Ana içeriğe atla
Radar Türkiye
Etkinlikleri uygulamada keşfet
Aç
Radar Türkiye

Kula Yanık Ülkenin Volkanları ve Jeoparkı

Yanık Ülke Katakekaumene Adının Hikayesi Manisa'nın Kula ilçesi, Türkiye'de jeolojik geçmişi en taze görünen yerlerden biridir.

Radar TürkiyeRadar Türkiye6 Kasım 2026
Henüz puan yok

Beğenmek ve puan vermek için giriş yap

Kula Yanık Ülkenin Volkanları ve Jeoparkı

Yanık Ülke Katakekaumene Adının Hikayesi

Manisa'nın Kula ilçesi, Türkiye'de jeolojik geçmişi en taze görünen yerlerden biridir. UNESCO'nun jeopark sayfasına göre antik Yunan coğrafyacı Strabon, Geographika adlı eseriyle Kula'ya kömür karası lavları yüzünden Katakekaumene adını vermiştir. Bu ad yanık ülke ya da yanmış ülke anlamına gelir. Kültür Portalı da Kula ve çevresine tarihte Yanık Ülke denildiğini yazar. Yani yöredeki volkanik görünüm, iki bin yıl önce de gezginlerin dikkatini çekecek kadar belirgindi.

Kültür Portalı'nın Kula Volkanları sayfası, yörede volkanik etkinliklerin dördüncü zamanın başlarına kadar sürdüğünü ve genç volkanların oluştuğunu söyler. Sönmüş küçük volkanların bulunduğu bu alanda çeşitli dönemlerde püskürmeler olmuş ve lav akıntıları çevreye yayılmıştır. Jeopark Belediyeler Birliği ise Kula'daki volkanizma izlerinin sanki dün olmuş gibi taze durduğunu söyler. Bu yazı, o taze izleri yerinde nasıl okuyacağınızı, hangi jeositlere bakacağınızı ve yürüyüş ile bisiklet için nelere dikkat edeceğinizi anlatıyor. Kula Peribacaları, Divlit Volkanik Park ve Gediz Grabeni bu gezinin üç temel durağını oluşturur.

Kula Volkanizmasının Üç Evresi

Kula volkanizmasının üç evrede gerçekleştiğini hem UNESCO hem de Kültür Portalı yazar. Yaşlar konusunda kaynaklar arasında fark vardır. UNESCO, dördüncü zaman volkanizmasının yaklaşık 1,1 milyon, 300 bin ve 15 bin yıl önce olmak üzere üç püskürme evresinde oluştuğunu bildirir. Kula Kaymakamlığı ise volkanizmanın yaklaşık 2 milyon yıl önce Geç Pliyosen'de başladığını yazar. Aynı sayfa evreleri yaklaşık 1,7 milyon yıl, 200 bin ile 130 bin yıl arası ve 30 bin ile 2600 yıl arası olarak verir. Bu yüzden kesin yaşlar yerine sıralamayı akılda tutmak daha güvenlidir.

Kültür Portalı evreleri Burgaz Volkanitleri, Elekçitepe Volkanitleri ve Divlittepe Volkanitleri diye adlandırır. İlk evrenin lavları kalın bazalt örtülerinden oluşur ve bugünkü topografyanın yüksek kesimlerini kurar. İkinci evre bazalt akıntıları bırakmıştır. Kaymakamlık sayfasına göre bu evrede bazı kaynaklara göre 45, bazı kaynaklara göre 49 volkan konisi oluşmuştur. Üçüncü evre ise en genç olanıdır ve çeşitli cüruf konilerinden ile lav akıntılarından oluşur.

Kültür Portalı, sayıları yetmişe varan konilerin çevresinde siyah bazaltik lav akıntıları görüldüğünü yazar. En genç koniler güncel koni görünümündedir ve halk bunlara Divlit adını verir. Gezide ayrım yapmanın yolu renk ve doku farkıdır. Kaymakamlık sayfası üçüncü evrenin lavlarının koyu siyah renkleriyle diğer evrelerden kolayca ayırt edildiğini söyler.

Divlit Volkanik Park ve Jeositler

Kula Divlit Volkanik Park, Kula Kaymakamlığı'na göre Kula-Salihli Jeoparkı'nın doğu kesiminde ve Kula ilçe merkezinin kuzeydoğusunda yer alır. Park, volkanizmanın üçüncü evresinde gelişen volkanik etkinliklere bağlı olarak oluşmuş bütün karakteristik yer şekillerini bir arada barındırır. Parkta Divlit cüruf konisi ve lav akıntısı, parazit koniler, spatter koniler, lav tünelleri ve hendekleri görülebilir.

Divlit konisi, Kaymakamlık sayfasında cüruf ya da skorya konisi olarak tanımlanır. Cüruf konileri, volkan bacasından fışkıran çeşitli boyuttaki malzemenin havada katılaşıp baca çevresinde birikmesiyle oluşan dik yamaçlı konilerdir. Divlit konisi genellikle siyah ve koyu kahverengi, fındık ile mercimek boyutunda, boşluklu ve gevşek parçalardan oluşur. Koninin denizden yüksekliği yaklaşık 860 metre, çevresine göre yüksekliği ise 170 metredir. Kaymakamlık, konisinin Türkiye'nin en genç volkan konilerinden biri olduğunu da belirtir.

Park içinde jeositleri gezmeye olanak veren bir yürüyüş yolu ve ahşap köprüler bulunur. Güncel yol ve parkur bilgilerini resmi sayfadan kontrol edin. Burada jeositlerin sırasını izlemek en iyi yöntemdir. Önce koninin kendisine bakın, sonra lav akıntısının yüzeyine ve en sonda lav tünellerine geçin.

Lav Akıntıları, Lav Tünelleri ve Bazalt Sütunları

Kaymakamlık sayfasına göre Divlit lav akıntısının yaklaşık alanı 20,73 kilometrekaredir. Lavlar Divlit konisi ve çevredeki fay zonları boyunca çıkmış, Gediz vadisine doğru akmıştır. Soğuyup katılaşan lavın yüzeyinde boyutları birkaç santimetre ile bir metre arasında değişen çukurlar ve çıkıntılar oluşmuştur. Hawai dilinden bilim diline giren aa lavı terimi bu yüzey dokusunu anlatır. Akıntılar çok genç olduğu için üzerlerinde toprak örtüsü henüz gelişmemiştir ve yalnızca sınırlı sayıda bitki yetişir.

Kültür Portalı da Kula'daki lavların aa tipi olduğunu, lavlar ve cüruflar üzerinde bol miktarda hornitos bulunduğunu ve yer yer lav tünelleri izlendiğini yazar. Hornitos, lav yüzeyinde oluşan küçük, kümbet biçimli çıkıntılardır. Volkanik alan, deniz seviyesinden 600-700 metre yüksekliğindeki bir yayla üzerindedir. Bu yayla kuzeyde Gediz Nehri, güneyde Alaşehir-Salihli Grabeni ile sınırlanır. Koniler grabenin uzanımına uygun olarak kuzeybatı-güneydoğu doğrultusunda dizilir. İzmir-Ankara yolundan da izlenebilen en büyük tepeler Sandal ve Kara Divlit'tir.

İlk evrenin bazalt akıntılarında ise çok iyi gelişmiş sütun yapıları görülebilir. Kaymakamlık sayfası bu akıntıların Kula çevresindeki yüksek plato alanlarında bulunduğunu söyler. UNESCO da jeoparkın büyük bir lav platosu, lav mağaraları ve bazalt sütunları barındırdığını yazar.

Kula Peribacaları Tabiat Anıtı

Kültür Portalı'na göre yaklaşık 152 hektarlık bir alana yayılan volkanik oluşumlar 2012 yılında Kula Peribacaları Tabiat Anıtı olarak ilan edilmiştir. Tabiat anıtı, Kula-Salihli UNESCO Küresel Jeoparkı olarak tanımlanan geniş alanın içinde yer alır. UNESCO'nun jeopark sayfası da peribacalarını bölgenin dikkat çeken özellikleri arasında sayar. Bu yazının kapak fotoğrafı bu alandaki oluşumlardan birini gösterir.

Peribacalarını gezerken uzaktan ve yakından bakmayı birleştirin. Önce alana girdiğinizde oluşumların genel dizilişine, siluetine bakın. Sonra yakına gelip kayanın yüzeyine, renk geçişlerine ve doku farklarına odaklanın. Sabahın erken ya da öğleden sonranın alçak ışığında fotoğraf çekmek gölgeleri belirginleştirir.

Bir tabiat anıtı olduğu için alanda kayaya tırmanmamaya, işaretli yollardan ayrılmamaya ve oluşumlardan parça koparmamaya özen gösterin. Gezi bilgileri ve erişim koşulları için jeopark birliğinin sitesindeki harita ve seyahat yardımcısı bölümüne bakabilirsiniz.

Gediz Grabeni ve Salihli Tarafı

Jeopark yalnızca volkanlardan ibaret değildir. UNESCO'ya göre alan üç ayrı jeolojik birimi kapsar. Bunlar Kula volkanik bölgesi, İzmir'in doğusundan İç Anadolu Platosu'na uzanan Bozdağlar ve bu ikisinin arasında yer alan Gediz Grabeni'dir. UNESCO, grabenin yerkabuğunun gerilmesiyle oluşan büyük bir çöküntü olduğunu söyler. Alanda faylar, yelpaze çökelleri ve graben oluşumuyla ilgili yer şekilleri görülür. Jeopark Birliği, kuruluşun Kula ve Salihli ilçelerinin tüm idari sınırını kapsadığını ve toplam alanının 2320 kilometrekare olduğunu bildirir.

Salihli tarafında volkanik tüflerde insan ayak izi fosilleri bulunur. Jeopark Birliği, dünyada volkanik tüf üzerinde insan ayak izlerinin bulunduğu nadir alanlardan birinin Salihli'de olduğunu yazar. UNESCO ve Global Jeopark Ağı, Homoerectus Vadisi'ni, Çakallar ayak izi fosillerini ve Kanlıkaya kaya resimlerini jeopark içindeki kültürel miras alanları arasında anar. Jeopark sınırında Lidya'nın antik başkenti Sardes de yer alır.

Bu çeşitlilik gezi planını kolaylaştırır. Bir günü volkanlara, bir günü Salihli tarafındaki jeositlere ayırabilirsiniz.

Kula'nın Tarihi Merkezi ve Gökeyüp Çömlekçiliği

UNESCO'nun jeopark sayfası, Kula'nın tarihi merkezinde özgün Osmanlı mimarisinin görüldüğünü yazar. Volkanik alandaki yürüyüşten sonra bu merkeze inmek, geziye kültürel bir denge katar. Sokaklarda yürürken yapıların cephelerine, çıkmalara ve taş ile ahşabın birlikte kullanıldığı detaylara bakabilirsiniz.

UNESCO aynı sayfada Gökeyüp köyünü batı Anadolu'nun önemli çömlekçilik merkezlerinden biri olarak anar. Yüzü aşkın ailenin Roma dönemine uzanan yöntemlerle kil eşyalar ürettiğini yazar. Böylece yörenin yalnızca volkanik bir jeolojisi değil, bu toprakla kurulmuş uzun bir üretim geleneği de olduğu anlaşılır. Bu geleneği, bölgenin jeolojisiyle bağlantısı içinde okuyabilirsiniz.

Yürüyüş ve Bisiklet ile Nasıl Gezilir

Kula Kaymakamlığı'na göre Divlit Volkanik Park içinde yaklaşık 2,7 kilometre uzunluğunda bir yürüyüş yolu ve yaklaşık 34,8 kilometre uzunluğunda bir bisiklet parkuru bulunur. Bu uzunluklar değişebilir. Güncel yol ve parkur bilgisini resmi sayfadan kontrol edin. UNESCO ayrıca jeoparkta 12 kilometreyi aşan işaretli jeoyol ve bilgi panolarından söz eder. Jeopark, spor ile jeoturizmi birleştiren GeoCycle adlı bir bisiklet topluluğu da kurmuştur.

Lav yüzeyi sert ve düzensizdir. Bu yüzden bileği saran sağlam ayakkabı giyin. Alanda gölge sınırlıdır ve genç lav akıntıları üzerinde bitki örtüsü azdır, bu nedenle yaz aylarında şapka, güneş kremi ve yeterli su almanız iyi olur. Gezi rotanızı jeopark birliği sitesindeki jeositler ve harita bölümünden planlayın. Kula ilçe merkezinden başlayan volkanik alana ilçeden ulaşılır.

UNESCO Jeoparkı Olmanın Anlamı

UNESCO'nun kayıtlarına göre Kula-Salihli UNESCO Küresel Jeoparkı 2015 yılında ilan edilmiştir. Jeopark Birliği, burasının Türkiye'nin ilk ve tek UNESCO etiketli jeoparkı olduğunu yazar. UNESCO'nun verilerine göre alan 232 bin hektardır ve nüfusu 208 bin 131'dir. Jeoparkın Celal Bayar Üniversitesi ile ortaklaşa kurduğu JARUM adlı araştırma merkezi bulunur. Jeopark, rehberli turlar ve okul programları da sunar.

Bu ünvan, bir yerin yalnızca güzel olduğunu değil, jeolojik mirasının korunarak yerel kalkınmayla birlikte yönetildiğini gösterir. Siz de volkan konilerine, lav yüzeylerine ve peribacalarına koruma bilinciyle yaklaşın.

Kaynaklar

Yorumlar

0/1000

İlk yorumu sen yaz