Şebinkarahisar Kalesi ve Kale Altındaki Taş Şehir
Kelkit Havzası kıyısında bir kale şehir Şebinkarahisar, Giresun denince akla gelen deniz kıyısı manzarasının tam tersini sunar.
Beğenmek ve puan vermek için giriş yap

Kelkit Havzası kıyısında bir kale şehir
Şebinkarahisar, Giresun denince akla gelen deniz kıyısı manzarasının tam tersini sunar. Kaymakamlığın turizm rehberine göre ilçe Doğu Karadeniz Bölgesi'nde, Giresun dağlarının güneyinde ve Kelkit Havzası'nda yer alır; denizden yüksekliği 1300 metredir. TDV İslam Ansiklopedisi şehrin Giresun dağlarının iç yamaçlarında, eğimli bir yüzeyde ve 1300-1360 metre arasında bir yükseklikte kurulduğunu yazar. Karadeniz kıyısından yola çıkan ziyaretçi bu nedenle dağları aşıp başka bir coğrafyaya, iç kesimin ferah ve serin havasına varır. Kuzeyde Dereli, kuzeydoğuda Yağlıdere, doğuda Alucra, güneydoğuda Çamoluk, güneyde Akıncılar ve Gölova, batıda Suşehri ve Koyulhisar, kuzeybatıda Mesudiye ilçeleri Şebinkarahisar'ı çevreler. Giresun il merkezine uzaklık için resmi kaynaklar farklı rakamlar verir. Kültür Portalı karayoluyla 109, kaymakamlık ise 118 kilometre der; yani yolculuk yaklaşık 110-120 kilometredir. Sivas'a 198, Erzincan'a 124 kilometrelik mesafe ilçenin iç bölgelere açılan yollar üzerindeki konumunu gösterir. Şehrin kimliğini belirleyen yapı kaledir. TDV, şehre adını veren kalenin harabelerinin doğudaki bazalt bir kaya üzerinde durduğunu belirtir. Kale kente yukarıdan bakar ve şehrin neredeyse her yerinden görülür; bu yüzden gezinin en doğal başlangıç noktası da burasıdır.
Adların izinde Koloneia'dan Şebinkarahisar'a
Bu kalenin ve şehrin adı yüzyıllar içinde birçok kez değişmiştir ve adların sırası şehrin tarihini de özetler. TDV'ye göre burası IX ve X. yüzyıllarda Koloneia diye biliniyordu. XI. yüzyılda Mavrokastron denildi; XII. yüzyılda bu ad hem şehrin hem de kalenin diğer adı olarak geçer. Mavrokastron'un Türkçesi olan Karahisar adı, aynı kaynağa göre Türkler tarafından XIV. yüzyılda verilmiştir. Osmanlı döneminde şap madeni sayesinde bu Karahisar, öteki Karahisarlar'dan ayrılsın diye Şapkarahisar ya da Şarkikarahisar adlarıyla anılmıştır. Günümüzdeki Şebinkarahisar ismi ise XIX. yüzyılda ortaya çıkmıştır. XVII. yüzyılda bölge için Karahisar-ı Hasan-ı Dırazi adı da kullanılmıştır; bu ad buranın daha önce Akkoyunlular'a ait olmasından kaynaklanır. Bu adların her biri bir dönemin yönetimini ve ekonomisini yansıtır. Kalenin kuruluşuna dair TDV'nin aktardığı bilgi de temkinlidir. Yerleşmeyi yönlendirdiği anlaşılan kalenin Romalılar döneminde Pompeius tarafından yaptırıldığı belirtilir, ancak yerleşmenin bundan daha eskiye gittiği ifade edilir. Kültür Portalı da kalenin kitabesi olmadığını, ilk kuruluşunun Roma öncesine uzandığına dair bilgiler bulunduğunu yazar. Kısacası kesin bir kuruluş tarihi yoktur; kale, katman katman büyümüş bir yapı olarak okunmalıdır.
Hacı Kayası üzerinde dış kale ve iç kale
Kültür Portalı kalenin Hacı Kayası olarak bilinen, şehre hakim bir tepede yer aldığını anlatır. Arazinin topografik yapısına göre şekillenen kale dış ve iç kale olmak üzere iki bölümden oluşur. Şehirden basamaklı bir yolla ulaşılan giriş kapısı sivri kemer açıklıklıdır ve iki yanında yarım daire planlı birer kule vardır. Taş malzemeyle yapılan bu kapı Selçuklu Kapısı olarak da anılır. Kapının on beş ile yirmi metre kuzeydoğusunda, sonradan kapandığı anlaşılan ve Bizans dönemine ait olduğu belirtilen bir kapı daha bulunur. Dış kalenin kuzeybatısındaki oval planlı büyük burç kaynaklarda Kızlar Kalesi olarak geçer. Güney ve doğuya bakan kısımlardaki kuleler oldukça harap durumdadır. Fotoğraf çekmek isteyenler için kapıdaki yarım daire kuleler ve kayaya oyulmuş basamaklar en çarpıcı kadrajları sunar. Yukarı çıkarken basamakların arasında durup şehre dönmek, kalenin neden bu kayaya kurulduğunu anlamanın en kolay yoludur. Geniş görüş, kalenin gözetleme ve savunma işlevini bugün bile hissettirir.
Sekizgen kule ve sarnıçlar
İç kale, dış avludan on beş ile yirmi metre içeride, kayalık bir zemin üzerine kuruludur ve kulelerle desteklenen bir kapıyla girilir. Kuleye basık kemerli bir kapıyla girilir; kapı açıklığı 1,54 ile 1,90 metre arasındadır. Kırk iki basamaklı bir merdiven yukarıdaki mazgal siperlerine çıkar. Kule 27 metre yüksekliğindedir ve kapının açıldığı yüzey hariç her yüzünde yedi pencere bulunur. İç kale surları bu büyük kule dışında, yarım daire planlı dört küçük kuleyle takviye edilmiştir. Kulenin yaklaşık 2,70 metre güneyinde, 6,20 x 4,20 metre ölçülerinde ve 8 metre derinliğinde bir sarnıç vardır; alttan kayaya oyulmuş, üzeri moloz taş ve horasan harcıyla örülmüştür. Su, bir kale için hayatidir. Kültür Portalı kale içinde irili ufaklı çok sayıda kayaya oyma sarnıç bulunduğunu, bunların en önemlisinin Kırk Badal denilen su tüneli olduğunu yazar. Bu sarnıçlar, kuşatma günlerinde kalenin uzun süre ayakta kalabilmesini sağlayan düzenin parçasıydı.
Katman katman tarih
Kalenin tarihi, şehrin yönetimini elinde tutan devletlerin sırasını izler. TDV, kalenin Bizans İmparatoru I. Iustinianos zamanında yeniden yaptırıldığını ve kuzeydoğu sınırlarında önemli bir karakol haline getirildiğini yazar. Malazgirt Zaferi'nden kısa süre sonra şehre Türkler hakim olmuştur. Bölge Osmanlılar'a geçinceye kadar Türk beyliklerinin egemenliğindeydi; TDV Danişmendliler, Saltuklular ve Selçuklulara bağlı Mengücüklüler gibi yönetimleri sayar. Kültür Portalı surların büyük bölümünün Mengücekler zamanında yeniden yapıldığı bilgisini aktarır. Özellikle Mengücekli hükümdarlarından Fahrettin Behramşah'ın 1184 yılında kaleye önemli eklemeler yaptırdığı belirtilir. Kaynaklar yönetim sıralamasında ayrıntı olarak farklılaşır; bu nedenle kesin sıra yerine, kalenin Bizans, Selçuklu dünyası ve Osmanlı katmanlarını bir arada taşıdığını söylemek daha doğrudur. Kalenin bugünkü girişi ve surları Selçuklu ve Osmanlı dönemlerine aittir. Fatih Sultan Mehmed, Akkoyunlu Beyi Uzun Hasan'a karşı kazandığı Otlukbeli Savaşı ile 1473'te kaleyi aldı. TDV, kale kumandanının teslim olması nedeniyle şehir merkezinin hasar görmediğini ekler. Kale 20. yüzyılda ve depremlerle hasar görmüş, en son 2003'te onarım geçirmiştir. Bu bilgiler kale surlarına yaklaşırken taşların neden farklı dönemlerin izini taşıdığını anlamayı kolaylaştırır.
Şap madeni ve kasaba ekonomisi
Kalenin neden bu noktaya kurulduğunu anlamak için madenlere bakmak gerekir. TDV'ye göre kale yakınındaki şap madenini ve kuzeyde Giresun'a giden maden yolunu kontrol ediyordu. Bu yolun batı kesimindeki pembe renkli kayalarda bulunan şap madeni, kaynağa göre eskiçağdan beri ünlüydü ve Avrupa'ya ihraç ediliyordu. Şap, ilaç yapımında, altın ve gümüş parlatmada, boyacılıkta ve dericilikte kullanılan bir malzemeydi. TDV, XII. yüzyılda Avrupa tekstil endüstrisinin artan şap ihtiyacının büyük ölçüde Anadolu'dan, özellikle Şebinkarahisar'da çıkarılan şapla karşılandığını belirtir. Osmanlı yönetimine geçince maden hazineye devredildi ve madenci köyler bir grup oluşturdu; kaynaklarda bu köyler için kurayı şaphane adı geçer. Sancak, madenler dolayısıyla dar bir koridor halinde Ordu-Bulancak kesiminden denize ulaşıyor, böylece nakliyat için bir avantaj sağlanıyordu. XVI. yüzyıl tahrir kayıtlarına göre kale muhafızlarının sayısı 279'du ve bunların 191'i kale eriydi. Bu rakam kalenin bölgenin güvenliğini sağlayan bir merkez olduğunu gösterir. 1647'de Şebinkarahisar'dan geçen Evliya Çelebi kale içinde yetmiş ev bulunduğunu yazar; TDV bu ev sayılarının gerçeği yansıttığının şüpheli olduğunu not eder. Kültür Portalı ise Evliya Çelebi Seyahatnamesi'nde kale içinde çok sayıda sarnıç ve buğday ambarının anıldığını söyler.
Kale altında yürüyüş
Kaleden indikten sonra şehrin taş mimarisi başlı başına bir gezi konusudur. Kaymakamlığın turizm rehberi tarihi Şebinkarahisar evlerini 19. ve 20. yüzyılda yapılmış, geleneksel mimariyi yansıtan taş ve kargir yapılar olarak tanımlar. Abdi Bey Konağı 1866'da yapılmış ve Avutmuş Mahallesi'nde bulunur. Akşenler Konağı taş işçiliğiyle dikkat çeker ve 19. yüzyılın sonlarına tarihlenir. Taşhanlar, 1647'de Taban Mehmet Ağa tarafından yaptırılmış bir handır. Tarihi çeşmeler yürüyüşe ayrı bir tempo katar. Kurşunlu Çeşmesi 1648-1652 arasında Topal Mehmet Paşa tarafından Taş Mahallesi'nde, Eyvan Çeşmesi 1710-1712 arasında Saip Efendi tarafından yine Taş Mahallesi'nde yaptırılmıştır. Osman Paşa Çeşmesi 1831 tarihlidir ve Fatih Mahallesi'ndedir. Alay Çeşmesi 1875 tarihlidir ve Bülbül Mahallesi'ndedir. Müftü Efendi Çeşmesi ise 18. yüzyıldan kalmadır. İlçedeki camilerden Behramşah Camii 12. yüzyıl sonunda Mengücekoğulları'ndan Behramşah adına, oğlu Muzafferüddin Muhammed tarafından yaptırılmıştır. Fatih Camii'nin yapımına Otlukbeli Savaşı sonrasında, 1473'te başlanmış ve beş yıl içinde tamamlanmıştır. Bu iki yapı, kalenin çevresindeki tarihi dokunun mimari tarafını tamamlar. Yürüyüş boyunca sokakları dar ve eğimli bulacaksınız; düz tabanlı olmayan ayakkabı bu bölümde işinizi kolaylaştırır.
Pratik rehber
Kaleye şehir içinden basamaklı bir yolla çıkılır. Merdivenlerin eğimi, kayaya oyma basamaklar ve yamaç nedeniyle yukarı çıkarken dikkatli olmak gerekir; kaygan zeminde, yağmur ya da buzlanmada çıkmamak, çocuklarla ve yaşlılarla ilerlerken ayrıca temkinli olmak akıllıca olur. Yapının tamamı ya da bölümleri çalışma ve onarım nedeniyle zaman zaman erişime kapatılmış olabilir; ziyaretten önce Giresun İl Kültür ve Turizm Müdürlüğü ya da Şebinkarahisar Kaymakamlığı'ndan güncel durumu sormak yerinde olur. Giriş koşulları ve saatleri için resmi sitelere bakmak gerekir. Şehir 1300 metre rakımda olduğundan hava sahilden çok farklıdır; bu yüzden mevsime uygun bir kat daha giyinmek ve su almak iyi bir hazırlıktır. Taş basamaklarda tabanı kavrayan, kapalı ayakkabı tercih edin. Çağlayan Şelalesi, Kılıçkaya Baraj Göleti, Dikmetaş Göleti, Baltaşı ve Çatalgöl turistik yaşam alanları kaymakamlığın saydığı doğal güzellikler arasındadır; kale gezisini bunlardan biriyle birleştirebilirsiniz. Yöresel ürünler arasında Şebin cevizi, pestil-köme, dut, pekmez, kızılcık, fırın kurusu ve çiçek balı sayılır. Yöresel lezzetler arasında Toyga Çorbası yer alır. Giresun'dan karayoluyla gelecekseniz yaklaşık 110-120 kilometrelik yolu hesaba katın ve dönüş için zamanınızı erken planlayın.
Kaynaklar
- Şebinkarahisar Kalesi, Kültür Portalı, https://www.kulturportali.gov.tr/turkiye/giresun/gezilecekyer/sebinkarahisar-kalesi
- Şebinkarahisar maddesi, TDV İslam Ansiklopedisi, https://islamansiklopedisi.org.tr/sebinkarahisar
- Turizm Rehberi, Şebinkarahisar Kaymakamlığı, https://www.sebinkarahisar.gov.tr/turizm-rehberi
- Şebinkarahisar Kalesi, Vikipedi, https://tr.wikipedia.org/wiki/Şebinkarahisar_Kalesi
Yorumlar
İlk yorumu sen yaz
