Serender ve Ahşap Yayla Evleri
Rize'nin köylerinde yürürken evlerin hemen yanında, dört direk üstünde havada duran küçük ahşap yapılar görürsünüz. Kimi oymalı kirişleriyle, kimi kararmış tahtalarıyla yüz yılı aşan bir zanaatı taşır.
Beğenmek ve puan vermek için giriş yap

Rize'nin köylerinde yürürken evlerin hemen yanında, dört direk üstünde havada duran küçük ahşap yapılar görürsünüz. Kimi oymalı kirişleriyle, kimi kararmış tahtalarıyla yüz yılı aşan bir zanaatı taşır. Bunlar serenderdir, yörede nayla da denir. Yaylalara çıktığınızda ise alt katı taş, üst katı kalın tahtadan yayla evleriyle karşılaşırsınız. Bu yazı, Rize'nin ahşap mimarisini resmi kaynakların ve Doğu Karadeniz Kültür Envanteri'nin izinden anlatıyor, bu yapıları bugün nerede görebileceğinizi ve nasıl gezebileceğinizi gösteriyor.
Ağaç ustalığının uzun geçmişi
Doğu Karadeniz Kültür Envanteri, ahşap işçiliğinin bu kıyılarda çok eski olduğunu antik yazarlardan örneklerle anlatır. Envantere göre Strabon, Rize'nin yüksek kesimlerinde yaşayan ve Heptakometler, yani yedi köy halkı diye anılan topluluğun ağaçların üzerinde ve ağaçtan yaptıkları kulelerde yaşadığını yazmıştı. Bu ahşap kulelere mosyn dendiği, halkın da bu yüzden Mosynikler diye anıldığı kaydedilir. Envanter, ağaç işçiliğinin Rize ve çevresinde bugün hala ustalıkla uygulandığını ve özellikle serenderlerde görülen işçiliğin çevre illerdeki benzer yapılardan üstün olduğunu vurgular. Ormanın bu kadar zengin olması ahşabı yörenin en doğal malzemesi yapmıştır. Envanterin saydığı ağaçlar arasında kızılağaç, kestane, ceviz, gürgen, ıhlamur, şimşir ve fındık vardır. Ev yapımında ise kayın, kestane, çam ve doğu ladini tercih edilir. Sahile yakın yerlerde kestane ve kayın, iç kesimlerde çam ve ladin öne çıkar, çünkü yükseldikçe ormanda iğne yapraklıların sayısı artar.
Serender nedir
Rize İl Kültür ve Turizm Müdürlüğü, naylayı Karadeniz yöresel mimarisinin tipik bir elemanı olarak tanımlar. Direkler üzerine kurulan, çatılı ve ahşap bu yapı, yiyecekleri zararlılardan korumak, kurutmak ve saklamak için kullanılır. Müdürlüğün saydığı yiyecekler arasında mısır, bakliyat, patates, yağ, peynir, kış armudu, Laz elması ve muşmula vardır. Doğu Karadeniz Kültür Envanteri'ne göre 1950'li yıllara kadar hemen her evin yanına bir serender yapılırdı. Envanter, serenderin evden ayrı bir yapı gibi görünse de aslında evin bir parçası olduğunu ve evle birlikte anlam kazandığını özellikle belirtir. GoTürkiye de bu ambarların yöredeki adlarını nayla, naliye ve serender olarak verir.
Bir serenderin yapısı
Serenderin bütün biçimi tek bir amaca hizmet eder, içindekini nemden ve kemirgenlerden korumak. Bu yüzden yapı yerden yükseltilmiş direkler üzerine kurulur. Envantere göre dört köşedeki direklerin döşemeyle birleştiği noktalara tekerlek biçiminde kesilmiş bloklar ya da sac parçaları konur. Bu düz ve geniş yüzeyler, direğe tırmanan farenin yukarı geçmesini engeller. Yan cepheler havalandırmayı kolaylaştırmak için ızgara gibi aralıklı yapılır. Serendere bir yanından, kolayca yerleştirilip geri çekilebilen bir merdivenle çıkılır. GoTürkiye bu ambarların en çok güneş ve rüzgar alacak yerlere kurulduğunu ekler. İçeride mısır kurutulur, kurumuş mısır saklanır ve evin ihtiyaç duyduğu öteki yiyecekler depolanır.
Envanterin el sanatları bölümü serenderdeki ustalık üzerine dikkat çekici bir bilgi verir. İşinin ehli ustalar naylayı hiç çivi kullanmadan, tamamen ahşap geçme usulüyle yaparlar, böylece yapı sökülüp başka bir yere taşınabilir. Envantere göre evlerdeki ahşap işçiliğine kıyasla serenderlerdeki işçilik çok daha gösterişlidir. Rize evlerinde süsleme pek görülmezken ahşap süslemelere en çok naylalarda ve bazı köy evlerinin cephelerinde rastlanır. Rize İl Kültür ve Turizm Müdürlüğü de naylaların cephelerinde genellikle ahşap süslemeler bulunduğunu yazar. Bir serenderin önünde durduğunuzda kiriş başlarına, saçak altına ve döşeme kuşağına bakın; oyma ve kesme bezemeler çoğunlukla buralarda toplanır.
Evin yanında, evin parçası
Serenderi anlamak için yanındaki eve de bakmak gerekir. Envantere göre evin yapılacağı yere yurt ya da yurtluk denir. Yer seçilirken arazinin sabah güneşini görmesine, yakınında su bulunmasına, ekili alanlara yakınlığına ve çığ tehlikesinden uzak olmasına dikkat edilir. Kesme taştan bir zemin kat ve üstünde taş ve ahşaptan iki kat, Rize'de en yaygın geleneksel ev tipidir. Alt katta ahır bulunur, evin asıl girişi yan cephededir. Kapı her zaman evin kalbi sayılan eviçine açılır. Yemek orada pişer, orada yenir, misafir orada karşılanır. Eski evlerde ocak eviçinde, pencere bulunmayan bir duvarı boydan boya kaplardı. Ocağın üstündeki tavan dumanın çıkması için ızgara biçiminde yapılırdı ve bu tavana çaçel denirdi.
Eviçinden, odaların kapılarının açıldığı hayat denen hole geçilir. Envanter hayatın asıl işlevinin ocaktaki sıcağı öteki odalara dağıtmak olduğunu yazar. Alttaki ahır da evin ısınmasına katkı yapar, ahırın tavanı ahşap olduğu için sıcaklık yukarı geçer. Bazı köy evlerinde ahırla zemin kat arasında hanbağı denen bir ara bölme bulunur. Çatının altında ise mutlaka ambar ya da kiler olarak kullanılan, dağni, darni ya da dereni denen bölümler yer alır. Kuzeyden ya da batıdan sert rüzgar alan evlerin o cephesine çardak ya da pahça denen yardımcı bir yapı eklenir. Rize İl Kültür ve Turizm Müdürlüğü'nün konaklar sayfası da yamaca uyacak biçimde bodrum üzeri iki kat yapılan konaklarda mutfaktan, yamaca bakan salona geçildiğini anlatır.
Duvarı ören teknikler
Envanter, Rize'deki ahşap yapım tekniklerini ayrıntılı biçimde sınıflandırır. Ahşap yığmada yatay tahtalar üst üste dizilir. Kütük yığmada kabaca işlenmiş tomruklar kullanılır ve köşeler yörede boğaz geçme denen biçimde birbirine kenetlenir. Bu birleşim çok kar yağan yerlerde tercih edilir, çünkü böyle yapılar kolay çökmez. Yontma ahşap yığmada balta ile yontulmuş kalın tahtalar taşıyıcı olur. Ahşap karkas sistemde ise dikmeler ve kirişlerle bir iskelet kurulur, aradaki boşluklar doldurulur. Boşluklara kare ya da dikdörtgen kesme taş yerleştirilirse buna göz dolma, üçgen boşluklara küçük taşlar doldurulursa muska dolma denir. Izgara biçiminde yerleştirilen direklerin arası harç ya da taşla kapatılırsa bu sisteme çakatura adı verilir. Envantere göre göz dolma tekniğinin en güzel örnekleri Fındıklı'nın Çağlayan Köyü'ndedir.
Yayla evleri
Yükseldikçe mimari sadeleşir. Envantere göre mezralarda ve yaylalarda yılın belli dönemlerinde kullanılan yapılar daha basit ve küçüktür, çoğunlukla altta ahır, üstte tek göz odadan oluşur. Hayvan barınaklarının yaylada daha özenli yapılması da anlamlıdır, çünkü yaylacılığın asıl amacı hayvancılıktan alınan verimi artırmaktır. Rize İl Kültür ve Turizm Müdürlüğü, ormana yakın yaylalardaki evlerin ahşap olduğunu, ahır olan alt katın taştan, mutfak, kiler, oturma ve yatma yeri olan üst katın kalın tahtadan yapıldığını yazar. Çatı, hartama, harduma ya da hartuma denilen yaklaşık bir buçuk iki santimetre kalınlığındaki çam tahtalarla örtülür. Rüzgar uçurmasın diye tahtaların üstüne taşlar yerleştirilir. Tek bölmeli evlerde kiler, mutfak ve yatak aynı odadadır, iki bölmeli evlerde mutfak ve kiler bir tarafta, oturma ve yatma yeri öbür tarafta kalır.
Müdürlüğe göre yayla hayatı haziran başından eylülün ilk haftasına kadar süren üç aylık bir dönemi kapsar. Doğu Karadeniz Kültür Envanteri de yaylacılığın hayvanları otlatmanın ve yağ, peynir, çökelek üretmenin zorunlu bir yolu olduğunu, buzdolabının köylere ulaşmadığı dönemlerde ürünleri yaz boyunca korumanın başka çaresinin bulunmadığını anlatır. Envantere göre yayla şenliklerinde kemençe ve tulum eşliğinde horon oynanır, atma türküler ve maniler söylenir. Bu şenlikler eskiden yayla göçünü ve yayla işlerini eğlenceli kılmak için yapılırdı.
Çaydan sonra serender
Serenderin hikayesi çayla birlikte değişti. Envantere göre mısırın kurutulduğu ve saklandığı bu ambarlar, çay tarımı yaygınlaşınca işlevini yitirmeye başladı. Envanterin el sanatları bölümü serender ve göz dolma ev yapımının tamamen durduğunu, taş işçiliği gerektiren işlerin azalmasıyla kesme taş ustalarına da artık rastlanmadığını yazar. Restore edilmeyen eski evlerin yerini geleneksel mimarinin ürünü olmayan betonarme yapılar alıyor. GoTürkiye ise bazı serenderlerin bugün konuk ağırlamak için küçük konaklama birimlerine dönüştürüldüğünü not eder. Yani bu yapılar bir yandan kayboluyor, bir yandan yeni bir işle yaşamaya devam ediyor.
Bugün nerede görülür
Rize'nin geleneksel ev düzenini en kolay Rize Müzesi'nde görürsünüz. Müze, Sarı Ev diye bilinen ve 19. yüzyılda bodrum üzeri iki kat olarak yapılan bir konaktadır. Bakanlığın müze sayfasına göre bodrum kat taştan yapılmış ve ahır ile depo olarak kullanılmıştır. Duvarları yığma taş ve ahşap arası dolgu tekniğiyle örülmüştür. Müzenin girişindeki taş merdivenin karşısındaki mutfak yeniden mutfak olarak düzenlenmiştir. Ortada klemuri denen büyük bir zincirin asıldığı ocak, bakır kaplar ve mankenlerle canlandırılmış bir mısır değirmeni burada görülür. Kent merkezindeki Rize Atatürk Evi Müzesi de bahçe içinde, taş bodrum üzerine üç kat olarak yapılmış bir sivil mimari örneğidir. Çayeli'deki Doğal Yaşam Müzesi ise GoTürkiye'ye göre tamamen ahşap işçiliğiyle inşa edilmiştir ve yörenin tarım aletlerini ve gündelik eşyalarını sergiler.
Kırsala çıkmak isterseniz il müdürlüğünün konaklar sayfası yönünüzü gösterir. Çamlıhemşin'deki kesme taş konaklar arasında geçmişi 18. ve 19. yüzyıla uzanan yapılar bulunur, Fındıklı'nın dolgu taş evleri ise özellikle Çağlayan ve Aslandere köylerindedir. Yayla evlerini görmek için Çamlıhemşin yaylaları iyi bir başlangıçtır. Çamlıhemşin Belediyesi, 2032 metre yükseklikteki Pokut Yaylası'nı doğa içindeki tahta evleri ve kendine has mimarisiyle tanıtır.
Gezerken dikkat edilecekler
Serenderlerin ve köy evlerinin çoğu bugün de bir ailenin evidir. Fotoğraf çekerken bahçeye ve avluya girmeden önce izin isteyin, merdivenlere çıkmayın. Ahşap ayrıntıları görmek için yapının gölgede kalmadığı öğle saatleri daha uygundur. Yayla yolları dar ve virajlıdır, yağmurdan sonra kayganlaşabilir. Yaylalara yaz aylarında gidin ve havanın hızla değişebileceğini hesaba katın. Müzelerin ziyaret günleri ve saatleri için muze.gov.tr adresindeki güncel bilgiyi kontrol edin.
Kaynaklar
- Rize İl Kültür ve Turizm Müdürlüğü, Naylalar, https://rize.ktb.gov.tr/TR-127859/naylalar.html
- Rize İl Kültür ve Turizm Müdürlüğü, Ahşap Evler, https://rize.ktb.gov.tr/TR-127857/ahsap-evler.html
- Rize İl Kültür ve Turizm Müdürlüğü, Konaklar, https://rize.ktb.gov.tr/TR-127863/konaklar.html
- Rize İl Kültür ve Turizm Müdürlüğü, Yaylalar, https://rize.ktb.gov.tr/TR-112782/yaylalar.html
- Doğu Karadeniz Kültür Envanteri, Rize Yöresel Mimari, https://www.karadeniz.gov.tr/yoresel-mimari-7/
- Doğu Karadeniz Kültür Envanteri, Rize El Sanatları, https://www.karadeniz.gov.tr/-el-sanatlari/
- Doğu Karadeniz Kültür Envanteri, Rize Halk Kültürü, https://www.karadeniz.gov.tr/rize-halk-kulturu/
- Doğu Karadeniz Kültür Envanteri, Rize Eğlence Unsurları, https://www.karadeniz.gov.tr/eglence-unsurlari-2/
- T.C. Kültür ve Turizm Bakanlığı Müzeler, Rize Müzesi, https://muze.gov.tr/muze-detay?SectionId=RZM01&DistId=MRK
- T.C. Kültür ve Turizm Bakanlığı Müzeler, Rize Atatürk Evi Müzesi, https://muze.gov.tr/muze-detay?SectionId=RAM01&DistId=MRK
- Çamlıhemşin Belediyesi, Yaylalarımız, https://camlihemsin.bel.tr/kent-rehberi-yaylalarimiz-1
- GoTürkiye, Rize Görülecek Yerler, https://goturkiye.com/rize/see
Yorumlar
İlk yorumu sen yaz
