Lüferden Hamsiye Boğaz'ın Balık Takvimi
İstanbul'da balık bir menü kalemi olmaktan önce bir takvimdir. Eylülde köprülerde olta sayısı artar, ekimde tezgahlarda palamut yığılır, kışın hamsi ve mezgit gelir, ilkbaharda denizde bir sessizlik başlar.
Beğenmek ve puan vermek için giriş yap

İstanbul'da balık bir menü kalemi olmaktan önce bir takvimdir. Eylülde köprülerde olta sayısı artar, ekimde tezgahlarda palamut yığılır, kışın hamsi ve mezgit gelir, ilkbaharda denizde bir sessizlik başlar. Bu takvimi Boğaz kurar: Karadeniz ile Marmara arasındaki bu dar su yolu, yüzyıllardır göç eden balıkların geçtiği bir koridordur. Bu yazıda Boğaz'ın balıklarını, adlarının neden boyla değiştiğini, hangi ayda ne yenip hangi ayda neyin avlanmadığını ve bir balık tezgahının önünde ya da köprüde olta tutarken bilmeniz gerekenleri anlatıyoruz. Av yasakları ve boy sınırları için Tarım ve Orman Bakanlığı'nın 1 Eylül 2024 ile 31 Ağustos 2028 arasında geçerli tebliğlerini esas aldık.
İki Deniz Arasında Bir Koridor
Boğaz'ın balık zenginliği suyunun hareketinden gelir. İstanbul Büyükşehir Belediyesi'nin olta balıkçılığı rehberine göre Boğaz'da iki akıntı vardır. Üst akıntı yaklaşık 20 ile 40 metre derinlikte Karadeniz'den Marmara'ya saatte 3 kilometre kadar hızla akar, daralan yerlerde ve burunlarda bu hız saatte 5 kilometreye çıkar. Alt akıntı ise tuzluluk farkı yüzünden ters yönde, Marmara'dan Karadeniz'e doğru akar. Boğaz'ın en dar yeri 700, en geniş yeri 3.600 metredir. Rehber, üst akıntının eylül ile aralık arasında en güçlü halini aldığını ve göç eden sürülerin Boğaz'da en çok bu aylarda av verdiğini, lodos gibi güney rüzgarlarının ise akıntıyı yavaşlatıp avı düşürdüğünü yazar.
Göç iki yönlüdür. İlkbaharda nisan, mayıs ve haziran başı boyunca balıklar üremek ve beslenmek için Karadeniz'e çıkar. Yaz sonunda yavrular ve yetişkinler geri döner: İBB rehberine göre eylül ortasında lüfer göçü başlar ve aynı dönemde palamut sürüleri de Boğaz'da görülür. Tarihsel kaynaklar bu bereketin ne ölçüde olduğunu anlatır. Aylin Ulman ve arkadaşlarının Türkiye'nin kaybolan balıkları üzerine çalışması, Üsküdar'daki 17. yüzyıldan kalma bir çeşmede Boğaz'ın balıkla dolu olduğunu söyleyen bir yazı bulunduğunu, Haliç'e sepet sarkıtarak balık tutulabildiğinin anlatıldığını ve 1859 ile 1909 arasındaki yarım yüzyılın lüfer devri olarak anıldığını aktarır. Aynı çalışmaya göre 20. yüzyılın başında İstanbul'da lüfer ağustos ile ekim arasında çoğunlukla köprülerden, at kılından örülmüş el oltalarıyla tutuluyor ve şehirde günde 50 ile 380 ton arasında satılıyordu.
Palamut ile Torik Aynı Balık
Boğaz balıkçılığının en çok karıştırılan konusu adlardır. Palamut ile torik ayrı balıklar değildir; ikisi de Sarda sarda türüdür ve ad balığın boyuna göre değişir. Mustafa Zengin ile Aylin Ulman'ın palamudun tarihi üzerine çalışması, 1956 tarihli bir sınıflandırmaya dayanarak yerel balıkçıların da kullandığı adları şöyle sıralar:
- Palamut vonozu, 15 santimetreye kadar
- Çingene palamudu, 15 ile 28 santimetre
- Palamut, 28 ile 40 santimetre
- Zindandelen, 45 ile 50 santimetre
- Torik, 50 ile 60 santimetre
- Sivri, 60 ile 65 santimetre
- Altıparmak, 65 ile 70 santimetre
- Peçuta, 70 santimetrenin üstü
Göç de bu adlarla anlatılır. Yetişkin palamutlar ilkbaharda üremek için Karadeniz'e çıkar. Yavrular hızla büyür; ağustos ortasına doğru 15 ile 20 santimetrelik kestane ve çingene palamutları küçük sürüler halinde görünmeye başlar ve Marmara'ya doğru yola çıkar. Eylül ve ekimde 30 ile 40 santimetrelik palamutlar Boğaz çevresinde büyük sürüler oluşturur, ekim ve kasımda irileştikçe ad değiştirerek Marmara'ya geçerler.
Bu tablonun bugün ne kadar değiştiğini sayılar gösterir. Zengin ile Ulman'a göre İstanbul balık halinin 1928 ile 1952 arasındaki kayıtlarında en yüksek palamut satışı 1940'ta 6 milyon balıkla gerçekleşti; 1950'lerde tek bir günde 600.000 palamut ve 240.000 torik avlandığı oldu. 1960'ların başından sonra torik giderek azaldı ve Türkiye'de en son 1991'de 41 tonla kayda geçti. Ulman ve arkadaşları, palamudun ortalama ağırlığının elli yıl önce 3 kilogram, kırk yıl önce 1 ile 1,5 kilogram, yirmi yıl önce 1 kilogram iken bugün 300 ile 500 gram arasına indiğini, bugünkü balıkçıların büyük boy sınıflarının adlarını artık bilmediğini de not eder. Palamut artık ilkbaharda Karadeniz'e çıkarken değil, yalnızca sonbaharda dönerken avlanıyor.
Palamudu tuzlamak da çok eski bir gelenektir. Zengin ile Ulman, sonbaharda avlanan palamudun tuzlanmış halinin Bizans döneminde bilinen ve bugünkü lakerdanın öncüsü sayılan bir yiyecek olduğunu, palamut salamurasının ise antik çağlardan beri önemli bir ticaret malı olduğunu anlatır.
Yasal çerçeve açıktır. Ticari avcılık tebliğine göre bütün karasularında 1 Nisan ile 31 Ağustos arasında palamut ve torik avcılığı her türlü araçla yasaktır; yalnızca 15 ile 31 Ağustos arasında çapariyle palamut avına izin verilir. Palamudun asgari boyu 25 santimetredir. Amatör balıkçılar için de palamutta 1 Nisan ile 14 Ağustos arası zaman yasağı ve 25 santimetre boy sınırı uygulanır.
Çinekoptan Kofanaya Lüfer
Lüfer palamuttan ayrı bir türdür: Pomatomus saltatrix. Onun da boyla değişen adları vardır ve Ulman ve arkadaşlarının 1950'lerin kaynaklarından aktardığı sınıflandırma şöyledir:
- Defne yaprağı, 8 ile 10 santimetre
- Çinekop, 10 ile 20 santimetre
- Sarıkanat, 20 ile 25 santimetre
- Lüfer, 25 ile 35 santimetre
- Kofana, 35 santimetrenin üstü, bir kilogramı aşan balık
Kofana bir zamanlar sıradan bir avdı. Aynı çalışmaya göre 19-21 Kasım 1984'te Boğaz'dan 2 milyonun üzerinde lüfer ve kofana karaya çıkarıldı; bu, Boğaz'dan yapılan son büyük kofana avı oldu. 1990'ların başından itibaren olgun lüfer belirgin biçimde azaldı ve tezgahlarda yerini çinekop ve sarıkanat aldı. Çalışma, lüferin İstanbul'daki balık lokantalarının hala en sevilen balığı olduğunu, ama mevsiminde çoğunlukla çinekop, bazen de sarıkanat bulunabildiğini yazar. Lüfer bugün IUCN Kırmızı Listesi'nde hassas olarak sınıflandırılıyor.
Boy sınırının hikayesi de öğreticidir. Ulman ve arkadaşlarına göre lüferin asgari av boyu 1986'da 15 santimetre olarak konmuş, sonra 17, 20, 18, 14 ve yeniden 20 santimetre arasında defalarca değişmiş, 2016'da 18 santimetreye inmişti. 2024-2028 dönemi tebliğinde de sınır 18 santimetredir. Oysa Türkiye sularında lüferin üreme olgunluğuna 26,5 ile 28 santimetre arasında eriştiği biliniyor; yani yasal sınır, balığın ilk kez üreyebildiği boyun yaklaşık 10 santimetre altında kalıyor. Ferhat Kalaycı ve arkadaşlarının Marmara ve Karadeniz örnekleriyle yaptığı 2019 tarihli çalışma, lüferin mayıs ile ağustos arasında ürediğini ve incelenen örneklerin yüzde 65,5'inin 18 santimetrelik yasal sınırın bile altında kaldığını gösterdi.
Boğaz'ın lüferi 2024'te resmi bir kimlik de kazandı. İstanbul Ticaret Odası adına 10 Ocak 2024'te tescil edilen Boğaziçi Lüferi mahreç işareti, kuzeyde Rumeli ve Anadolu fenerleri, güneyde Ahırkapı Feneri ile Kadıköy İnciburnu Mendirek Feneri arasındaki sularda yetişen ve avlanan lüferi kapsar. Tescil belgesine göre bu lüfer 10 ile 200 metre derinliklerde yaşar, yoğun olarak ekim ile ocak arasında avlanır, en az 18 santimetre boyunda ve 150 gram ağırlığında olmalıdır. İstavrit, zargana ve izmarit gibi balıklarla beslenir, ilkbahar sonu ile yaz başında ürer ve yağ oranı ekim ile mayıs arasında artar. Belge, geleneksel av yöntemlerini de sayar: geceleri sandaldan yapılan zokalı sarkıtma, yürüyen sandaldan kaşıkla sürütme, kasım ve aralıkta balığın Karadeniz'e çıkıp indiği dönemde gündüz yapılan seğirtme ve yünlü ya da yüksükle atıp çekme. Yem olarak en çok pulları temizlenmiş izmarit kullanılır.
Hamsi Karadeniz'in Kış Balığı
Hamsi, Engraulis encrasicolus, 18 santimetreye kadar büyüyen, sürü halinde yaşayan küçük bir balıktır ve Türkiye'de balıkçılığın omurgasıdır. Anadolu Ajansı'nın 2024 tarihli haberine göre hamsi Türkiye'nin balıkçılık üretiminin yüzde 60'ını oluşturuyor ve yeni dönemde hamsi için toplam avlanabilir miktar 400 bin ton olarak belirlendi. Ulman ve arkadaşları, Karadeniz'deki Türk avının 1988'de büyük ölçüde hamsi sayesinde 500.000 tona yaklaştığını, ancak birim çaba başına avın 1987'deki zirvesinden bu yana yüzde 95'in üzerinde düştüğünü hatırlatır.
Hamsi ağırlıklı olarak Karadeniz'in balığıdır. Türkçe Vikipedi, Doğu Karadeniz'de balıkçıların hamsiye ekimin ikinci haftasında gırgırlarla çıktığını, balığın ocak ile mart arasında beslenmek için kıyılara yaklaştığını yazar. İBB rehberinin geleneksel takvimine göre hamsi aralıkta yağlanır, ocakta tam yağlı haline ulaşır.
Tebliğ hamsiyi sıkı kurallara bağlar. Asgari boy 9 santimetredir. Hamsi avı her sezon Bakanlıkça ilan edilen kota kadar yapılır ve kota dolunca av biter. Marmara ve Karadeniz'de gırgırla hamsi avı yalnızca 15.00 ile 09.00 arasında yapılabilir. Marmara'dan avlanan hamsi, istavrit ve sardalyanın dökme olarak balık unu ve yağı fabrikalarına gönderilmesi de yasaktır.
İstavrit, Kolyoz ve Uskumru
İstavrit, Boğaz'ın en sadık balığıdır. İBB rehberi Arnavutköy'deki Akıntıburnu'nda bütün yıl istavrit çıktığını, Galata Köprüsü'nde mayıs ile ağustos dışındaki aylarda kefal ve istavritin bol olduğunu yazar. İstavritin asgari boyu 13 santimetredir. Tarih bu balığa her zaman nazik davranmadı: Ulman ve arkadaşları, balığın çok bol olduğu dönemlerde istavrit gibi daha az değerli balıkların talep görmediği için halin yakınında denize döküldüğünü ya da çöplüklere gömüldüğünü aktarır.
Kolyoz ve uskumru ise Boğaz'ın kayıp balıklarıdır. Ulman ve arkadaşlarına göre ikisi de 1950'lerde bol bulunuyor, Ege'den Marmara üzerinden Boğaz'a göç ediyordu; 1970 civarında Boğaz'dan göç etmeyi bıraktılar. Bazı balıkçılar bunu 1965'te başlayan gırgır avcılığına ve kullanılan güçlü lambalara bağlar. İstanbul balık halinde 1940 ile 1952 arasında yılda yaklaşık 2.000 ton uskumru satılırken, Marmara'da uskumru avı 1967'deki 2.064 tondan 2016'da yalnızca 300 kilograma indi. Uskumru 2013'te Boğaz'da yeniden görüldü ama hala nadirdir. Kolyoz Marmara'da az miktarda da olsa bulunmaya devam ediyor. Tebliğe göre kolyozun asgari boyu 18, uskumrunun 20 santimetredir. Balık ekmekte bugün çoğunlukla ithal uskumru kullanılmasının nedeni de budur.
Kışın Mezgit, Baharda Kalkan Yasağı
Mezgit, Merlangius merlangus, morinagiller familyasından bir balıktır. Karadeniz'de trolle avlanır; İBB rehberine göre Unkapanı'ndaki Atatürk Köprüsü'nden oltayla da tutulabilir. Türkçe Vikipedi üreme döneminin genellikle şubat ile mayıs arasında olduğunu yazar. Ulman ve arkadaşları, Karadeniz'deki çaça, mezgit ve barbunya trollerinin küçük göz açıklıklı torbaları yüzünden yavru kalkanı da yakaladığını not eder; yani mezgitin avlanma biçimi kalkanın geleceğini de etkiler. Mezgitin asgari boyu 13 santimetredir.
Kalkan, Scophthalmus maximus, Karadeniz'in değerli dip balıklarındandır ve korunmaya en çok ihtiyaç duyan balıklardan biridir. Ulman ve arkadaşları, 1900'lerin başında Karadeniz'de tek bir ağ takımından her biri 3 ile 10 kilogram gelen 500 ile 1.000 kalkan çıkarılabildiğini, trol araştırmalarında yakalanan kalkanların ortalama boyunun ise 1990'daki 41,9 santimetreden 2014'te 20,6 santimetreye indiğini aktarır. Aynı çalışma, avın yaklaşık üçte ikisinin kalkanın kıyıya yaklaştığı nisan ile haziran arasındaki üreme döneminde yapıldığını ve bunun stok çöküşünü hızlandırdığını vurgular.
Bu yüzden bugünkü kurallar nettir. Tebliğe göre 15 Nisan ile 15 Haziran arasında kalkan avcılığı her türlü araçla yasaktır, kalkan ağlarının göz açıklığı 400 milimetreden küçük olamaz ve av her sezon ilan edilen kota ile sınırlıdır. Asgari boy 45 santimetredir; amatör balıkçı yanında en fazla bir kalkan götürebilir. İBB rehberindeki eski takvim kalkan mevsimini şubattan mayıs sonuna kadar uzatır; bugün kalkanı kışın ve erken ilkbaharda yemek, yasak dönemde ise tezgahta görmeyi beklememek gerekir.
Boyunda ve Mevsiminde Balık
Boy sınırı, balığın nesil verebilmesi için belirlenmiş en küçük avlanma boyudur. Amatör avcılık tebliği bu kavramı tam olarak böyle tanımlar: üreme olgunluğuna geldiği kabul edilen en küçük yasal avlanma boyu. Ticari tebliğ ise bu boyun altındaki balığın yalnızca avlanmasını değil, gemide bulundurulmasını, karaya çıkarılmasını, taşınmasını ve satılmasını da yasaklar. Yani boy sınırı yalnızca balıkçıyı değil, tezgahı ve sizi de ilgilendirir.
Mevsimi gözetmek iki şey kazandırır. Birincisi lezzettir: sonbaharda Karadeniz'de beslenip dönen balık yağlıdır, İBB rehberinin geleneksel takvimi de uskumrunun, lüferin ve palamudun şubatta yağını kaybetmeye başladığını yazar. İkincisi stoktur: av yasakları çoğunlukla üreme dönemine denk gelir ve o dönemde yasal olarak avlanamayan balık, tezgahta ancak başka bir kaynaktan gelebilir.
- Lüferde yasal sınır 18 santimetre olsa da, balığın üreme olgunluğuna 26,5 ile 28 santimetre arasında eriştiğini hatırlayın. Seçme şansınız varsa küçük çinekop yerine gerçek lüferi tercih edin.
- Tezgahta defne yaprağı ya da iri parmak boyunda lüfer görüyorsanız bu, yasal sınırın altındaki bir balık olabilir; satıcıya boyunu sormak hakkınızdır.
- Nisan ile ağustos sonu arasında taze palamut ve torik beklemeyin; bu dönem ticari av yasağıdır.
- Kalkanı 15 Nisan ile 15 Haziran arasında sipariş etmeyin; bu dönem kalkanın üreme dönemidir ve avı yasaktır.
- Hamside mevsim kış, istavritte bütün yıldır; mevsiminde bol çıkan balık hem daha taze hem daha ucuzdur.
Ay Ay Boğaz Takvimi
Aşağıdaki özet, İBB'nin 2017 tarihli olta balıkçılığı rehberindeki geleneksel aylık takvimi, bugün yürürlükte olan av yasaklarıyla birlikte okur. Geleneksel takvimde adı geçen uskumru ve torik gibi bazı balıkların bugün Boğaz'da nadir olduğunu unutmayın.
- Eylül: 1 Eylül'de gırgır avının yaz yasağı sona erer. Palamutlar irileşir; lüfer, kolyoz, izmarit ve kırlangıç bolca çıkar.
- Ekim: göç balıklarının yazın Karadeniz'de beslenip Marmara'ya dönüşü başlar ve her çeşit balık bollaşır. Boğaziçi lüferinin yoğun av dönemi ekimde açılır.
- Kasım: geleneksel takvimde torik ve pisinin ayıdır; lüferde seğirtme dönemi başlar.
- Aralık: hamsi, tekir ve lüfer yağlıdır; her türlü yemeğe uygundur.
- Ocak: kefal ve hamsi tam yağlı, kofana ve minekop boldur; tekir ve kırlangıç bol avlanır.
- Şubat: geleneksel olarak kalkan mevsiminin başladığı aydır; lüfer ve palamut yağını kaybetmeye başlar.
- Mart: kefalin, levreğin ve kalkanın en lezzetli zamanı sayılır.
- Nisan: 1 Nisan'da palamut ve torik, 15 Nisan'da gırgır ve kalkan yasağı başlar; 15 Nisan ile 30 Haziran arası midye avı da kapalıdır.
- Mayıs: barbunya, tekir, levrek, dil ve kırlangıç bolca çıkar.
- Haziran: balıklar geçici olarak Karadeniz'e gider, dip balıkları yumurtalarını dökmüştür; balığın en az tutulduğu aydır.
- Temmuz: sardalya mevsimi açılır ve ekim sonuna kadar sürer.
- Ağustos: 15 Ağustos'tan sonra çingene palamudu mevsimi başlar; ticari avda bu tarihten itibaren çapariyle palamut avına izin verilir.
Balık Pazarları ve Semtler
İstanbul'a gelen balığın büyük kısmı önce toptan hale uğrar. Tarım ve Orman Bakanlığı'nın su ürünleri toptan satış yerleri listesine göre şehrin toptan balık hali, Beylikdüzü'ndeki İstanbul Büyükşehir Belediyesi'ne ait Gürpınar Su Ürünleri Hali'dir. Semtlerdeki balıkçı tezgahları ve pazarlar ise şehir hayatının parçasıdır. Karaköy'de yerel balık pazarının çevresinde balık lokantaları toplanmıştır. Kumkapı, balıkçıları ve balık lokantalarıyla ünlü bir mahalledir. Beşiktaş çarşısı balık lokantalarıyla bilinir, Sarıyer'de ise iskele çevresindeki balıkçılar Boğaz'ın kuzey ucunun havasını taşır.
- Sabah erken gidin; tezgah hem daha dolu hem daha taze olur.
- Balığın adını, boyunu ve nereden geldiğini sorun. Lüfer mi çinekop mu, palamut mu çingene palamudu mu, farkı bilmek pazarlığı da kolaylaştırır.
- Mevsim dışında bol görünen balığın çiftlikten ya da ithalattan gelmiş olabileceğini aklınızda tutun; bu kötü değildir, ama bilmek sizin hakkınızdır.
- Tezgahta bir balığın boyu size küçük geliyorsa yukarıdaki boy sınırlarını hatırlayın; küçük balık almamak, tezgahın da küçük balık satmamasını teşvik eder.
Amatör Balıkçının Bilmesi Gerekenler
Boğaz'da oltayla balık tutmak için bir belge şart değildir, ama kurallar vardır. 6/2 numaralı amatör avcılık tebliğinden öne çıkanlar şunlardır:
- Amatör Balıkçı Belgesi il ve ilçe müdürlüklerinden beş yıl geçerli olarak alınabilir; ancak alınması ya da avda bulundurulması zorunlu değildir.
- Amatör balıkçılıkla avlanan her türlü su ürününün satışı yasaktır.
- Denizlerde boy sınırları ticari avla benzerdir: lüfer 18, palamut 25, uskumru 20, kolyoz 18, istavrit 13, mezgit 13, kalkan 45 santimetre. Boy sınırlarında yüzde 5 oranında küçük boy istisnası tanınır.
- Kilogramla sınırlanan türlerde bir kişinin götürebileceği toplam av 5 kilogramı geçemez; tek bir balık 5 kilogramı aşarsa yasal sayılır. Adetle sınırlanan türlerde toplam 3 balığı geçemezsiniz; kalkanda sınır 1 adettir.
- Bir kişi en fazla 4 olta takımı kullanabilir ve her takımda en fazla 6 iğne olabilir; bunun yanında en fazla 15 iğneli bir çapari kullanılabilir.
- Avlanmak amacıyla her türlü ışık kullanımı yasaktır; can ve mal güvenliği için teknede ya da kıyıda 50 watt'ı geçmeyen aydınlatma bu kapsamda sayılmaz. Coğrafi işaret belgesinde anlatılan ışıklı gece avı geleneği, amatör balıkçı için bu sınıra tabidir.
- Misinadan yapılan ve suda yıllarca kalan tırıvırı-paraşüt ağının kullanılması ve bulundurulması yasaktır.
- 1 Nisan ile 15 Kasım arasında kıyıdan itibaren 200 metreyi geçmeyen, şamandıralarla çevrili yüzme alanlarında avcılık yasaktır.
- Palamutta 1 Nisan ile 14 Ağustos, kalkanda 15 Nisan ile 15 Haziran arası amatör avcılık da yasaktır.
- Sualtı tüfeğiyle gün batımından gün doğumuna kadar avlanılamaz.
Ticari tarafta da Boğaz'ı ilgilendiren iki kural var: İstanbul ve Çanakkale boğazlarında her türlü trol avcılığı yasaktır ve İstanbul Boğazı'nda Ahırkapı ile Kadıköy'ü birleştiren hat ile Yeniköy ile Çubuklu'yu birleştiren hat arasında gırgır ağıyla av yapılamaz.
Köprüden ve Kıyıdan Olta
İBB'nin rehberi şehrin olta noktalarını ve buralarda ne tutulabildiğini tek tek anlatır. Galata Köprüsü'nde her gün ve her saatte olta atan görülür; mayıs ile ağustos dışında kefal ve istavrit bol bulunur. Karaköy vapur iskelesinin güneyinde lüfer, Kabataş iskelesinde istavrit, sardalya, lüfer ve kefal yakalanabilir. Sarayburnu'nda istavrit, lüfer, uskumru ve palamut görülür; kıyı kayalık olduğu için fırlatma olta gerekir. Unkapanı'daki Atatürk Köprüsü'nde istavrit, kefal, mezgit ve sardalya çıkar. Akıntıburnu'nda bütün yıl istavrit, eylül ile kasım arasında lüfer, yazın zargana vardır. Üsküdar'da Nakkaştepe sahilinde her mevsim gümüş ve istavrit, lüfer geçişinden önce hamsi tutulabilir. Rehberin Beylerbeyi iskelesi için notu ise dikkate değer: buranın yerli balıkçılarla dolu olduğunu ve acemilerin uğramaması gereken bir nokta olduğunu yazar.
- Köprüde ve iskelede olta atarken arkanızdan geçen yayaları ve vapur yolcularını düşünün; takımı savurmadan önce arkanıza bakın.
- Boğaz'ın akıntısı hızlıdır, özellikle burunlarda. Kıyıdan uzanmayın, kayalık noktalarda kaymayan ayakkabı giyin.
- Tuttuğunuz balığın boyunu yanınızda taşıdığınız küçük bir cetvelle ölçün; sınırın altındakini canlı olarak ve zarar vermeden suya geri bırakın.
- Misina ve iğne artıklarını kıyıda bırakmayın; bunlar martılara ve diğer canlılara zarar verir.
Kaynaklar
- Resmi Gazete, 6/1 Numaralı Ticari Amaçlı Su Ürünleri Avcılığının Düzenlenmesi Hakkında Tebliğ, Tebliğ No 2024/20 (11.08.2024), https://www.resmigazete.gov.tr/eskiler/2024/08/20240811-3.htm
- Resmi Gazete, 6/2 Numaralı Amatör Amaçlı Su Ürünleri Avcılığının Düzenlenmesi Hakkında Tebliğ, Tebliğ No 2024/21 (11.08.2024), https://www.resmigazete.gov.tr/eskiler/2024/08/20240811-4.htm
- Tarım ve Orman Bakanlığı Trabzon İl Müdürlüğü, 6/1 Numaralı Tebliğ duyurusu, https://trabzon.tarimorman.gov.tr/Duyuru/240/11-Agustos-2024-Tarihli-Ve-32629-Sayili-Resmi-Gazetede-Yayimlanan-6_1-Numarali-Ticari-Amacli-Su-Urunleri-Avciliginin-Duzenlenmesi-Hakkinda-Teblig
- Tarım ve Orman Bakanlığı, Su Ürünleri Toptan Satış Yerleri listesi, https://www.tarimorman.gov.tr/BSGM/Belgeler/Icerikler/Su%20%C3%9Cr%C3%BCnleri%20Avc%C4%B1l%C4%B1%C4%9F%C4%B1/su_urunleri_toptan_sat%C4%B1s_yerleri_g%C3%BCncel.pdf
- Anadolu Ajansı, Su ürünleri avcılığındaki sınırlama ve kurallar yeniden düzenlendi (2024), https://www.aa.com.tr/tr/gundem/su-urunleri-avciligindaki-sinirlama-ve-kurallar-yeniden-duzenlendi/3301018
- Türk Patent ve Marka Kurumu, Boğaziçi Lüferi mahreç işareti, tescil no 1520, https://ci.turkpatent.gov.tr/Files/GeographicalSigns/d062a8f8-f561-4c51-9e85-0049fe20c969.pdf
- İstanbul Büyükşehir Belediyesi, Yeni Başlayanlar İçin Olta Balıkçılığı (2017), https://tarim.ibb.istanbul/img/1015194102017__5808679461a.pdf
- Aylin Ulman, Mustafa Zengin, Nazlı Demirel, Daniel Pauly, The Lost Fish of Turkey, Frontiers in Marine Science (2020), https://www.frontiersin.org/articles/10.3389/fmars.2020.00650/full
- Mustafa Zengin, Aylin Ulman, Karadeniz'deki Palamut Populasyonunun Antik Dönemden Günümüze Tarihsel Yolculuğu, Karadeniz Araştırmaları Enstitüsü Dergisi (2026), https://dergipark.org.tr/tr/download/article-file/4062628
- Ferhat Kalaycı, Tuncay Yeşilçiçek, Cemalettin Şahin, Lüferin Av Kompozisyonu, Gonadosomatik İndeksi ve Kondisyon Faktörü, Journal of Anatolian Environmental and Animal Sciences (2019), https://dergipark.org.tr/en/pub/jaes/article/543111
- Vikipedi, Hamsi, https://tr.wikipedia.org/wiki/Hamsi
- Vikipedi, Mezgit, https://tr.wikipedia.org/wiki/Mezgit
- Wikipedia, Karaköy, https://en.wikipedia.org/wiki/Karak%C3%B6y
Yorumlar
İlk yorumu sen yaz
