Van Kedisi, İki Renkli Gözlerin Hikayesi
Van'da kediye pişik derler. Kelime yöre ağzından gelir, ama Van kedisi söz konusu olduğunda yalnız bir hayvanı değil, kentin kendini tanıttığı canlı bir simgeyi anlatır.
Beğenmek ve puan vermek için giriş yap

Van'da kediye pişik derler. Kelime yöre ağzından gelir, ama Van kedisi söz konusu olduğunda yalnız bir hayvanı değil, kentin kendini tanıttığı canlı bir simgeyi anlatır. Kar beyazı tüyler, biri mavi biri kehribar renkli gözler ve suyla oynamaktan çekinmeyen bir karakter. Bu yazı Van kedisini bir kartpostal görüntüsünden çıkarıp yakından tanıtmayı amaçlıyor: ırkı ayırt eden özellikler, göz renklerinin nasıl ortaya çıktığı, ırkın resmi tescili ve Van Yüzüncü Yıl Üniversitesi'nde yıllardır süren koruma çalışmaları.
Gölün kıyısında doğan bir ırk
Van kedisinin yurdu Van Gölü havzasıdır. Irkın resmi tanımında yayılma alanı olarak bu havza gösterilir ve kedinin buradan Türkiye'nin dört bir yanına, oradan da dünyanın farklı ülkelerine yayıldığı belirtilir. Van İl Kültür ve Turizm Müdürlüğü'nün tanıtımına göre yöre halkı Van kedisini yalnız fare ve böcek avlayan bir ev hayvanı ya da süs kedisi olarak görmez; onu bir dost, ailenin bir bireyi sayar. Eskiden bu kedilerin yazı dağlarda, kışı evde geçirdiği anlatılır. Bugün ise yaz aylarını Erek Dağı'nın yamaçlarında avlanarak geçirip kışın evine dönen bir Van kedisine çok az rastlanır.
Üniversitenin Van Kedisi Araştırma Merkezi, kedinin yöre halkının gözündeki tarifini şöyle özetler: yere değecek kadar uzun ve ipeksi beyaz tüyler, uzun bir gövde, kaplanı andıran bir yürüyüş, tilki kuyruğuna benzeyen uzun ve kabarık bir kuyruk, farklı renkte gözler. Merkez bu görünüşün yanında temizliği, cana yakınlığı, oyuna düşkünlüğü ve sahibine bağlılığını ırkı değerli kılan başlıca özellikler olarak sayar. Aynı kaynak, kedinin 1950'li yıllardan sonra Avrupalılar tarafından dünyaya tanıtılmaya çalışıldığını ama bu tanıtımın kedinin özelliklerini tam yansıtmadığını da not eder.
Üç göz rengi, bir mühür
Van kedisini görenin aklında ilk kalan şey gözleridir. Resmi tanıma göre göz rengi bakımından üç çeşit vardır: iki gözü de mavi olanlar, iki gözü de kehribar olanlar ve bir gözü mavi diğeri kehribar olanlar. Bu son gruba yörede tek-göz denir; bilimsel adı diskromatopsidir. Araştırma merkezinin açıklamasına göre mavi göz her zaman turkuaz tonundadır, kehribar göz ise kehribardan açık kehribara, sarıdan çağla yeşiline uzanan geniş bir ton yelpazesi gösterir. Çok seyrek olarak kehribar yerine kahverengi göze de rastlanır.
Yavruların gözleri doğduklarında grimsi renktedir. Merkezin gözlemlerine göre göz renkleri doğumdan yaklaşık 25 gün sonra farklılaşmaya başlar ve 40. gün dolaylarında netleşir. Yavruların çoğunun iki kulağı arasında bir ya da iki küçük siyah nokta bulunur. Merkez, iki nokta taşıyan yavruların çoğunun tek-göz olduğunu, bu yüzden noktaların adeta tek-göz kedilerin mührü sayıldığını aktarır. Siyah noktalar doğumdan sonraki bir iki ay içinde kaybolur, bazen yalnızca birkaç düzine siyah kıl olarak kalır. Irkın resmi tanımında da erginlerde beyaz tüylerin altında gizlenen bu siyah benekten söz edilir.
Van Veteriner Dergisi'nde 2026'da yayımlanan bir çalışma bu benek üzerinde durdu. Araştırmacılar merkezdeki koruma popülasyonundan 25 erkek ve 41 dişi kedinin genetik yapısını dört mikrosatellit belirteçle inceledi. Seçilen belirteçlerin göz rengi üzerinde anlamlı bir etkisi bulunmadı, ama baştaki benek ile belirteçlerden biri arasında güçlü bir ilişki saptandı. Yani göz renginin genetik şifresi hala tam çözülmüş değil; ırkın küçük ayrıntıları bile laboratuvarda araştırma konusu.
Sık sorulan bir konu sağırlıktır. Beyaz kedilerde sağırlığın yaygın olduğu düşüncesi bilinir. Araştırma merkezi bu kanaatin Van kedisi için abartılı olduğunu belirtir ve sağırlık oranını yüzde birkaç düzeyinde verir; ırkın resmi tanımında da oran yüzde iki ile beş arasında bildirilir.
Yüzen kedi
Kedilerin sudan kaçtığı bilinir. Van kedisinin ünü tam da bu noktada ayrışır. Araştırma merkezi Van kedisini kendi isteğiyle yüzmeyi ve suyla oynamayı seven kedi olarak tanıtır; ırkın resmi tanımında da özel yetenek başlığı altında suda yüzmek, suyla oynamak ve insanları sevmek yazılıdır. Manas Tarım, Veteriner ve Yaşam Bilimleri Dergisi'nde 2025'te yayımlanan bir derleme de Van kedisini diğer ırklardan ayıran özelliğin suya olan bu yakınlığı olduğunu vurgular.
Merkezin gözlemleri kedinin gündelik davranışına dair başka ayrıntılar da verir. Van kedisi yemeğinin ya da sütünün sıcak olup olmadığını ön patisiyle yoklar, uygun sıcaklıktaysa yer. Kavun, karpuz ve bazı meyveleri yediği görülmüştür. Kalın kürküne rağmen soğuktan etkilenir. İnsanlarla birlikte bir aile ortamında yaşamayı sever; insanla teması kesilirse yabanileşmeye başlar. Sahibine yakındır, yabancıyı görünce çekinir, sahibinin başka bir kediyi ya da küçük bir çocuğu sevmesini kıskanabilir. Eğitime iyi yanıt verdiği, yavruların iki üç aylıkken adlarına tepki göstermeye başladığı da merkezin notları arasındadır; merkez bunun adın kendisinden çok tanıdık bir ses tonunu algılamaya bağlı olabileceğini ekler.
Ankara kedisiyle karıştırmamak
Beyaz tüylü, farklı gözlü iki Türk kedisi, Van ve Ankara kedileri, sık sık birbirine karıştırılır. Manas dergisindeki derleme bu karışıklığı gidermek için iki ırkın farklarını sıralar. Van kedisinin yüzü yuvarlak, Ankara kedisininki daha sivridir. Van kedisinin gözleri badem biçimli, Ankara kedisininki yuvarlaktır. Van kedisinin başında ve kuyruğunda sarımsı lekeler görülebilir. Derleme ayrıca Van kedisinin tüylerinin genellikle Ankara kedisininkinden daha kısa olduğunu belirtir.
Irkın resmi tanımı da benzer bir tablo çizer. Baş kısa ve yanaklar çıkıntılıdır, göz ile burun arası dardır ve bu yapı başa üçgenimsi bir görünüm verir. Gözler iri ve badem biçimlidir, dış köşeleri hafifçe yukarı yönelir. Kulaklar uzun ve diktir, burun ve pençe tabanları pembedir. Vücut rengi bakımından iki çeşit tanımlanır: tamamen beyaz olanlar ve başında, sırtında, kulaklarında ya da kuyruğunda kızıl sarı benekler taşıyanlar. Yavrularda ve gençlerde tüyler kısadır; erginlerde tüy kışa doğru uzar, yazın kısalır.
Milli ırk olarak tescil
Van kedisinin özellikleri devlet kaydına da geçmiştir. Araştırma merkezinin yayımladığı bilgiye göre ırk, 22 Nisan 2006 tarihli Resmi Gazete'de yayımlanan 2006/16 sayılı tebliğle bütün özellikleri kayıt altına alınarak milli ırk olarak tescil edildi. Tescil belgesi ırkın adını, uluslararası adını, yayılma alanını, baş ve vücut ölçülerini, üreme ve büyüme özelliklerini tek tek sıralar. Yetiştirme amacı olarak da özel merak, süs ve ırkın saflığını korumak yazılıdır.
Bu tescilin önemi, ırkın sınırlarını belirlemesinden gelir. Araştırma merkezinin uyarısıyla, eskiden Van yöresinde hemen her evde bulunan Van kedisinin sayısı giderek azalmakta ve kedi hızla melezleşmektedir. Neyin Van kedisi olduğunu ölçülerle tarif eden bir belge, koruma ve üretim çalışmalarının da dayanağı olur.
Üniversitede bir koruma evi
Van kedisini korumanın en somut adresi Van Yüzüncü Yıl Üniversitesi'nin Van Kedisi Araştırma Merkezi'dir. Merkez Tuşba ilçesindeki Zeve Kampüsü'nde bulunur ve yörede Van Kedisi Evi olarak bilinir. Merkezin işi yalnız kedileri barındırmak değildir. Saf Van kedilerinin korunması, yavruların bakımı ve sahiplendirilmesi, ırkın tanıtımı ve bilimsel çalışmalar burada yürür. Mikrosatellit çalışması da bu popülasyon üzerinde ve üniversitenin araştırma projeleri desteğiyle yapıldı. Merkez, kedileri fuarlara ve tanıtım etkinliklerine götürerek ırkın tanınmasına da katkı verir; kendi sayfasında bu etkinliklerin bir kısmını sıralar.
Merkez bir dönem il dışına kedi sahiplendirme de duyurmuştu. Sahiplendirme koşulları ve dönemleri değişebildiği için bir Van kedisini eve almayı düşünenlerin güncel bilgiyi merkezin resmi sayfasından ya da iletişim hattından öğrenmesi en doğrusudur. Aynı öneri ziyaret için de geçerlidir. Merkez ziyaretçi kabul eder, ama saatleri ve kuralları zaman içinde değişebileceği için yola çıkmadan önce kontrol edin.
Van kedisini görmeye gidenler için birkaç öneri
Kedileri sakin bir ortamda görmek, onları rahatsız etmeden izlemek ziyaretin en keyifli yanıdır. Merkezin anlattığına göre Van kedisi yabancıya karşı ürkektir ve yeni bir ortama alışması haftalar alabilir. Bu yüzden bölmelerin önünde sesinizi alçak tutun, flaşsız fotoğraf çekin ve görevlilerin izin vermediği yerde kedilere elinizi uzatmayın. Göz renklerini en iyi gün ışığında ayırt edersiniz; tek-göz bir kedinin iki gözünün farkı yakından bakınca daha da belirginleşir. Yavruların başındaki siyah noktaları aramak da küçük ama keyifli bir uğraştır.
Van'a kedi için gidenler kentin geri kalanını da hesaba katmalı. Van Kedisi Evi, kent merkezinden kampüs minibüsleri ve halk otobüsleriyle ulaşılabilen bir yerleşkededir. Aynı gün Van Kalesi'nin kayalığına çıkmak ya da Erçek Gölü'nün kıyısında kuşları izlemek mümkündür. Böylece Van kedisinin hikayesi, onu yetiştiren gölün ve kentin hikayesiyle birlikte okunur.
Kaynaklar
- Van Yüzüncü Yıl Üniversitesi Van Kedisi Araştırma Merkezi, Van Kedisi Hakkında, http://vankedisi.yyu.edu.tr/van-kedisi-hakkinda.html
- Van Yüzüncü Yıl Üniversitesi Van Kedisi Araştırma Merkezi, Tescil Van Kedisi, http://vankedisi.yyu.edu.tr/tescil_van_kedisi.html
- Van İl Kültür ve Turizm Müdürlüğü, Van Kedisi Evi, https://van.ktb.gov.tr/TR-437611/van-kedisi-evi.html
- Kültür Portalı, Van Kedisi Evi, https://www.kulturportali.gov.tr/turkiye/van/gezilecekyer/van-kedisi-evi
- Karadağ, S., Türkiye'nin Yerel Irklarından Ankara ve Van Kedilerinin Irk Özellikleri, Manas Journal of Agriculture Veterinary and Life Sciences, 2025, https://dergipark.org.tr/tr/pub/mjavl/article/1612227
- Koyun, H. ve diğerleri, Van Kedilerinde Mikrosatellit Polimorfizmlerinin Bazı Fenotip Karakteristiklerinde Saptanması, Van Veterinary Journal, 2026, https://dergipark.org.tr/tr/pub/vanvetj/article/1791025
Yorumlar
İlk yorumu sen yaz
