Ana içeriğe atla
Radar Türkiye
Etkinlikleri uygulamada keşfet
Aç
Radar Türkiye

Ordu'da Yayla Hayatı

Ordu'da yaz, kıyıdan çok yukarıda yaşanır. Sahil kentinin hemen arkasında yükselen dağlar, bin metreyi aşan yüksekliklerde geniş çayırlara, ormanla çevrili düzlüklere ve dağınık obalara açılır.

Radar TürkiyeRadar Türkiye19 Ekim 2026
Henüz puan yok

Beğenmek ve puan vermek için giriş yap

Ordu'da Yayla Hayatı

Ordu'da yaz, kıyıdan çok yukarıda yaşanır. Sahil kentinin hemen arkasında yükselen dağlar, bin metreyi aşan yüksekliklerde geniş çayırlara, ormanla çevrili düzlüklere ve dağınık obalara açılır. Yöre halkı yüzyıllardır sıcak aylarda bu yaylalara çıkar, sürülerini otlatır, sonbaharda yeniden aşağı iner. Bu yazı Ordu'nun yayla geleneğini, belli başlı yaylalarını, şenliklerini ve yayla sofrasını anlatıyor; sonunda da yaylaya ilk kez çıkacak biri için pratik öneriler var.

Yaylak ve kışlak

KÜRE Ansiklopedisi yayla kültürünü, temelinde hayvancılığın yattığı ve yaylak ile kışlak arasında mevsimlik göçe dayanan geleneksel bir yaşam biçimi olarak tanımlar. Kışlak, rüzgardan ve sert dondan korunan alçak vadilerde kurulur; yaylak ise yazın sıcağından uzaklaşmak ve sürüler için gür otlak bulmak amacıyla seçilen, çoğunlukla göl ya da akarsu kenarındaki serin yükseltilerdir. Aynı kaynak, Karadeniz'de bu geleneğin bölgenin sarp coğrafyasıyla birleşerek kendine özgü bir yayla kültürü doğurduğunu, ama günümüzde hızla dönüştüğünü de belirtir. Aylarca süren yaya göçlerin yerini motorlu taşıtlarla yapılan kısa yolculuklar, eski barınakların yerini ise yeni yapılar almaktadır.

Ordu'da bu gelenek hala canlıdır. Yeni Birlik gazetesinin haberine göre ilin yüksek kesimlerinde hayvancılıkla geçinen üreticiler, havalar ısınınca sürüleriyle yaz göçüne çıkar. Sürüler yaylalarda yaklaşık beş ay kalır ve soğuklar başlayınca çobanlar onları toplayıp geri döner. Haber, bu göçün en çok Aybastı, Kabadüz, Kumru, Korgan ve Mesudiye'deki yayla yollarında görüldüğünü yazar. Yolda ağır ağır ilerleyen koyun sürüleri, ilkbaharın sonunda bu ilçelerde rastlanabilecek en tanıdık manzaralardandır.

Vadilerden yaylaya

Yayla geleneğinin Ordu'daki kökleri yerleşim tarihine de bağlıdır. Kültür Portalı'ndaki il tarihçesi, Oğuzların Çepni kolunun yerleştiği bu bölgede yerleşimlerin vadi boylarında kurulduğunu anlatır. Bolaman Vadisi boyunca Çamaş, Bolaman ve bugünkü Aybastı çevresindeki yerleşimler, Melet Vadisi boyunca ise iç kesimde Mesudiye ve Kabadüz, kıyıda Ordu ve Ulubey çevresindeki köyler ve mezralar kurulmuştur. Aynı tarihçe Türklerin Ordu topraklarına ilk girdiği yerin Perşembe Yaylası olduğunu yazar ve 1520'den itibaren yöredeki vergi mükelleflerinin büyük çoğunluğunun çiftçi olduğunu, daha çok arpa, buğday, mısır ve kendir üretildiğini aktarır. Kıyıdaki köyleri yukarıdaki otlaklara bağlayan bu vadiler, bugün de yayla yollarının izlediği doğal geçitlerdir. Kıyıdan yaylaya çıkarken bir vadinin içinden yükseldiğinizi, fındık bahçelerinin önce ormana, sonra çayıra bıraktığını kendiniz görürsünüz.

Sıtmadan kaçan bir kent

Ordu'da yaylaya çıkmanın bir de kent tarihiyle ilgili nedeni vardır. Kültür Portalı'ndaki il tarihçesine göre 1875'lerden itibaren sıtma Ordu kentinin korkulu rüyası hale gelmiş, pek çok kişi bu hastalık yüzünden hayatını kaybetmişti. Bunun üzerine kentin ileri gelenleri yazın Çambaşı Yaylası'na çıkmaya, eylül ve ekimde kente dönmeye başladı. Aynı kaynağa göre yaylaya bir kaymakamlık binası bile yapılmış, ancak bu yapı daha sonra bir yangında yok olmuştu. Tarihçe, şair Tıflı Efendi'nin yaylada İç Haberler anlamına gelen el yazması bir gazete çıkardığını da aktarır; bu gazetenin ne kadar sürdüğü bilinmez ve günümüze tek bir nüshası bile ulaşmamıştır. Yani Ordu'da yayla yalnızca çobanların değil, kentlilerin de yazlık yurdu olmuştur.

Çambaşı, kıyının yazlık yurdu

Kabadüz ilçesindeki Çambaşı, Ordu İl Kültür ve Turizm Müdürlüğü'nün deyişiyle Karadeniz'in en önemli yaylalarındandır. Deniz seviyesinden 1850 metre yüksekte uzanan yaylaya Ordu'dan Kabadüz üzerinden giden asfalt yolla çıkılır. Müdürlük, 72 obası ve yüz bin dönümlük alanıyla burayı ülkenin en geniş yaylalarından biri olarak tanıtır ve sahil nüfusunun büyük bir bölümünün yazın buraya çıktığını yazar. Yaylada alabalık üretim çiftlikleri de vardır. Müdürlüğün verdiği bilgiye göre Ordu ile Çambaşı Yaylası arasındaki yol 58, kayak merkezine giden yol ise 54 kilometredir ve yol yılın her ayı açık tutulur. Yaylada bir çarşı, pazar yeri ve piknik alanları da bulunur; bu yüzden Çambaşı, Ordu'nun yaylaları arasında ilk kez gidecek biri için en kolay başlangıç noktasıdır. Kış mevsiminde ise Çambaşı başka bir kimliğe bürünür: Kabadüz sınırlarında 2010'da yapımına başlanan Çambaşı Kayak Merkezi'nin hizmet binası ve sosyal tesisleri 2017'de hizmete girdi. Müdürlük ayrıca yaylanın dağ sümbülleriyle çiçeklendiği dönemi doğa ve fotoğraf meraklılarına özellikle önerir.

Keyfalan, obaların yaylası

Mesudiye'nin güneydoğusundaki Keyfalan Yaylası ilçeye 20, Ordu'ya 134 kilometre uzaklıktadır. Müdürlüğe göre yayla deniz seviyesinden 1200 metre yükseklikte, Kara Tepe'nin eteklerindeki çam ormanlarının içinde, çimlerle kaplı açık alanlarda kuruludur ve üç obası vardır. Keyfalan'ı ilginç kılan, geleneksel yayla evi mimarisini ve oba yerleşim düzenini örnekleyecek nitelikte olmasıdır. Yaylanın büyük bölümü av koruma ve üretme sahası olarak koruma altındadır ve 1995'te Bakanlar Kurulu kararıyla turizm merkezi ilan edilmiştir. Oba evlerinin dağınık dizilişini görmek için yaylanın içinde ağır ağır yürümek yeterlidir. Müdürlük yaylanın elektriği olduğunu da not eder. Çam ormanı ile açık çayırın birleştiği kenarlar, yürüyüşe ve piknik molasına en uygun yerlerdir; ilçe merkezinden uzak olduğu için yanınıza yeterince su ve yiyecek almayı unutmayın.

Perşembe Yaylası ve öteki yaylalar

Aybastı'daki Perşembe Yaylası, düzlükte kıvrılarak akan dereciklerin çizdiği menderesleriyle ilin en çok fotoğraflanan yaylasıdır; 1991'de turizm merkezi ilan edilmiştir. Keşfet'teki mekan sayfasında ayrıntılı olarak anlatıldığı için burada yalnızca şunu ekleyelim: Ordu'nun yayla geleneği tek bir yere sığmaz. Go Türkiye, Çambaşı, Düzoba, Keyfalan, Perşembe, Argan, Yeşilce, Topçam, Toygar, Karatepe, Kızılağaç, Çukuralan ve Korgan yaylalarını sayar. Yeni Birlik gazetesi de Çambaşı, Perşembe, Düzoba ve Korgan yaylalarını yazın hem halkın göç ettiği hem de şenliklerin düzenlendiği yerler olarak anar ve ahşap yayla evlerinin bu kültürün bir parçası olduğunu vurgular.

Şenlik zamanı

Yayla yazının doruğu şenliklerdir. Go Türkiye'ye göre Ordu yaylaları ilkbahar ve yaz aylarında pek çok festivale ev sahipliği yapar; bunlarda halk oyunlarına eşlik eden hareketli müzikle birlikte yöreye özgü duygulu ezgiler de dinlenir. Yeni Birlik gazetesi bu festivallerin horon ve kemençe eşliğinde yapıldığını, güreşlerden halk konserlerine uzanan bir programı olduğunu yazar. Müdürlük, Perşembe Yaylası'nda her yıl temmuzda düzenlenen şenliklerde yarışmalar, folklor gösterileri, konserler, güreş müsabakaları ve at yarışları yapıldığını belirtir. NTV'nin haberine göre yaz şenliklerinde futbol turnuvaları ve arazi aracı yarışları da düzenlenir. Şenlik günlerinde yaylalar çok kalabalık olur; tarih ve program her yıl belediyeler ve il müdürlüğü tarafından duyurulduğu için güncel bilgiyi resmi kaynaklardan kontrol edin.

Yayla sofrası

Yaylanın kendine özgü bir sofrası da vardır. Ordu İl Kültür ve Turizm Müdürlüğü'nün Ordu Mutfak Kültürü kitabına göre yüksek kesimlerde, yaylalara bağlı hayvancılığın uzun zamandır temel geçim kaynağı olduğu yörelerde etli ve hamurlu yemekler, mısır, patates ve buğday ürünleri sofraya daha sık gelir; kıyıda sığır eti, yaylalarda ise koyun eti daha çok tüketilir. Kitap, kapalı toplum yapısına sahip yüksek kesimlerde geleneksel mutfağın yakın zamana kadar korunduğunu da not eder. Ordu yayla pancarı turşusu ise TRT Haber'in aktardığı listeye göre ilin tescilli ürünleri arasındadır. AA'nın Perşembe Yaylası haberi, yayla merkezinde yöre halkının kendi ürettiği ürünleri sattığı bir pazar kurulduğunu yazar. Yaylaya çıktığınızda bu pazarlarda tereyağı, peynir ve mevsiminde toplanan ürünlere bakmak, yayla sofrasını tanımanın en kolay yoludur.

Yaylaya çıkmadan önce

  • Yaylalar kıyıdan çok daha serindir ve sis sık iner. Yazın bile yanınıza kalın bir giysi ve yağmurluk alın.
  • Karlı aylarda yayla yollarında koşullar ağırlaşır ve bazı yollar geçici olarak kapanabilir. Kış aylarında yola çıkmadan önce yol durumunu resmi kaynaklardan kontrol edin.
  • Çayırlar otlak alanıdır. Araçla otlağa girmeyin, sürüleri ürkütmeyin ve çoban köpeklerine yaklaşmayın.
  • Obalardaki evler insanların yazlık yurdudur. Fotoğraf çekerken mahremiyete saygı gösterin, avlulara izinsiz girmeyin.
  • Toplu taşıma sınırlıdır. Müdürlüğe göre Ordu ile Çambaşı arasında düzenli minibüs seferleri vardır, ama öteki yaylalar için genellikle araç gerekir; sefer bilgisini yola çıkmadan teyit edin.
  • Konaklama yayladan yaylaya değişir; Perşembe Yaylası'nda pansiyon ve apart evler bulunduğu belirtilir. Şenlik haftalarında yer bulmak zorlaşır.
  • Doğaya çöp bırakmayın, kaynak sularının çevresini temiz tutun.

Ordu'yu yalnızca kıyı yolundan geçerek görmek mümkündür, ama ilin ritmini anlamak için en az bir gün yukarıda geçirmek gerekir. Sabahın sisi dağılırken çayırlara yayılan sürüleri, öğleden sonra obaların önündeki sessizliği ve akşamüstü serinleyen havayı görmek, Ordu'nun neden yüzyıllardır yazı yaylada geçirdiğini kendiliğinden anlatır.

Kaynaklar

Yorumlar

0/1000

İlk yorumu sen yaz