karatay Medresesi'nde ve Beyşehir Gölü kıyısındaki Kubadabad Sarayı'nın kazı alanından çıkan buluntularda. Bu yazı Selçuklu çini sanatını o iki nokta arasında kurulan bir yolculuk olarak anlatıyor ve müzede neye bakacağınızı önceden bilmeniz için ipuçları veriyor.
Çini nedir, sır neden önemlidir
Türkiye Diyanet Vakfı İslam Ansiklopedisi'ndeki maddeye göre çini sözcüğü Osmanlıca çini, yani Çin işi kelimesinden gelir. Sanatın esası, biçimlendirilmiş levhaların boyanıp sırlanarak fırınlanmasıdır. Fırında eriyen sır, levhanın üzerinde saydam ve koruyucu bir tabaka oluşturur ve mimariye solmayan bir renk kazandırır. Sırlı tuğlanın ilk örnekleri eski Mısır ve Mezopotamya'ya kadar uzanır. Aynı madde Selçuklu yapılarının Horasan ve İran'da da çiniyle süslendiğini, ama bu sanatın asıl büyük ve sürekli gelişmesini Anadolu'da gösterdiğini yazar.
Anadolu Selçuklu ustaları birkaç farklı teknik kullandı. İlk örneklerde sırlı tuğlalar görülür; kısa sürede firuze, mor, yeşil ve lacivert sırlanmış levhalardan kesilen küçük parçaların alçı zemin üzerinde bir araya getirildiği kesme mozaik tekniğine geçilir. Köşk ve saray gibi sivil yapılarda ise duvarlar yıldız, haç, altıgen ve kare biçimli levhalarla kaplanır. Bu levhaların üzerine desen ya sırın altına ya da sırın üstüne boyanır. Ansiklopedi Selçukluların sır üstüne uygulandığında madeni bir pırıltı veren perdah, yani lüster tekniğini de geliştirdiğini belirtir.
Sivil yapılardaki çinilerin dünyası mozaiklerden çok farklıdır. Mozaikte geometrik düzen ve soyut bitkisel motifler hakimken, saray ve köşk çinilerinde çeşitli duruşlarda insanlar, av hayvanları, kuşlar, çift başlı kartallar, ejderler ve sfenksler gibi efsanevi yaratıklardan oluşan zengin bir figür dağarcığı görülür. Selçuklu çinisini bu kadar canlı kılan da bu figürlü dünyadır.
Konya bu sanatın seçkin merkezlerinden biriydi. Ansiklopedi 1243 tarihli Sırçalı Medrese'nin eyvanındaki mozaik çinilerin kitabesinde Tuslu bir sanatçının adının geçtiğini, bu ustanın sanatını Anadolu'da geliştirerek Konya ve çevresinde yaygınlaştırdığının öteki yapılardaki benzerliklerden anlaşıldığını yazar. Sahib Ata Külliyesi'nde bitkisel motiflerin daha geniş yüzeylere yayıldığı görülür. Gelenek Selçuklulardan sonra da sürdü; Beyşehir'deki Eşrefoğlu Camii'nin iç kapısı ve kubbesindeki mozaik çiniler Beylikler döneminin en görkemli örnekleri arasında sayılır.
Kılıçarslan'ın köşkü ve kaybolan çiniler
Hikaye Konya'nın ortasındaki höyükte, bugünkü Alaeddin Tepesi'nde başlar. Tepeyi çeviren Selçuklu surlarının bir burcu üzerinde, sarayın kente bakan köşkü dururdu. Halk arasında Alaeddin Köşkü diye anılan bu yapının, ansiklopediye göre çinilerin teknik özellikleri ve yazıt okumaları nedeniyle II. Kılıçarslan döneminde, yani 1155 ile 1192 arasında yaptırıldığı kabul edilir. Köşkün dış ve iç duvarları çini ve alçı bezemelerle kaplıydı.
Bu köşk Anadolu Selçuklu sanatında minai tekniğinin kullanıldığı tek yapı olarak bilinir. İslam Ansiklopedisi'nin çini maddesi tekniği ayrıntısıyla anlatır: sarımtırak ve iyi yoğrulmuş hamur kare, yıldız, haç ve baklava biçimli levhalara dönüştürülür, yeşil, koyu mavi, mor ve firuze renklerle boyanıp sırlanarak pişirilir. Ardından siyah, kiremit kırmızısı, beyaz ve altın yaldızla sırın üstüne yeniden boyanır ve daha düşük bir ısıda ikinci kez fırınlanır. Yedi renk kullanıldığı için bu tekniğe heft renk de denir. Yıldız çinilerin üzerinde bağdaş kurmuş, karşılıklı oturan ve çalgı çalan insanlar ile kanatlı aslanlar işlenmişti.
Köşk 19. yüzyılda harap haldeydi ve 1905 ile 1908 arasında yıktırıldı. Çinilerinin bir bölümü Almanya, Fransa, İsveç ve Amerika'daki müze ve koleksiyonlara dağıldı. Bugün tepede köşkün yerini işaret eden koruma çatısı durur. 1941'de Remzi Oğuz Arık'ın yaptığı kazıda bulunan haç biçimli, altı kollu yıldız ve baklava dilimi şeklindeki çiniler ise Konya'da kaldı ve bugün Karatay Medresesi'nin eyvanındaki vitrinlerde sergilenir. Üzerlerinde kadın ve erkek tasvirleri, atlı avcılar ve bitkisel süslemeler görülür.
Göl kıyısında bir saray, Kubadabad
Selçuklu çini sanatının en zengin buluntu topluluğu Beyşehir Gölü'nün batı kıyısından gelir. Kubadabad Sarayı'nı Sultan I. Alaeddin Keykubad yaptırdı. İslam Ansiklopedisi inşaatın 1226 ile 1236 arasında, mimar ve nakkaş Sadeddin Köpek'in yönetiminde gerçekleştiğini yazar; Kültür Portalı yapım tarihi olarak 1236'yı verir. Ansiklopediye göre burası planı bilinen tek Selçuklu saray külliyesidir. Kalıntıların kaynaklarda adı geçen Kubadabad olduğunu ilk kez Konya Müzesi Müdürü Zeki Oral belgeler üzerinden saptadı. 1965 ve 1966'da Katharina Otto-Dorn, 1980'den itibaren Rüçhan Arık yönetimindeki kazılar sarayın ana birimlerini ortaya çıkardı.
Kazılar çinilerin taht salonunun ve odaların duvarlarını iki metre yüksekliğe kadar kapladığını gösterdi. Ansiklopedi bu topluluğu Anadolu Selçuklu çini sanatının en fazla figür çeşidine sahip koleksiyonu olarak tanımlar. Duvar düzeni sekiz kollu yıldız biçimli levhalar ile bunları birbirine bağlayan haç biçimli levhalardan kurulur. Karatay Müzesi maddesine göre yıldız çinilerin çapı 24 santimdir. Bağlantı parçaları firuze ve patlıcan moru renktedir ve bitkisel süslemelidir. Asıl figürler yıldızların beyaz zemini üzerinde sarı, kahverenginin tonları, koyu mavi, mor, firuze, siyah ve koyu yeşille işlenmiştir.
Yıldızların üzerindeki dünya
Kubadabad yıldızlarına yakından bakınca bir saray hayatı açılır. Türk usulü bağdaş kurarak oturan sultan ve maiyeti, av partisindeki saray erkanı, ellerinde nar ya da balık tutan figürler görülür. Yüzler ovaldir, gözler iri ve badem biçimlidir, burunlar ince ve uzun, ağızlar küçüktür; ansiklopedi bu yüz tipini Orta Asya kökenli olarak değerlendirir. Sakallı bir hükümdar figürünün Alaeddin Keykubad'ın portresi olduğu ileri sürülmüştür. Göğsünde es-sultan yazısı taşıyan çift başlı kartallar da hükümranlığın simgesi olarak en çok dikkat çeken parçalar arasındadır.
Hayvan dünyası daha da kalabalıktır. Stilize hayat ağaçlarının çevresinde sfenksler, sirenler, grifonlar ve çift başlı ejderler yer alır. Bunların yanında av köpeği, panter, tavşan, antilop, dağ keçisi, eşek, ayı, at, sincap, ördek, avcı kuşlar, tavus kuşları ve aslanlar resmedilmiştir. DergiPark'ta yayımlanan bir makale bu figürlerin Asya Türk mitolojisinden gelen hayvanlar, masalsı yaratıklar ve simgelerle dolu olduğunu, sarayın siren tasvirli çinilerinin ise hem tarihi hem estetik açıdan ayrı bir inceleme konusu olduğunu vurgular. Kazıda bulunan alçı kabartmalar da hayvan ve insan figürlüdür ve aynı müzede sergilenir.
Karatay'da gökyüzü kubbesi
Kubadabad çinileri 1955'ten beri Karatay Medresesi'nde, yani kendisi de bir çini başyapıtı olan bir binada sergileniyor. Medreseyi kitabesine göre 1251'de, Sultan II. İzzeddin Keykavus döneminde Celaleddin Karatay yaptırdı. Yapı 19. yüzyılın sonunda terk edilmiş, 1954'te onarılmış ve Konya Müzesi'nin çini bölümü olarak 17 Aralık 1955'te ziyarete açılmıştır. Kültür Portalı medresenin 2014'te Anadolu Selçuklu Medreseleri başlığıyla UNESCO Dünya Mirası Geçici Listesi'ne alındığını belirtir.
Binanın kalbi, kenarları yaklaşık on iki metre olan kare orta mekandır. Kubbenin iç yüzü tamamen mozaik çiniyle kaplıdır. Firuze ve lacivert çiniler arasındaki beyaz alçı şeritler, en alttan tepedeki açıklığa kadar düğümlerle birbirine bağlanan yirmi dört kollu yıldızlar oluşturur ve kubbeye bakan kişiye yıldızlı bir gökyüzü izlenimi verir. Kubbenin yükü köşelerdeki üçgen panolardan oluşan yelpaze biçimli geçişlerle duvarlara aktarılır. Tepedeki açıklığın tam altında küçük bir havuz durur; ansiklopedi bu düzen nedeniyle yapıya rasathane kimliği yakıştıranlar olduğunu da not eder.
Müzede nasıl gezilir
Müzede yaklaşık beş bin çini, seramik ve alçı eser bulunur, bunların yarıdan fazlası sergilenir. Bölümleri bir sırayla gezmek çininin hikayesini kronolojik olarak okumayı kolaylaştırır. Önce orta mekanda durup başınızı kaldırın ve kubbenin yıldız düzenini birkaç dakika izleyin. Ardından eyvandaki vitrinlerde Alaeddin Köşkü'nün minai ve sır altı çinilerine bakın. Sonra medresenin güney odalarının birleştirilmesiyle oluşturulan bölüme geçin; Kubadabad çinileri burada saraydaki asıl düzenlerine uygun biçimde yerleştirilmiştir. Son olarak Beylikler ve Osmanlı dönemlerine ait duvar çinileri ile seramik kapları görebilirsiniz.
Gezinizi genişletmek isterseniz yürüme mesafesindeki İnce Minareli Medrese'nin kesik minaresindeki firuze ve mor sırlı tuğlalara ve kubbesindeki zikzaklı, kilim motiflerini andıran sırlı tuğla düzenine bakın. Bir gün ayırabilirseniz Beyşehir'e gidip Kubadabad'ın göl kıyısındaki kalıntılarını görmek, müzede izlediğiniz yıldızların aslında nerede durduğunu anlamanızı sağlar. Kubadabad'dan çıkan bazı parçalar Kütahya Çini Müzesi'nde de sergilenmektedir. Müzelerin ziyaret günleri ve giriş koşulları için güncel bilgiyi Kültür ve Turizm Bakanlığı'nın resmi sitesinden kontrol edin.
Kaynaklar
- TDV İslam Ansiklopedisi, Konya Karatay Medresesi Çini Eserleri Müzesi, https://islamansiklopedisi.org.tr/konya-karatay-medresesi-cini-eserleri-muzesi
- TDV İslam Ansiklopedisi, Kubadabad Sarayı, https://islamansiklopedisi.org.tr/kubadabad-sarayi
- TDV İslam Ansiklopedisi, Çini, https://islamansiklopedisi.org.tr/cini
- TDV İslam Ansiklopedisi, Karatay Medresesi, https://islamansiklopedisi.org.tr/karatay-medresesi
- TDV İslam Ansiklopedisi, Alaeddin Köşkü, https://islamansiklopedisi.org.tr/alaeddin-kosku
- TDV İslam Ansiklopedisi, İnce Minareli Medrese, https://islamansiklopedisi.org.tr/ince-minareli-medrese
- Kültür Portalı, Karatay Medresesi Çini Eserler Müzesi, https://www.kulturportali.gov.tr/turkiye/konya/gezilecekyer/karatay-medresesi-cini-eserler-muzesi
- Kültür Portalı, Beyşehir Kubadabad Sarayı, https://www.kulturportali.gov.tr/turkiye/konya/gezilecekyer/beysehir-kubad-bd-sarayi
- Karadeniz Uluslararası Bilimsel Dergi (DergiPark), Kubad-Abad Sarayı siren tasvirli çiniler ve estetiği, https://dergipark.org.tr/tr/pub/kdeniz/article/1021759
- NTV, Çini tarihine ışık tutan müze, https://www.ntv.com.tr/sanat/cini-tarihine-isik-tutan-muze,VoRLkQ-X6UuUrfNFeEXNXg
- Vikipedi, Karatay Medresesi, https://tr.wikipedia.org/wiki/Karatay_Medresesi
Yorumlar
İlk yorumu sen yaz
