Ana içeriğe atla
Radar Türkiye
Etkinlikleri uygulamada keşfet
Aç
Radar Türkiye

Taşköprü Sarımsağı, Coğrafi İşaretli Bir Ürünün Hikayesi

Kastamonu'dan Sinop yönüne giden yol, Taşköprü'ye yaklaşırken geniş bir ırmak ovasına iner.

Radar TürkiyeRadar Türkiye4 Kasım 2026
Henüz puan yok

Beğenmek ve puan vermek için giriş yap

Taşköprü Sarımsağı, Coğrafi İşaretli Bir Ürünün Hikayesi

Kastamonu'dan Sinop yönüne giden yol, Taşköprü'ye yaklaşırken geniş bir ırmak ovasına iner. Yaz başında bu ovanın tarlalarında dizi dizi yeşil yapraklar görülür, temmuz geldiğinde ise toprağın üstüne serilmiş beyaz başlar. Burası Türkiye'nin en tanınmış sarımsağının yetiştiği yerdir. Taşköprü sarımsağı hem Türkiye'de hem Avrupa Birliği'nde coğrafi işaretle korunan bir üründür ve bu koruma, ürünün nasıl yetiştirildiğini, neye benzediğini ve kimin denetlediğini tek tek yazan resmi bir belgeye dayanır. Bu yazı o belgeyi ve ilgili resmi kaynakları okuyarak sarımsağın hikayesini anlatıyor. Önce ovaya, sonra tescil sürecine, ardından başın kendisine ve üretim takvimine bakıyoruz. Sonda da Taşköprü'ye gelen birinin bu ürünü nerede ve ne zaman görebileceğine dair notlar var.

Gökırmak vadisinde bir ova

Kastamonu İl Kültür ve Turizm Müdürlüğü'nün Taşköprü tanıtımına göre ilçe merkezi denizden yaklaşık 550 metre yüksekliktedir. İlçenin üzerine kurulduğu vadinin kuzeyinde Küre Dağları, güneyinde Ilgaz Dağları yükselir; bu yüzden ilçenin kuzeyi ve güneyi ormanlık arazilerle çevrilidir. Vadinin ortasından Gökırmak akar. Müdürlük, ırmağın Daday, Kastamonu, Karasu, Küre ve Kavakpazarı gibi pek çok çayla birleştikten sonra Boyabat yönüne devam ettiğini yazar.

Irmağın iki yanındaki geniş araziye bentler ve kanallarla su verilir. Aynı kaynak bu arazide kendir, şeker pancarı, tahıl ve bakliyatla birlikte sarımsak yetiştirildiğini kaydeder. İklim de bu tarımın bir parçasıdır. Müdürlüğe göre ilçede yazlar sıcak ve kurak, kışlar soğuk ve yağışlı geçer. Vadi tabanında söğüt ve kavak, yamaçlarda bozkır bitkileri, çevredeki dağlarda ise çam, köknar, kayın ve meşe ormanları görülür. Sarımsak, bu iki dağ arasındaki korunaklı vadinin toprağında ve suyunda yetişen bir üründür.

Ürünün ne kadar büyük bir iş olduğunu rakamlar gösterir. Kastamonu İl Tarım ve Orman Müdürlüğü'nün 2021'deki açıklamasına göre 2020 yılında Türkiye'de 116.840 ton sarımsak üretilmiş, bunun 23.013 tonu Kastamonu'da, 20.700 tonu ise yalnız Taşköprü'de yetiştirilmiştir. Müdürlük, Kastamonu'nun o yıl sarımsak üretiminde ülkede ilk sırada olduğunu da belirtir. Türk Patent ve Marka Kurumu'ndaki tescil belgesi ise yörede yıllara göre değişmekle birlikte 3500 ile 4000 arasında ailenin yılda 20.000 ile 25.000 ton sarımsak ürettiğini yazar.

Bir tescilin hikayesi

Taşköprü sarımsağının Türkiye'deki tescili için başvuru 28 Mayıs 2009'da Taşköprü Belediyesi tarafından yapıldı. Türk Patent ve Marka Kurumu'nun coğrafi işaret kaydında ürün, 135 numaralı menşe adı olarak görünür; dosya numarası C2009/010'dur. Tescil belgesine göre bu coğrafi işaret 3 Aralık 2009 tarihli Resmi Gazete'de ilan edilmiş ve başvuru tarihinden geçerli olmak üzere tescil edilmiştir. Belgede 16 Temmuz 2021 tarihli bir değişiklik ilanı da yer alır.

Belgenin en önemli satırlarından biri coğrafi sınırdır: Kastamonu ili Taşköprü ilçesi. Yani bu adı taşıyan sarımsak, belgede tarif edilen bu sınırın içinde yetiştirilmiş olmalıdır. Kullanım biçimi de tanımlanmıştır. Taşköprü Sarımsağı ibaresi, logo ve menşe adı amblemi ürünün kendisi ya da ambalajı üzerinde yer alır; bu mümkün değilse işletmede kolayca görülecek biçimde bulundurulur.

Denetim de belgeye yazılmıştır. Taşköprü Belediyesi'nin koordinatörlüğünde, belediye, Taşköprü Ticaret ve Sanayi Odası, ilçe tarım ve orman müdürlüğü, Taşköprü Ziraat Odası ve sarımsak üreticileri birliğinden uzman mühendis ve üreticilerden oluşan en az üç kişilik bir denetim mercii kurulur. Bu kurul yılda iki kez düzenli denetim yapar, gerektiğinde ve bir başvuru geldiğinde ise her zaman denetleyebilir. Coğrafi işaretin bir kalite güvencesi olarak anlam kazanması bu kuraldan gelir.

Avrupa'ya uzanan yol

Türkiye'deki tescilden sonra ürün Avrupa Birliği'ne de taşındı. Kastamonu İl Tarım ve Orman Müdürlüğü'nün aktardığına göre Avrupa Birliği coğrafi işaretli ürünler başvuru süreci 9 Ocak 2017'de başladı ve 16 Nisan 2021'de tescille sonuçlandı. Müdürlük, o güne kadar Türkiye'nin bu listede beş ürünü bulunduğunu yazar: Antep baklavası, Aydın inciri, Aydın kestanesi, Malatya kayısısı ve Milas zeytinyağı. Taşköprü sarımsağı ve Bayramiç beyazının aynı gün yayımlanan bültenle tescil edilmesiyle bu sayı yediye çıktı.

Müdürlük, sarımsağı diğerlerinden ayıran özellikler olarak biyolojik ve morfolojik yapıyı, kimyasal bileşimi, selenyum ve diğer element değerlerini, üretim ve saklama yöntemlerini sayar. Kastamonu'nun coğrafi işaretlerini inceleyen 2024 tarihli bir akademik çalışma da Türk Patent ve Avrupa Komisyonu kayıtlarına dayanarak ilde 21 coğrafi işaretli gastronomi ürünü bulunduğunu ve bunlardan yalnız Taşköprü sarımsağının Avrupa Birliği tescil belgesine sahip olduğunu tespit etmiştir.

Bir başı tanımak

Tescil belgesi Taşköprü sarımsağını ayrıntılı biçimde tarif eder ve bu tarif pazarda bir başı elinize aldığınızda neye bakacağınızı da söyler. Baş kabuğunun rengi beyaz, diş kabuğunun rengi pembe, dişin etinin rengi krem ile sarı arasıdır. Dişler başın içinde sıkı durur ve kabuğu baştan ayırmak zordur. Ortalama diş sayısı 10 ile 17, koruyucu kabuk sayısı 5 ile 10 arasındadır.

Başın iriliği yetiştirme koşullarına bağlıdır. Belgeye göre ortalama baş ağırlığı 15 ile 65 gram, baş çapı 25 ile 70 milimetre, tek bir dişin ağırlığı ise 2 ile 3 gram arasındadır. Başın enine kesiti oval, boyuna kesiti geniş eliptiktir. Dişler başın içinde düzgün sıralar halinde değil, dağınık biçimde dizilir. Kokusu keskindir ve belge onu diğer sarımsaklara göre daha acı olarak tanımlar.

Belgedeki ölçümler ürünün kimyasına da girer. Kuru madde oranı yüzde 35 ile 46 arasındadır; bu yüksek oran sarımsağın uzun süre saklanabilmesini sağlar. Sıradan depo koşullarında 8 ile 10 ay korunabildiği ve taşımaya dayanıklı olduğu yazılıdır. Selenyum değeri Taşköprü sarımsağında kilogramda 3,535 ile 9,330 miligram arasında ölçülmüş, belgedeki karşılaştırmada diğer sarımsaklar için 2,763 ile 3,953 miligram arasında verilmiştir.

Bitkinin takvimi de kendine özgüdür. Belge Taşköprü sarımsağını geç olgunlaşan bir sarımsak olarak tanımlar; yetiştirme dönemi uzundur ve baştaki dişlerin dinlenme süresi de uzundur. Hasat olgunluğuna geldiğinde bitki boyun kısmından yatmaya eğilimlidir. Yapraklar mevsim ilerledikçe sararır, başın çevresindeki yapraklar kuruyup kabuğa dönüşür ve sonunda başla bağlantıları kesilir.

Tarladan askıya

Üretim yöntemi de tescil belgesinde adım adım yazılıdır. Sarımsak dikilecek tarla sonbaharda bir ya da iki kez derin, bir kez de yüzeysel olarak işlenir ve bu dönemde fosforlu ve potasyumlu gübre verilir. Tohumluk başları üretici sonbaharda kendi ürünü arasından seçer ve dikime kadar depolarda ve askılarda saklar. Dikimden önce başlar elle ya da makineyle dişlere ayrılır; ortadaki küçük dişler ayrılır, başı çevreleyen iri dişler dikimde kullanılır. Belgeye göre dekara 100 ile 150 kilogram baş harcanır.

Dikim şubat sonu ile mart ayında yapılır. Dişler tarlaya elle serpilir ve yaklaşık 10 ile 12 santimetre aralıkla elle toprağa gömülür. Burada küçük ama önemli bir ayrıntı vardır: dişin kök verecek taban kısmı aşağıda, sürgün verecek ucu yukarıda kalmalıdır. Yetiştirme sırasında çapalama, sulama ve yaprak kırma gibi bakım işleri yapılır, azotlu gübre iki ya da üç kez bölünerek verilir.

Hasat temmuz ayında, yörede geliştirilmiş bir sarımsak söküm makinesiyle yapılır. Sökülen sarımsaklar toprağın üstüne serilerek 8 ile 12 gün kurutulur, sonra çiftliğe taşınıp ayıklanır ve sınıflandırılır. Belge yörede dekar başına verimin 700 ile 1200 kilogram arasında değiştiğini yazar. Ürünün yarıya yakını hemen satılır. Geri kalanı nemden uzak kilerlerde, askılarda ve depolarda yaklaşık 8 ile 10 derecede saklanır ve sezon boyunca satışa çıkar. Belgeye göre depodaki sarımsak nisan sonu ile mayıs başına kadar dayanıklılığını korur.

Sofrada Taşköprü sarımsağı

Sarımsağın Kastamonu mutfağındaki yeri, ilin öteki coğrafi işaretli ürünlerinde de görülür. Kastamonu pastırmasının tescil belgesine göre pastırmayı kaplayan çemenin yüzde 8'i Taşköprü sarımsağıdır. Belge, bu sarımsağa aromasını veren kükürtlü uçucu yağların fazla olmasını pastırmada tercih edilme nedeni olarak gösterir. Yani bir dilim Kastamonu pastırmasının kokusunda Taşköprü ovasının payı vardır.

Kastamonu İl Kültür ve Turizm Müdürlüğü'nün mutfak sayfası başka örnekler de verir. Patates paçası, haşlanıp püre haline getirilen patatesin nişasta, yoğurt ve sarımsakla karıştırılmasıyla yapılır ve müdürlük onu Taşköprü sarımsağının öne çıktığı bir yemek olarak tanıtır. Kastamonu simit tiridinde de dilimlenmiş simidin üzerine sarımsaklı yoğurt dökülür. Müdürlük, Taşköprü sarımsağının temmuzun ilk haftasından sonra tüketime hazır hale geldiğini de not eder.

Taşköprü'de sarımsağın izini sürmek

Sarımsağı yerinde görmek isteyen için en iyi zaman temmuzdur. Bu ayda hasat yapılır ve sökülen başlar tarlada kurumaya bırakılır. Kastamonu'dan Taşköprü'ye giderken yol kenarındaki tarlalara bakmak, belgede anlatılan işin bir kısmını kendi gözünüzle görmenizi sağlar. Ancak tarlalar özel mülktür; fotoğrafı yoldan çekin, tarlaya girmeyin.

Taşköprü'ye gelmişken ilçenin öteki iki simgesini de görebilirsiniz. İlçeye adını veren tarihi taş köprü, Kastamonu İl Kültür ve Turizm Müdürlüğü'nün anlattığına göre ilçe girişinde Gökırmak üzerindedir. Paflagonya'nın merkezi olan antik Pompeiopolis kenti de ilçe merkezinin hemen kuzeyindeki Zımbıllı Tepe'dedir; müdürlüğe göre buradaki kazılardan çıkan eserlerin bir kısmı Kastamonu Müzesi'nde sergilenir. Köprü, kent ve ova aynı vadinin parçasıdır.

Sarımsağı satın alırken bir iki şeye dikkat edin. Coğrafi işaretli ürünün ambalajında ya da satıldığı yerde Taşköprü Sarımsağı ibaresi ve menşe adı amblemi bulunmalıdır. Pembe kabuklu, sıkı dişli, kabuğu zor ayrılan bir baş, belgede tarif edilen ürüne benzer. Evde serin, kuru ve havadar bir yerde saklarsanız, belgedeki depolama koşullarına yakın bir ortam kurmuş olursunuz. Bir sonraki Kastamonu yemeğinde, içindeki keskin kokunun hangi ovadan geldiğini artık biliyor olacaksınız.

Kaynaklar

Yorumlar

0/1000

İlk yorumu sen yaz