Evliya Çelebi'nin Gözüyle İstanbul
Evliya Çelebi, 17. yüzyılda Osmanlı topraklarını ve komşu ülkeleri kırk yılı aşkın bir süre dolaşmış ve gördüklerini on ciltlik Seyahatname'de toplamış bir gezgindir.
Beğenmek ve puan vermek için giriş yap

Evliya Çelebi, 17. yüzyılda Osmanlı topraklarını ve komşu ülkeleri kırk yılı aşkın bir süre dolaşmış ve gördüklerini on ciltlik Seyahatname'de toplamış bir gezgindir. UNESCO Türkiye Milli Komisyonu'na göre eser 45 ülke ve 257 şehirden söz eder; şehirlerin idari yapısından mimarisine, pazardaki ürünlerden halkın konuşma biçimine kadar geniş bir bilgi sunar. Ama bu dev eserin ilk cildi tek bir şehre ayrılmıştır: Evliya'nın doğduğu ve yazmaya başladığı İstanbul'a.
Bu yazı, Evliya'yı bir rehber gibi yanınıza almanız için hazırlandı. Önce kim olduğunu ve Seyahatname'nin İstanbul cildinin neleri anlattığını özetliyoruz. Sonra onun anlattığı yerlerden bugün hangilerini görebileceğinizi ve Evliya'yı okurken nelere dikkat etmek gerektiğini anlatıyoruz. Evliya'dan uzun alıntılar yapmak yerine, onun hakkında yazılmış güvenilir kaynaklara dayanıyoruz.
Unkapanı'nda Doğan Bir Çocuk
TDV İslam Ansiklopedisi'ne göre Evliya Çelebi, eserindeki bilgilere dayanarak 25 Mart 1611'de İstanbul'da, Unkapanı'nda doğdu. Tam ve gerçek adı belli değildir; Evliya adının hocası İmam Evliya Mehmed Efendi'den geldiği düşünülür. Babası Derviş Mehmed Zılli, sarayın kuyumcubaşısıydı. Evliya, babasının Sultanahmet Camii'nin kapı ve pencere süslemelerinde çalıştığını yazar.
Aile aslen Kütahyalıydı ve fetihten sonra İstanbul'a yerleşmişti. Evliya'nın anlatımına göre atalarından Yavuz Er, Unkapanı'nda yüz dükkanla birlikte Evliya'nın doğduğu evi yaptırmıştı. Yani Unkapanı, Evliya için yalnızca doğum yeri değil, ailenin şehre kök saldığı yerdi.
Evliya iyi bir eğitim aldı. TDV'ye göre Şeyhülislam Hamid Efendi Medresesi'nde yedi yıl kadar okudu, hocasından hafızlık dersleri aldı ve babasından hat öğrendi. Güzel sesi sayesinde musiki eğitimi de gördü. Sonra saraya alındı ve Enderun'da eğitimini sürdürdü. Türkçe Vikipedi, onun Ayasofya Camii'nde Kuran okurken IV. Murad'ın dikkatini çektiğini aktarır. Evliya kendi ifadesine göre sık sık padişahın huzuruna çıkıyor, nükteleriyle onu eğlendiriyordu. Dört yıl kaldığı Enderun'dan sipahi olarak çıktı.
Ahi Çelebi Camii'nde Görülen Rüya
Evliya, gezilerinin sebebini bir rüyaya bağlar. TDV İslam Ansiklopedisi'ne göre 19 Ağustos 1630 gecesi gördüğü rüyada kendini Yemiş İskelesi civarındaki Ahi Çelebi Camii'nde, kalabalık bir cemaatin içinde bulur. Heyecanla konuşurken şefaat dileyeceği yerde ağzından seyahat sözü çıkar ve bu dileğin kabul edildiğini anlar. Rüyayı yorumlayan Kasımpaşa Mevlevihanesi şeyhi Abdullah Dede ona işe önce kendi şehrinden başlamasını söyler. TDV'nin aktardığı ifadeyle "bizim İstanbul'cağızı tahrir eyle", yani önce kendi İstanbul'unu yaz.
Evliya bu öğüdü tuttu. İstanbul'u semt semt dolaştı, meclislere ve kahvehanelere uğrayarak bilgi topladı. İstanbul dışına ilk gezisini 1640'ta Bursa'ya yaptı. Babasından izin almadan gittiği bu yolculuktan dönünce babası ona hem gezme izni verdi hem de bir seyahatname yazmasını tavsiye etti.
Rüyanın geçtiği Ahi Çelebi Camii bugün de ayakta. Türkçe Vikipedi'ye göre Eminönü'de, Zindan Han yakınındadır. Kanlıfırın Mescidi ve Yemişçiler Camii adlarıyla da bilinir. Cami 1539'da ve 1653'te iki kez yandı, uzun süre harap kaldı ve 1990'larda onarılarak yeniden ibadete açıldı. Tek kubbeli, taş ve tuğladan küçük bir yapıdır ve kapısına merdivenle çıkılır.
Kırk Yıllık Yolculuğun Kısa Haritası
Evliya'nın yolculuklarını tek paragrafta özetlemek zor, ama genel çizgi şöyle. TDV İslam Ansiklopedisi'ne göre 1640'ların başında Trabzon'a ve Kırım'a gitti, Azak seferine katıldı. Sonraki yıllarda Erzurum, Azerbaycan ve Gürcistan'ı; ardından Şam'ı, Suriye'yi ve Anadolu'nun pek çok şehrini gezdi. Akrabası Melek Ahmed Paşa'nın maiyetinde Balkanlar'da ve Doğu Anadolu'da uzun yıllar geçirdi. 1663'te Avusturya seferine katıldı ve bir elçilik heyetiyle Viyana'ya gitti.
1671'de hacca gitmek üzere İstanbul'dan ayrıldı. Batı ve Güney Anadolu'yu, Ege adalarını, Suriye'yi dolaşarak Mekke'ye ulaştı; ardından Mısır'a geçti ve Sudan ile Habeşistan taraflarını gezdi. Seyahatname'nin onuncu ve son cildi tamamen Mısır'a ve çevresine ayrılmıştır. Onuncu cilt birdenbire bittiği için Evliya'nın eserini bitiremeden öldüğü tahmin edilir. Ölüm yeri ve tarihi kesin değildir; TDV, 1682 ile 1684 arasındaki tahminleri ve mezarının İstanbul'da olduğuna dair iddiaları aktarır.
Eserin cilt düzeni kabaca şöyledir.
- Birinci cilt İstanbul ve çevresi.
- İkinci cilt Bursa, Karadeniz kıyısı, Kafkasya ve Girit seferi.
- Üçüncü ve dördüncü ciltler Suriye, Rumeli, Doğu Anadolu ve İran.
- Beşinci ile sekizinci ciltler arasında Balkanlar, Orta Avrupa, Viyana, Kırım ve Girit.
- Dokuzuncu cilt hac yolculuğu, onuncu cilt Mısır.
Birinci Cilt Neden İstanbul
TDV İslam Ansiklopedisi Seyahatname'nin birinci cildinin İstanbul'a tahsis edildiğini açıkça yazar. İBB'nin Büyük İstanbul Tarihi projesindeki bir makale de bu cildin İstanbul'la ilgili hemen her konuyu kapsadığını belirtir. Aynı makale, John Freely'nin Evliya Çelebi'nin İstanbul'u adlı kitabının bölüm başlıklarını örnek verir: Evliya'nın rüyası, tılsımlar, Konstantinopolis'in fethi, Topkapı Sarayı, sultan türbeleri, esnaf loncaları, evliyalar ve mezarlıklar, varoşlar. Bu başlıklar, birinci cildin nasıl bir şehir portresi çizdiğine dair iyi bir fikir verir.
Birinci cilt yalnızca surların içini değil, Boğaz kıyılarını da anlatır. TDV İslam Ansiklopedisi'nin Rumelihisarı maddesi, Evliya'nın hisarın dışa açılan kapılarını Hisarpeçe, Dizdar, Sel ve Dağ kapısı diye adlandırdığını ve bu bilginin birinci ciltte yer aldığını belirtir. Hisarın kapılarını bugün adlarıyla anmak için hala Evliya'ya başvuruluyor olması, bu cildin şehir hakkında bir başvuru kitabı gibi kullanıldığını gösterir.
Birinci cildi okurken dikkatinizi çekecek şey, Evliya'nın yapıları ve insanları birlikte anlatmasıdır. Bir cami ya da çarşı anlatılırken orada çalışanlar, satılan mallar, semtin ünlü yemekleri ve halkın konuşma biçimi de sayfaya girer. Türkçe Vikipedi, Osmanlı mutfağı araştırmacısı Marianna Yerasimos'un Seyahatname'de 44 pilav, 40 çorba ve 50'ye yakın ekmek çeşidinden söz edildiğini saptadığını aktarır. Evliya'nın İstanbul'u bu yüzden bir anıtlar listesi değil, yaşayan bir şehirdir.
Esnafı Tek Tek Sayan Yazar
Birinci cildin uzun bölümlerinden biri, İstanbul esnafının dökümüdür. TDV İslam Ansiklopedisi'nin esnaf maddesi, Evliya'nın 17. yüzyıl İstanbul'undaki esnaf birliklerini tek tek adlarını vererek saydığını yazar ve Seyahatname'nin birinci cildindeki bu bölümü kaynak gösterir.
Tarihçi Arif Bilgin, İBB'nin Büyük İstanbul Tarihi projesinde yayımlanan makalesinde Evliya'nın bu kayıtlarından yalnızca gıda esnafını ayıklayıp bir tablo hazırlamıştır. Tablodan birkaç örnek, Evliya'nın şehri nasıl gördüğünü iyi anlatır.
- Evliya'ya göre İstanbul'da 70 dükkanda 300 kişi simit yapıp satıyordu.
- Yoğurtçuların 500 dükkanından 100'ü Eyüp'teydi. Sütlüce, Kasımpaşa, Ortaköy, Kanlıca ve Üsküdar yoğurtları ünlüydü.
- Unkapanı'nda un tedarikinden sorumlu bir emin ve uncu esnafı vardı. Padişahın balık emini de Unkapanı'nın dışında, eski Balıkpazarı'nda, sahildeydi.
- Tahtakale'deki tahmiste İstanbul kadılığı sınırlarında satılacak kahvenin tamamı öğütülürdü. Evliya burada yüz dibek ve üç fırın sayar.
- Yemiş İskelesi'nin dibinde devlete ait bir sebzehane vardı ve üzüm değirmencilerinin işletmeleri Ahi Çelebi Camii Sokağı'ndaydı.
- Kağıthane'nin sazlıklarında ipe bağlı çömleklerini suya bırakıp kaya balığı yakalayan bir balıkçı grubu bile listede yer alır.
Bilgin, Evliya'nın verdiği dükkan ve çalışan sayılarının sınanmaya muhtaç olduğunu, ama sektörün hacmi hakkında fikir verdiğini vurgular. Evliya'yı okurken bu uyarıyı hep aklınızda tutun.
Alay Köşkü'nün Önünden Geçen Esnaf
Osmanlı İstanbul'unda esnafın kalabalık bir alayla şehirden geçtiği törenler yapılırdı. TDV İslam Ansiklopedisi'nin orducu maddesine göre sefer zamanı orduya katılacak esnaf, ordu alayı adı verilen bir törenle İstanbul'dan ayrılırdı. Sabah erkenden çarşılarında toplanan esnaf grupları kendilerine has kıyafetleri, aletleri, çadırları ve davullarıyla hünerlerini göstererek Alay Köşkü'nün önünden geçerdi. Ardından Edirnekapı'dan çıkıp Davutpaşa sahrasında çadırlarını kurarlardı. Madde, kaynakları arasında Seyahatname'nin birinci cildini de gösterir.
Alay Köşkü bugün de Gülhane Parkı'nın, eski saray surunun Alemdar Caddesi'ne bakan köşesinde durur. TDV'nin Alay Köşkü maddesine göre padişahların bu caddeden geçen alayları izlemesi için yapılmış ve adını bu görevden almıştır. Ancak bugün gördüğünüz yapı Evliya'nın gördüğü köşk değildir: kitabesine göre II. Mahmud döneminde, 1810 ya da 1819-1820'de, daha eski bir köşkün yerine yapılmıştır. Köşkün önünde durup caddeye bakarken, Evliya'nın saydığı esnafın kendi aletleriyle buradan geçtiğini düşünmek, onun esnaf listesini somut bir sahneye çevirir.
Evliya'yı Nasıl Okumalı
Evliya, keyifle okunan ama dikkatle kullanılması gereken bir yazardır. TDV İslam Ansiklopedisi, onun çoğu zaman mübalağalı haberler vermekten hoşlandığını, anlattığını renklendirmek için bazen uydurma bir olay ortaya attığını ve okurun ilgisini çekmek için akla sığmayan hikayelere yer verdiğini yazar. Aynı madde, üslubunun konuşur gibi sade ve samimi olduğunu, gezdiği yerlerde halkın konuşma biçimine özel önem verdiğini de belirtir. Evliya gezdiği yerlerde duvarlara kendisi için Fatiha istediği kısa bir not yazacak kadar da şakacıydı.
İstanbul'dan dört örnek bu okuma biçimini iyi gösterir.
- Hezarfen Ahmed Çelebi. TDV'ye göre onun hakkındaki bilgiler yalnızca Seyahatname'ye dayanır. Evliya, Hezarfen'in Galata Kulesi'nden havalanıp lodosa karşı uçarak Üsküdar'da Doğancılar Meydanı'na indiğini yazar. TDV, kol gücüyle kanat çırparak bu mesafenin uçulamayacağını, ancak basit bir planörle mümkün olabileceğinin düşünüldüğünü not eder.
- Lagari Hasan Çelebi. TDV onu, IV. Murad döneminde barut macunundan hazırlanmış fişeklerle uçtuğu rivayet edilen bir sanatkar olarak tanımlar. Türkçe Vikipedi'ye göre bu anlatı da Seyahatname'ye dayanır: Lagari'nin Sarayburnu'nda padişahın önünde bir fişekle havalanıp Sinan Paşa Köşkü önünde denize indiği anlatılır.
- Çeşmeler. Evliya'nın sakalar için verdiği bilgiye göre sakalar İstanbul'daki 9.999 çeşmeden su doldururdu. Bu tür yuvarlak ve abartılı sayılar Evliya'da sıkça görülür.
- Kurşunlu mahzen. Evliya, Galata'daki kurşunlu mahzeni Emevi halifesi Ömer b. Abdülaziz'e bağlar. Türkçe Vikipedi ve TDV ise yapının Bizans döneminde Galata surlarının Haliç girişindeki burcun mahzeni olduğunu yazar. Bugün Yeraltı Camii olarak biliniyor.
Evliya'nın sayıları ve efsaneleri, onun gözlemlerini değersiz kılmaz. Tersine, hangi yapının hangi hikayeyle anıldığını ve halkın bir yeri nasıl anlattığını gösteren nadir bir kayıttır. İyi bir okur, Evliya'yı başka kaynaklarla birlikte okur.
Haliç Kıyısında Evliya'nın İstanbul'u
Evliya'nın izini sürmeye en uygun yer, doğduğu Unkapanı ile rüyasını gördüğü Yemiş İskelesi arasındaki Haliç kıyısıdır. Unkapanı bugün tarihi yarımadayı Beyoğlu'na bağlayan Atatürk Köprüsü'nün, eski adıyla Unkapanı Köprüsü'nün yarımada ayağındadır. Evliya'nın esnaf listesinde Unkapanı, şehrin un tedarikinin merkezi olarak geçer.
Unkapanı'ndan Eminönü'ne doğru yürüdüğünüzde Evliya'nın listesindeki pek çok işin geçtiği bölgeden geçersiniz: un, balık, meyve ve sebze iskeleleri, Tahtakale'nin kahve dövülen tahmisi. Bugün sokakların çoğu değişmiş olsa da kıyı ile çarşılar arasındaki bu yoğun ticaret dokusu hala hissedilir.
Yolun sonunda Ahi Çelebi Camii'ne uğrayın. Evliya'nın rüyasını gördüğü bu küçük cami faal bir ibadet yeridir. Ziyaretinizi namaz vakitleri dışına denk getirin, omuzları ve dizleri örten kıyafetler giyin, kadınların başlarını örtmesi beklenir, ayakkabılarınızı girişte çıkarın ve içeride sessiz olun. Türkçe Vikipedi'ye göre yapı, Mimar Sinan'ın eserlerini sayan tezkirelerde de adı geçen camiler arasındadır.
Galata'dan Eyüp'e
Haliç'in karşı yakasında Evliya'nın iki hikayesi sizi bekler. İlki Galata Kulesi'dir. Kültür ve Turizm Bakanlığı'na göre kule 14. yüzyıl ortalarında Cenevizliler tarafından Galata surlarının parçası olarak yapıldı, Osmanlı döneminde bir süre zindan, sonra yangın gözetleme kulesi oldu. 2020'de Vakıflar Genel Müdürlüğü tarafından yeniden restore edildi ve bugün müze olarak ziyaret ediliyor. Kulenin tepesinden Üsküdar'a bakarken Hezarfen hikayesinin mesafesini kendi gözlerinizle ölçebilirsiniz. Bakanlığın sayfasına göre 18 yaş altındakilerin kuleyi ebeveynleriyle ziyaret etmesi zorunludur; saatleri ve bilet bilgisini resmi siteden kontrol edin.
İkinci durak, Karaköy vapur iskelesinin yakınındaki Yeraltı Camii'dir. Evliya'nın kurşunlu mahzen diye andığı ve buğday deposu olarak kullanıldığını yazdığı yapı, Türkçe Vikipedi'ye göre 1750'lerde camiye dönüştürülmüştür. Alçak tonozların altında, Evliya'nın efsanesiyle yapının Bizans geçmişini yan yana düşünmek iyi bir okuma egzersizidir. Burası da faal bir camidir; aynı ziyaret adabı geçerlidir.
Eyüp ise Evliya'nın hayatında özel bir yer tutar. TDV İslam Ansiklopedisi'ne göre Evliya hacca gitme kararını, Kadir gecesi Eyüp Sultan'ın kabrini ziyaret ettikten sonra gördüğü bir rüyaya bağlar ve Mayıs 1671'de İstanbul'dan yola çıkar. Arif Bilgin'in tablosuna göre Evliya, İstanbul'daki yoğurt dükkanlarının beşte birinin Eyüp'te olduğunu da yazar. Bugün Eyüp Sultan Camii'ni ziyaret ederken aynı adabı gözetin: namaz vakitleri dışında gelin, uygun kıyafet giyin ve türbe çevresinde sessiz olun.
Seyahatname'nin Yazmaları ve UNESCO
Seyahatname'nin asıl nüshaları İstanbul'dadır. TDV İslam Ansiklopedisi'ne göre son çalışmalar esas nüshaların Topkapı Sarayı Müzesi Kütüphanesi'nde olduğunu gösterir; birinci ve ikinci ciltler Bağdat Köşkü koleksiyonundadır. UNESCO Türkiye Milli Komisyonu'na göre nüshalar Topkapı Sarayı Müzesi Kütüphanesi ile Süleymaniye Yazma Eserler Kütüphanesi'nde korunur ve Evliya Çelebi Seyahatnamesi 2013'te UNESCO Dünya Belleği Uluslararası Kütüğü'ne kaydedilmiştir.
Aynı komisyonun sayfasına göre UNESCO'nun 2009'daki 35. Genel Konferansı, Evliya Çelebi'nin doğumunun 400. yıl dönümünü 2011 yılının anma ve kutlama yıl dönümleri arasına aldı. Yani 2011, Evliya'nın dünya ölçeğinde anıldığı yıl oldu.
Eserin basım tarihi de uzundur. Türkçe Vikipedi'ye göre ilk altı cilt 1896'dan itibaren İstanbul'da basılabildi, kalan ciltler 1928 ile 1938 arasında yayımlandı. Yazının kapağındaki sayfa, 1896'da başlayan bu İstanbul baskısının birinci cildinin iç kapağıdır. Bugün eserin Latin harfleriyle hazırlanmış on ciltlik bir baskısı ve günümüz Türkçesine aktarılmış baskıları var; Türkçe Vikipedi'ye göre birinci cildi Latin alfabesine aktaran Orhan Şaik Gökyay, eserin çok daha geniş bir okur kitlesine ulaşmasını sağlamıştır.
Evliya'nın İzinde Bir Gün
Evliya'nın İstanbul'unu bir günde okumak isterseniz şu sırayı öneririz.
- Sabah Eyüp. Eyüp Sultan Camii'ni ve çevresini sakin saatlerde gezin.
- Öğleye doğru Unkapanı ve Haliç kıyısı. Evliya'nın doğduğu semtte kıyı boyunca Eminönü'ne yürüyün.
- Öğle sonrası Yemiş İskelesi ve Ahi Çelebi Camii, ardından Tahtakale'nin sokakları.
- İkindiye doğru Gülhane'deki Alay Köşkü. Köşkün önünde, esnaf alaylarının geçtiği caddeye bakın.
- Günün sonunda Galata Köprüsü'nü geçip Karaköy'de Yeraltı Camii'ne, oradan Galata Kulesi'ne çıkın.
Okumaya nereden başlayacağınızı merak ediyorsanız, birinci cildin günümüz Türkçesine aktarılmış bir baskısı iyi bir başlangıçtır. İngilizce okuyan arkadaşlarınız için İngilizce Vikipedi iki yol gösterir: Joseph von Hammer-Purgstall'ın 1834'te yayımlanan ve ilk iki cildi kapsayan çevirisi ile Robert Dankoff ve Sooyong Kim'in on ciltten seçmeleri içeren 2010 tarihli çevirisi. Hammer'ın dili eskimiştir; yeni başlayanlar için seçmeler daha rahat okunur.
Yanınıza Seyahatname'nin birinci cildinden birkaç sayfa ya da onun hakkında yazılmış bir kitap alın ve her durakta onun o yer hakkında ne söylediğine bakın. Evliya'nın abartılarını gülümseyerek, gözlemlerini dikkatle okuduğunuzda, dört yüz yıl önceki İstanbul ile bugünkü şehir arasındaki mesafe beklediğinizden kısa gelir.
Kaynaklar
- TDV İslam Ansiklopedisi, Evliya Çelebi maddesi, https://islamansiklopedisi.org.tr/evliya-celebi
- TDV İslam Ansiklopedisi, Esnaf maddesi, https://islamansiklopedisi.org.tr/esnaf
- TDV İslam Ansiklopedisi, Orducu maddesi, https://islamansiklopedisi.org.tr/orducu
- TDV İslam Ansiklopedisi, Alay Köşkü maddesi, https://islamansiklopedisi.org.tr/alay-kosku
- TDV İslam Ansiklopedisi, Hezarfen Ahmed Çelebi maddesi, https://islamansiklopedisi.org.tr/hezarfen-ahmed-celebi
- TDV İslam Ansiklopedisi, Galata maddesi, https://islamansiklopedisi.org.tr/galata
- TDV İslam Ansiklopedisi, Rumelihisarı maddesi, https://islamansiklopedisi.org.tr/rumelihisari
- Arif Bilgin, XVII. Yüzyılın Ortalarında İstanbul'daki Gıda Esnafı, Antik Çağ'dan XXI. Yüzyıla Büyük İstanbul Tarihi, https://istanbultarihi.ist/114-xvii-yuzyilin-ortalarinda-istanbuldaki-gida-esnafi
- Büyük İstanbul Tarihi, Şehri Sözle Resmetmek, Osmanlı Edebi Metinlerinde İstanbul, https://istanbultarihi.ist/247-sehri-sozle-resmetmek-osmanli-edebi-metinlerinde-istanbul-xv-xviii-yuzyillar
- UNESCO Türkiye Milli Komisyonu, Anma ve Kutlama Yıl Dönümleri, https://www.unesco.org.tr/Pages/2000/1393/Anma-ve-Kutlama-Y%C4%B1l-D%C3%B6n%C3%BCmleri
- UNESCO Türkiye Milli Komisyonu, UNESCO Dünya Belleği Programı, https://www.unesco.org.tr/Pages/127/124/UNESCO-D%C3%BCnya-Belle%C4%9Fi-Program%C4%B1
- T.C. Kültür ve Turizm Bakanlığı, İstanbul Galata Kulesi sayfası, https://muze.gov.tr/muze-detay?SectionId=GLT04&DistId=MRK
- Vikipedi, Evliya Çelebi, https://tr.wikipedia.org/wiki/Evliya_%C3%87elebi
- Vikipedi, Seyahatname (Evliya Çelebi), https://tr.wikipedia.org/wiki/Seyahatn%C3%A2me_(Evliya_%C3%87elebi)
- Vikipedi, Ahi Çelebi Camii, https://tr.wikipedia.org/wiki/Ahi_%C3%87elebi_Camii
- Vikipedi, Lagari Hasan Çelebi, https://tr.wikipedia.org/wiki/L%C3%A2gar%C3%AE_Hasan_%C3%87elebi
- TDV İslam Ansiklopedisi, Lagari Hasan Çelebi maddesi, https://islamansiklopedisi.org.tr/lagari-hasan-celebi
- Vikipedi, Yeraltı Camii, https://tr.wikipedia.org/wiki/Yeralt%C4%B1_Camii
- Vikipedi, Atatürk Köprüsü, https://tr.wikipedia.org/wiki/Atat%C3%BCrk_K%C3%B6pr%C3%BCs%C3%BC
Yorumlar
İlk yorumu sen yaz
