Fındığın Şekillendirdiği Bir Şehir
Giresun'u anlamak için önce yamaçlara bakmak gerekiyor. Denizden yükselen her eğim fındık bahçesiyle kaplı ve bu manzara tesadüf değil; şehrin mimarisi, ticareti ve takvimi bu tek üründen çıkmış.
Beğenmek ve puan vermek için giriş yap

Giresun'u anlamak için önce yamaçlara bakmak gerekiyor. Denizden yükselen her eğim fındık bahçesiyle kaplı ve bu manzara tesadüf değil; şehrin mimarisi, ticareti ve takvimi bu tek üründen çıkmış.
Fındık Giresun'da yüzyıllardır yetişiyor ama asıl dönüşüm 19. yüzyılda ihracatın büyümesiyle geldi. Limandan Avrupa'ya giden yükün karşılığı şehre geri döndü ve bugün Zeytinlik Mahallesi'nde gördüğünüz taş konaklar o dönemde yapıldı. Rum ve Türk tüccar ailelerinin evleri, cephe düzeni ve iç planıyla dönemin zenginliğini anlatıyor. Mahallenin dar sokaklarında yürürken aslında bir ürünün ekonomik tarihinde yürüyorsunuz.
Takvim de fındığa göre kuruluyor. Ağustos hasat ayı ve o dönem yamaçlar hareketleniyor; toplama işi hala büyük ölçüde elle yapılıyor ve mevsimlik işçiler bölgeye geliyor. Toplanan fındık önce bahçede, sonra evlerin önündeki betonlarda kurutuluyor. Yol kenarında serilmiş fındık görüntüsü ağustos ve eylülün Giresun'daki en tanıdık manzarası.
Ürünün kendisi de tek tip değil. Giresun'un tombul fındığı coğrafi işaretli ve yağ oranı ile aroması nedeniyle ayrı bir kategori sayılıyor; çikolata sanayisinde özellikle aranıyor. Merkezdeki üretici dükkanlarından alırken çeşidi sormak fark yaratıyor.
Mutfakta da karşınıza çıkıyor. Fındık helvası, fındıklı çörek ve fındık ezmesi yerel dükkanların temel ürünleri. Ama fındık burada bir hediyelik değil, bir geçim kaynağı; o yüzden en iyi tanışma yolu bir dükkandan çok bir bahçe kenarından geçmek.
Gezerken: Ağustosta gelirseniz hasadı görürsünüz ama köy yolları traktörle yoğun olur. Yağlıdere gibi iç vadiler bahçelerin terasla nasıl açıldığını en net gösteren yerler. Giresun Müzesi'nde fındık ticaretine dair belgeler sergileniyor; şehri anlamak için oradan başlamak iyi bir fikir.
Yorumlar
İlk yorumu sen yaz
