Suyun İçindeki Orman, İğneada Longozu
Kırklareli'nin kuzeydoğu ucunda, Bulgaristan sınırına birkaç adım mesafede, kışın tabanı suyla kaplanan bir orman var.
Beğenmek ve puan vermek için giriş yap

Kırklareli'nin kuzeydoğu ucunda, Bulgaristan sınırına birkaç adım mesafede, kışın tabanı suyla kaplanan bir orman var. Yerel dilde longoz, bilim dilinde subasar orman denen bu ekosistem İğneada'nın iki yanına yayılır ve 2007'den beri milli park olarak korunur. Kırklareli Valiliği bu tip ormanların dünyada çok azaldığını vurgular. Bu yazı longozun nasıl oluştuğunu, hangi ağaçlardan kurulduğunu, göllerin ve kumulların bu düzendeki yerini, burada yaşayan kuşları ve canlıları, koruma tarihini ve alanı nasıl gezebileceğinizi anlatıyor.
Longoz ne demek
Kırklareli Valiliği longozu, yağışın yüksek olduğu kış ve ilkbahar aylarında tabanı sularla kaplanan ormanlık alan olarak tanımlar. Valiliğin doğa turizmi sayfası bu ormanları kökü toprakta, gövdesi suyun içinde, dalları göğe uzanan ağaçlar olarak betimler. Kısacası bir göl ile ormanın aynı yerde, mevsime göre sırayla yaşadığı bir ortamdır. Kırklareli İstatistik Yıllığı'nın turizm bölümüne göre bu subasar ormanlar kış ve ilkbaharda tamamen sularla kaplanır, yaz ve sonbaharda suyu kısmen çekilir ama taban suyu yüksek kalır. Toprak organik maddece zengin ve asidiktir. Ağaçlara sarılan tırmanıcı bitkiler ormana tropikal ormanları andıran bir görünüm verir.
Ormanı kuran su
Bu ormanın kaynağı Istranca, yani Yıldız Dağları'dır. Yıllık aynı bölümde longozun, dağlardan Karadeniz'e akan derelerin taşıdığı alüvyonların birikmesi ve alanın mevsimsel olarak sular altında kalmasıyla oluştuğu yazar. Valiliğin doğa turizmi sayfası longoza su taşıyan dereleri tek tek sayar: Böğürtlen, Paspala, Şahin, Efendi, Çavuşköprü, Madra, Bulanık ve Yavuz dereleri ile yer altından gelen sular. Istranca Dağları'nın Türkiye tarafı yıllığa göre 197 bin hektarlık bir alanı kaplar ve en yüksek noktası 1031 metrelik Mahya Dağı'dır. Dağların Karadeniz'e bakan yamaçlarındaki geniş yapraklı ormanlar kıyıdan başlayıp bin metreye kadar yükselir. Longoz bu nemli orman kuşağının denize değdiği en alçak ve en ıslak parçasıdır. Yıllık, Istranca Dağları'nın uluslararası ölçekte Avrupa doğal mirasının korunması açısından Orta ve Doğu Avrupa'daki en önemli beş alandan biri sayıldığını da aktarır. Aynı kaynağa göre Kastros Koyu'nun batısında Trakya'nın tek karaçam ormanı bulunur ve tabiatı koruma alanı ilan edilen Saka Gölü longozu dişbudak, saplı meşe ve kızılağacın dışında zengin bir floraya sahiptir.
Dişbudak, meşe ve kızılağaç
Longozun ağaç örtüsü suyun derinliğine göre değişir. İstatistik yıllığı ve Trakya Üniversitesi'nden Mustafa Kaya'nın kuş çalışması, Avrupa'nın güneydoğusuna özgü dişbudak, meşe ve kızılağaç orman tipini aynı sözlerle tanımlar. En sulak bölümlerde kızılağaç ve dişbudak, görece kuru kesimlerde ise saplı meşe başta olmak üzere meşe türleri baskındır. Valiliğin sayfası bunlara gürgen ve kayını, çevredeki kuşakta ise karaçam, akçaağaç ve ıhlamuru ekler. Aynı yıllığa göre bu orman toplulukları Karadeniz'in güneybatı kıyılarında görülen çok nadir habitatlardır. Valilik, longoz ormanlarında 671 bitki türü ile kuş, böcek, sürüngen, balık ve memelilerden oluşan 637 hayvan türü bulunduğunu yazar. Yaz başında su yüzünde açan nilüferler de Valilik sayfasının özellikle andığı manzaralardandır.
Beş göl, iki tür su
Milli park alanında beş göl bulunur ve her birinin ekosistemde ayrı bir işi vardır. İngilizce Vikipedi alanlarını Erikli için 43, Mert için 266, Hamam için 19, Pedina için 10 ve Saka için 5 hektar olarak verir. İstatistik yıllığına göre Hamam ve Pedina orman içi göllerdir; Erikli, Mert ve Saka ise lagün gölleridir ve yılın belirli zamanlarında denizle birleşir. Erikli Gölü kurak yaz aylarında denizden ayrılır, Mert Gölü ise Çavuşdere'nin denize ulaştığı yerde oluşmuştur. Lagünlerin bu açılıp kapanan bağlantısı, üremek, beslenmek ya da korunmak için denizden tatlı suya ya da tatlı sudan denize geçen balıklar açısından büyük önem taşır. Valiliğin milli park sayfası alanın iki parçadan oluştuğunu da belirtir: güneyde Saka, Deniz, Hamam, Pedina ve Mert gölleri ile çevrelerindeki sazlıklar; kuzeyde Erikli Gölü ve onu saran longoz.
Kumullar, orman ile deniz arasında
Göller ve bataklıklar ile deniz arasında, yıllığa göre yaklaşık 10 kilometre uzunluğunda bir kumul şeridi uzanır. Türkçe Vikipedi bu kumulların yer yer 50-60 metre genişliğe ulaştığını ve İğneada yerleşmesinin şeridi ikiye böldüğünü yazar. Kumullarda Karadeniz'in güneybatısına özgü, uluslararası sözleşmelerle korunan bitkiler yaşar. Yıllığa göre sahil, ön kumul ve sabit kumul bitki örtüleri son derece iyi durumdadır. Kumul, tatlı su ekosistemini tuzlu denizden ayıran bir set işi görür; bu yüzden kıyıya araçla girmek ya da kumulu ezmek bütün düzeni etkiler.
Göç yolunun üzerinde
Mustafa Kaya'nın Ekim 2011 ile Eylül 2014 arasında İğneada longozunda ve çevresinde yaptığı arazi çalışması, 27 günlük gözlemde 52 familyaya ait 227 kuş türü saptadı. Bunların 75'i yerli, 78'i yaz göçmeni, 54'ü kış göçmeniydi ve 122 türün alanda ürediği belirlendi. Kaya alanın kuzeyden güneye ve güneyden kuzeye göç eden kuşların rotası üzerinde durduğunu, göller ile çevrelerindeki sazlık ve bataklıkların göçmen kuşlara barınma, beslenme ve üreme yeri olduğunu vurgular. Çalışma akkuyruklu kartal, gri ağaçkakan ve kara ağaçkakanı gösterge türler olarak seçer. Makaleye göre insan etkisinden uzak kıyı ormanı, akkuyruklu kartalın çalışmada tespit edilen tek üreme alanıdır. Kaya'ya göre Trakya Bölgesi'nde bugüne kadar 312 kuş türü kaydedilmişti; yani bu küçük kıyı şeridi bölgenin kuş türlerinin büyük bölümünü barındırır. Önceki araştırmalarda bölgede görülen dokuz tür ise bu çalışmada gözlenememiş; Kaya bunun nedeni olarak değişen iklim koşullarını, yaşam alanının bozulmasını ve tür sayılarındaki azalmayı olası görür. Memeliler arasında Vikipedi karaca, tilki, porsuk, yaban domuzu, yaban kedisi ve su samurunu, sürüngenler arasında Trakya tosbağasını sayar. Aynı madde tatlı sularda kefal, alabalık ve gümüş balığının yaşadığını, denizde kışın hamsi ve kalkan, yazın istavrit, mezgit ve dil balığı görüldüğünü belirtir.
Koruma statülerinin uzun yolu
Bugünkü milli park tek seferde kurulmadı. Kaya'nın makalesine göre alan Önemli Kuş Alanları listesindedir; büyük bölümü 1978'de 5399 hektarlık bir yaban hayatı koruma sahası ilan edilmiş, güneydeki 1345 hektarlık kesim 1988'de tabiatı koruma alanı olmuş, 1990 ve 1991'de bölgenin tamamı iki aşamada sit alanı ilan edilmiştir. Farklı statülerdeki bu parçalar 2007'de 3155 hektarlık milli parkta birleştirildi. Kırklareli Valiliği kararın 13 Kasım 2007'de Resmi Gazete'de yayımlandığını ve alanın ülkenin 39. milli parkı olduğunu belirtir. Kaya alanın kırılgan bir ekosistem olduğunu, yerleşimin ormana ve kıyıya yayılmasını, atıkları ve kumullara giren araçları başlıca baskılar arasında sayar. Çözüm önerileri arasında longoz ve içindeki sulak alanlarda avcılığın yasaklanması ya da denetim altında tutulması, orman içindeki tapulu arazilerdeki tarımın denetlenmesi ve Mert Gölü ile Bulanık Dere arasındaki kumullara araç girişinin engellenmesi yer alır. Türkçe Vikipedi, beldenin adının yöreyi Türk topraklarına katan İne Bey'den geldiğini ve zamanla İğneada'ya dönüştüğünü de aktarır. İstatistik yıllığına göre il sınırları içinde bu milli parkın yanında bir tabiatı koruma alanı, bir tabiat parkı, 16 doğal sit alanı, 28 anıt ağaç ve tescilli 25 mağara bulunur. Yıllık, İğneada'nın Erikli ve Mert göllerini çevreleyen longozları ayrı ayrı kesin korunacak hassas alan, nitelikli doğal koruma alanı ve kontrollü kullanım alanı olarak sınıflanmış doğal sitler arasında listeler.
Longozu gezmek
İğneada, Valiliğe göre Demirköy'e 27, Kırklareli merkeze 97 ve İstanbul'a 237 kilometre uzaklıktadır. Gezinin ilk durağı belde girişindeki Milli Park İdare ve Ziyaretçi Merkezi olmalı. İstatistik yıllığına göre burada sulak alanlar canlı kamera görüntüleriyle izlenebiliyor, yabani hayvan tahnitleri ve alan maketi inceleniyor, broşür alınabiliyor ve görevlilerden bilgi alınabiliyor. Alandaki patikalarda tercihen grup olarak yürüyüş, doğa gözlemi ve fotoğraf yapılabildiği de aynı kaynakta yazar. Longozu gerçekten suyun içinde görmek istiyorsanız kış sonu ve ilkbahar en uygun mevsimdir; yazın su çekildiği için ormanın içi daha kolay yürünür ve göl kıyıları kuş gözlemine açılır. Dürbün, su geçirmez ayakkabı ve sivrisineğe karşı uzun kollu giysi işinize yarar. Patikadan ayrılmayın, kumullara basmayın ve kuş yuvalarına yaklaşmayın. Ziyaret koşulları ve açık patikalar değişebileceği için gitmeden önce milli park idaresinden güncel bilgiyi kontrol edin.
Kaynaklar
- Kırklareli Valiliği, Longoz Ormanları, https://www.kirklareli.gov.tr/longoz-ormanlari
- Kırklareli Valiliği, Doğa Turizmi, https://www.kirklareli.gov.tr/doga-turizmi
- Kırklareli İl Planlama ve Koordinasyon Müdürlüğü, İstatistik Yıllığı, Turizm, https://www.kirklareli.gov.tr/kurumlar/kirklareli.gov.tr/planlama/istatistikler/333_turizm.pdf
- Mustafa Kaya, İğneada Longoz Ormanları (Kırklareli) ve Çevresinin Kuşları, Trakya University Journal of Natural Sciences, https://dergipark.org.tr/tr/pub/trkjnat/issue/25380/267861
- Vikipedi, İğneada Longoz Ormanları Milli Parkı, https://tr.wikipedia.org/wiki/%C4%B0%C4%9Fneada_Longoz_Ormanlar%C4%B1_Mill%C3%AE_Park%C4%B1
- Wikipedia, İğneada Floodplain Forests National Park, https://en.wikipedia.org/wiki/%C4%B0%C4%9Fneada_Floodplain_Forests_National_Park
Yorumlar
İlk yorumu sen yaz
