Kemeraltı'nda Hanlar ve Arastalar Arasında Bir Gün
Kemeraltı, İzmir'e ilk kez gelen kişinin haritada kolayca bulduğu ama içinde kolayca kaybolduğu bir çarşıdır.
Beğenmek ve puan vermek için giriş yap

Kemeraltı, İzmir'e ilk kez gelen kişinin haritada kolayca bulduğu ama içinde kolayca kaybolduğu bir çarşıdır. Ana caddeden dik açılan dar sokaklar, kapılarının ardında avlu saklayan taş yapılar ve eski kemer izleri, bu çarşıyı sıradan bir alışveriş sokağından ayırır. Bu yazı, çarşıyı vitrinlerden çok yapılarıyla okumak isteyenler için hazırlandı. Önce adın ve haritadaki şeklin hikayesini, sonra hanların nasıl çalıştığını, ardından Kızlarağası Hanı'nı ve komşu Agora Örenyeri'ni anlatıyor. Sonunda da Konak'tan başlayan bir yürüyüş hattı ve pratik notlar var.
Kemeraltı neden bu adı taşıyor
Çarşının adı, yapısından gelir. İzmir İl Kültür ve Turizm Müdürlüğü'nün anlatımına göre çarşı ilk yapıldığı yıllarda kısmen tonozlu ve kiremit örtülüydü; yan sokakları ve arastalarıyla kapalı bir çarşı görünümü taşıyordu. Yakın yıllara kadar çarşının belirli bir kesiminde sokakların üstü örtülüydü. Kemeraltı adı da bu bölümün üstünün kapalı olmasından doğmuştur. Çarşıya dik olarak açılan küçük sokakların bir bölümü de beşik tonozlarla örtülüydü. Bu sokaklar, aralarındaki ara geçitlerle birlikte arastaları oluşturuyordu.
Bugün tonozlu ve kubbeli eski dükkanların sayısı azalmış olsa da kemer ve tonoz ayrıntıları çarşının her yerinde göze çarpar. Kültür Portalı'na göre çarşı, modern iş merkezleri ve mağazalarıyla günün her saati canlı bir görünüm sunar. Bu yüzden Kemeraltı'nı yalnızca bir müze gibi değil, işleyen bir kent merkezi olarak düşünmek gerekir. Tarihi yapıların çoğu hala günlük ticaretin içinde yer alır.
İç limanın izinde Anafartalar Caddesi'nin kavisi
Haritaya bakarsanız çarşının ana damarı Anafartalar Caddesi'nin geniş bir kavis çizdiğini görürsünüz. Resmi kaynaklar bu kavsin nedenini açıkça verir: cadde, geçen yüzyıllarda var olan iç limanın etrafını dolaşıyordu. Liman zamanla ağzına doğru dolmaya başlayınca yeni yerleşim ve ticaret alanları açıldı. Bu alanlar yeni binalarla değerlendirildi. Yani çarşının bugünkü eğrisi, artık görünmeyen bir deniz kıyısının hafızasıdır.
Bu bilgi yürüyüşe de yön verir. Kavis boyunca ilerlerken sağınızda ve solunuzda farklı dönemlerde kazanılmış alanların birbirine eklendiğini düşünebilirsiniz. Sokakların bazen aniden daralması, bazen küçük meydanlara açılması bu eklemeli büyümenin sonucudur. Telefonunuzdaki haritayı bir kenara bırakıp kavisin sizi doğal olarak yönlendirmesine izin vermek, çarşıyı anlamanın kolay bir yoludur.
Han nedir, nasıl çalışırdı
Han, kentlerde tüccarın ve malın barındığı yapı tipidir. Kemeraltı'nda ayakta kalan hanların ortak düzeni birbirine benzer: dışarıya kapalı bir dış duvar, bir ya da birkaç kapı, ortada açık bir avlu ve avluyu çevreleyen iki katlı bir düzen. Alt katlar genellikle depo ve dükkan olarak, üst katlar ise sıralı odalar olarak planlanırdı. Kızlarağası Hanı'nın envanter kaydı bu düzeni açıkça tarif eder: üst katta ortada bir koridor, iki yanında sıralı odalar yer alır.
İzmir İl Kültür ve Turizm Müdürlüğü, Kemeraltı bölgesinde günümüze kadar ulaşmış büyüklü küçüklü pek çok han bulunduğunu belirtir ve bir liste verir. Listede Abacıoğlu, Abdurrahman, Arap, Büyük Demir, Büyük Karaosmanoğlu, Cambaz, Çakaloğlu, Çarşılı, Fazlıoğlu, Küçük Karaosmanoğlu, Kızlarağası, Manisalıoğlu, Mirkelamlıoğlu, Piyale, Selvili, Tütün, Uzun ve Yeni han adları yer alır. Bu adların bir bölümü tüccar ailelerini, bir bölümü ise malın türünü ya da yapının özelliğini anımsatır. Hepsini bir günde gezmek gerekmez; iki ya da üç hanın girişini bulup avlusuna bakmak yeterince fikir verir.
Kızlarağası Hanı
Kültür Portalı Kültür Envanteri'ne göre Kızlarağası Hanı, Hacı Beşir Ağa tarafından 1744 tarihinde yaptırılmıştır. Envanterde adres Hisarönü 203 Sokak olarak geçer ve han, Halim Ağa Çarşısı'ndan Hisarönü'ne giden yol üzerinde tarif edilir. Han iki katlı ve dört kapılıdır; ortada bir avlu bulunur. Yapı taştan inşa edilmiştir. Üst katta ortada bir koridor ve iki yanında sıralı odalar yer alır. Odaların bir kısmının pencereleri sokağa, bir kısmının ise avluya bakar.
Avlunun yanında bir de merdiven başı var. Envanter, bu merdivenlerin başındaki sütun başlıklarının oldukça süslü olduğunu not eder; hanı gezerken bakmaya değer ayrıntı budur. Yapı 1977 yılında iki ayrı kurul kararıyla tescil edilmiştir. Orijinal kullanımı han olan yapı bugün çarşı olarak kullanılır. Bu yüzden içeri girdiğinizde bir müze sessizliği değil, çalışan bir ticaret ortamı bulursunuz. Fotoğraf çekecekseniz kapı eşiğinde durup avluyu çerçevelemek ve esnafın işini engellememek iyi bir adettir.
Çarşıda el sanatı ve alışveriş kültürü
Kültür Portalı, bu kapalı ve açık mekanlardan oluşan çarşıda geleneksel Türk el sanatlarından seramik, çini pano, ahşap ürünler, tombak, halı, kilim ve her çeşit deri ürününü bulmanın mümkün olduğunu yazar. Alışveriş yapmak zorunda değilsiniz; vitrinlere bakarken bile bu zanaatların renk ve desen dilini tanımak mümkün. Çini panoların mavi ve turkuaz tonları, tombağın parlak yüzeyi ve kilimlerin geometrik desenleri dar sokaklarda ışığa çok güzel yakalanır.
Bir ürün almayı düşünüyorsanız önce birkaç tezgaha bakıp karşılaştırmak, malzemenin ne olduğunu sormak ve el işi olup olmadığını öğrenmek akıllıca olur. Çarşıda eski ve yeni bir arada durur; geleneksel zanaatın yanında günlük ihtiyaç eşyası satan dükkanlar da çoktur. Bu karışıklık Kemeraltı'nın kusuru değil, karakteridir.
Agora Örenyeri ile Kemeraltı'nın bitişikliği
Çarşının hemen yanında, Kemeraltı mevkiinde Agora Örenyeri yer alır. muze.gov.tr'deki tanıma göre örenyeri, Kemeraltı ile Kadifekale arasında kurulan Smyrna antik kentinin Helenistik ve Roma dönemlerindeki kent merkezidir. Kalıntıların önemli bir kısmı M.S. 2. yüzyıla tarihlenir. Buradaki ilk kazılar 1932 ile 1941 arasında yapıldı; 2002'den itibaren de müze eliyle kazılar yeniden başladı. Kazı ve restorasyon çalışmaları kapsamında Faustina Kapısı ayağa kaldırılmıştır.
Antik dönemde kent meydanı ve pazar yeri olan alanın hemen yanında bugün de bir çarşının sürmesi, bu bölgenin uzun süredir kentin ticaret odağı olduğunu düşündürür. Örenyerinin ziyaret günü, saati ve ücreti için muze.gov.tr'deki güncel sayfaya bakın.
Konak'tan başlayan yürüyüş
Kültür Portalı'nın Nasıl Gidilir bölümü, çarşıya İzmir Konak Vapur İskelesi'nden saat kulesinin arkasından Anafartalar Caddesi boyunca gidilebileceğini söyler. Bu da doğal bir başlangıç noktası verir. İskeleden çıkıp Konak Meydanı'nda Saat Kulesi'ne bakın. muze.gov.tr'ye göre kule 1901'de yaptırılmış, 25 metre yüksekliğinde, dört katlı ve sekizgen planlıdır; mimarlığını Raymond Charles Pere üstlenmiştir. Kuzey Afrika ve Endülüs mimarisini anımsatan sütun başlıkları ve at nalı kemerleri dikkat çeker.
Kuleden sonra arkasındaki yoldan Anafartalar Caddesi'ne girin. Kavisi izleyerek ilerlerken yan sokaklardan hanlara sapabilirsiniz. Önce Kızlarağası Hanı'na, ardından geri dönüp Agora Örenyeri'ne yönelmek, yürüyüşü mantıklı bir çembere dönüştürür. Dönüşte aynı caddeden iskeleye inmek ya da başka bir yan sokağı denemek size kalmış.
Gezerken pratik bilgiler
Çarşı günün her saati canlıdır; sakin bir yürüyüş isterseniz sabah erken saatleri tercih edin. Öğle ve akşamüstü sokaklar kalabalıklaşır, dar geçitlerde fotoğraf çekmek zorlaşır. Taş ve kaldırım karışık zeminde yürüyeceğiniz için rahat, sağlam tabanlı ayakkabı giyin. Bazı hanların girişleri ana caddeden belli olmaz; kapıyı bulmak için dükkanlar arasındaki dar aralıklara bakın. Yön bulmakta zorlanırsanız çarşının kavisli ana caddesine dönmek her zaman işe yarar.
Açılış saatleri, bilet ücretleri ve ziyaret koşulları zamanla değişir. Agora Örenyeri için muze.gov.tr'deki müze sayfasına, çarşı ve yapılar için İzmir İl Kültür ve Turizm Müdürlüğü ile Kültür Portalı sayfalarına bakmak en güvenli yoldur. Yanınıza su ve küçük bir çanta almak, ellerinizi serbest tutmak yürüyüşü rahatlatır.
Kemeraltı'nı iyi okumak için küçük bir kontrol listesi
Çarşıda gezerken şu ayrıntılara bakın. Kapılara bakın: Kızlarağası Hanı'nın dört kapısı olduğunu düşünerek farklı han girişlerini karşılaştırın. Avluya bakın: ortada açık alan ve çevresinde iki katlı sıra düzeni arayın. Tonoz ve kemerlere bakın: beşik tonoz izleri ve yan sokaklardaki kemerli geçitler çarşının eski kapalı dokusunun kalıntılarıdır. Merdiven başlarına bakın: süslü sütun başlıkları çoğu zaman gözden kaçar. Pencerelere bakın: bir kısmı sokağa, bir kısmı avluya açılır. Son olarak caddenin kavsine bakın ve burada bir zamanlar deniz olduğunu hatırlayın.
Kaynaklar
- İzmir İl Kültür ve Turizm Müdürlüğü, Kemeraltı, https://izmir.ktb.gov.tr/TR-77370/kemeralti.html
- Kültür Portalı, Kemeraltı, https://www.kulturportali.gov.tr/turkiye/izmir/gezilecekyer/kemeralti
- Kültür Portalı Kültür Envanteri, Kızlarağası Hanı, https://www.kulturportali.gov.tr/turkiye/izmir/kulturenvanteri/kizlaragasi-hani
- muze.gov.tr, Agora Örenyeri, https://muze.gov.tr/muze-detay?SectionId=AGR01&DistId=MRK
- Vikipedi, Kemeraltı, https://en.wikipedia.org/wiki/Kemeralt%C4%B1
- Kapak fotoğrafı, Olgunkin, CC BY-SA 3.0, Wikimedia Commons, File:Kızlarağası Hanı3.jpg
Yorumlar
İlk yorumu sen yaz
