İzmir'e İlk Kez Gelenler İçin 48 Saat
İzmir'in kendine has bir ritmi var; İstanbul'un yoğunluğuna da Antalya'nın tatil köyü düzenine de benzemez.
Beğenmek ve puan vermek için giriş yap

İzmir'in kendine has bir ritmi var; İstanbul'un yoğunluğuna da Antalya'nın tatil köyü düzenine de benzemez. İlk kez gelenlerin çoğu iki günün sonunda gezilecek yerler listesinden çok sahilde oturma alışkanlığını hatırlar. Biz de iki günü kalabalık bir listeye boğmadan nasıl geçireceğinizi anlatalım.
İlk gün merkezde kalın. Sabah Konak Meydanı'nda Saat Kulesi'nin fotoğrafını çekin, hemen yanındaki çinili Yalı Camii'ne göz atın ve Kemeraltı'na dalın. Çarşıda plan yapmayın, kaybolun; Kızlarağası Hanı'nın avlusunda kahve, Hisar Camii'nin avlusunda gölge bulursunuz. Öğlen çarşıda kumru ya da söğüş, ikisi de İzmir'e özgü, ikisini de deneyin. Öğleden sonra Agora'ya yürüyün; şehrin ortasında bir Roma çarşısı, apartmanların arasında. Gün batımı için Kadifekale'ye çıkın, akşamı Alsancak'ta Kıbrıs Şehitleri'nin ara sokaklarında geçirin.
İkinci gün körfeze çıkın. Sabah Konak'tan vapurla Karşıyaka'ya geçin; yirmi dakika sürer ve şehrin siluetini denizden görmenin tek yolu bu. Karşıyaka çarşısında boyoz ve lokma, sahilde Bostanlı'ya kadar yürüyüş. Öğleden sonra vapurla Alsancak'a dönüp Kordon'da uzanın; çimde yatmak burada bir kültür, kimse tuhaf bakmaz. Arkas Sanat'a uğrayın, sonra sahil boyunca Karataş'a yürüyüp Asansör'ün terasında çay için. Gece kalıyorsanız Kordon'da akşam yemeği, kalmıyorsanız trene yürüyerek yetişirsiniz.
Ulaşım için ilk işiniz İzmirim Kart almak olsun; vapur, metro, tramvay, İZBAN ve otobüsün hepsinde geçer, aktarma indirimi var. Havalimanından şehre İZBAN yarım saatte gelir. Merkez yürünebilir; taksiye yalnızca Kadifekale için ihtiyaç duyarsınız.
Kalacak yer için Alsancak ile Konak arası her şeye yürüme mesafesinde. Karşıyaka daha sakin, daha yerli ve vapurla merkeze bağlı; sabah vapuru da güne güzel bir başlangıç.
Mevsim olarak nisan–haziran ve eylül–ekim ideal. Temmuz ve ağustos sıcak ve nemli; o aylarda sabah erken çıkıp öğleni müzede geçirin. Eylülde Enternasyonal Fuar Kültürpark'ı doldurur, otelinizi erken ayırtın.
Üçüncü gününüz varsa cevap tek kelime, Efes. Trenle bir buçuk saat, günün sonunda Şirince'de meyve şarabı. Bu kadar yakında olup da gitmemek olmaz.
Son bir not. İzmirliler şehirlerini severler ve size anlatmaktan hoşlanırlar. Yol sorun, tavsiye isteyin; büyük ihtimalle bir de en iyi boyozcunun nerede olduğunu öğrenirsiniz, hem de tartışmalı bir cevapla.
Yorumlar
İlk yorumu sen yaz
