Bolkar Dağlarının Buzul Gölleri
Niğde'nin güney ufkunu kapatan Bolkar Dağları, İç Anadolu'nun bozkırı ile Akdeniz kıyısı arasında aşılmaz görünen bir duvar gibi yükselir. Kuzey yamaçlardan bakıldığında sıradan bir dağ sırası sanılabilir.
Beğenmek ve puan vermek için giriş yap

Niğde'nin güney ufkunu kapatan Bolkar Dağları, İç Anadolu'nun bozkırı ile Akdeniz kıyısı arasında aşılmaz görünen bir duvar gibi yükselir. Kuzey yamaçlardan bakıldığında sıradan bir dağ sırası sanılabilir. Oysa sıranın yüksek kesiminde, binlerce yıl önce buzulların oyduğu çanakların içinde küçük göller saklanır. Bu yazıda Bolkarların buzul geçmişini, bu göllerin nasıl oluştuğunu ve yalnızca burada yaşayan bir kurbağanın hikayesini resmi raporların ve bilimsel çalışmaların ışığında anlatıyoruz. Yazının sonunda bu yüksek dünyaya nasıl ve ne zaman gidileceğine dair pratik öneriler de bulacaksınız.
Toroslarda yüksek bir duvar
Bolkar Dağları Orta Toroslar bölümünde, İç Anadolu ile Akdeniz bölgelerini birbirinden ayıran başlıca dağ sıralarından biridir. Uluslararası Önemli Doğa Alanları kayıtları, sıranın güneybatıdan kuzeydoğuya doğru yetmiş kilometre kadar uzandığını, batıdan doğuya yavaşça yükselip en büyük yüksekliğine kuzeydoğuda ulaştığını anlatır. Burada en yüksek nokta 3524 metrelik Medetsiz Tepesi'dir ve kayıtlara göre Toroslarda Aladağlar'dan sonra ikinci yüksek dağ kütlesidir. Sıranın büyük bölümü, eski Tetis denizinde çökelmiş, yüzlerce metre kalınlığındaki sert kireçtaşlarından oluşur.
Ankara Üniversitesi'nden Onur Çalışkan ve arkadaşlarının çalışması, Alman jeolog Blumenthal'in 1956'da sırayı iki bölüme ayırdığını hatırlatır. Daha sarp olan ve biçimiyle Alpleri andıran kuzey bölüm Yüksek Bolkardağ ya da Esas Bolkardağ adını almıştır. Buzul izlerinin en belirgin olduğu yer de burasıdır. Niğde'nin Ulukışla ilçesine bağlı Maden köyü ile onun üstündeki Meydan Yaylası, bu yüksek bölümün kapısı sayılır.
Buz Çağında Bolkarlar
Son buzul çağlarında Bolkarların yüksek kesimleri kalıcı karla örtülüydü. Çalışkan ve arkadaşlarının aktardığına göre Blumenthal, sirk tabanlarının ve morenlerin yüksekliğini inceleyerek Pleyistosen kalıcı kar sınırının 2700 metre dolayında olduğunu belirtmiştir. Buzullar en çok kuzeye bakan vadilerde ilerlemiş ve bu vadilerde iki bin metreye kadar inmiştir. Güneye ve doğuya bakan vadilerde ise daha yüksekte kalmışlardır.
Bu buzulların ne zaman ilerleyip ne zaman çekildiğini ilk kez sayısal olarak İstanbul Teknik Üniversitesi'nden Attila Çiner ile Mehmet Akif Sarıkaya ortaya koymuştur. Araştırmacılar üç buzul vadisinden otuz örnek toplamış ve kozmojenik klor yöntemiyle morenleri tarihlendirmiştir. Çalışmaya göre eski buzullar morenlerini 3200 ile 2200 metre arasında bırakmış ve dört ayrı buzul dönemi tanınmıştır. Bunların en eskisi Karagöl Vadisi'nde yaklaşık 46 bin yıl öncesine uzanır. Buzullar en geniş konumlarına, sirkten dile yaklaşık beş buçuk kilometre uzanarak, yaklaşık 19 bin yıl önce Son Buzul Maksimumu sırasında Karagöl Vadisi'nde ulaşmıştır. Kuzeydeki Alagöl ile güneydeki Elmalı vadilerinde geç buzul dönemine ait morenler yaklaşık 15 bin ile 12 bin 600 yıl öncesine tarihlenmiştir. Dağdaki son buzul çekilmesi ise erken Holosen'de, Karagöl Vadisi'nde yaklaşık dokuz bin yıl önce başlamıştır. Araştırmacılar bu sonuçların Türkiye'nin ve Akdeniz'in diğer dağlarından elde edilen buzul kronolojileriyle iyi uyuştuğunu belirtir.
Sirklerin içindeki göller
Buzullar çekildiğinde geride oydukları çanakları bıraktı. Sirk denen bu yarım daire biçimli çukurların bazılarında zamanla göller oluştu. Niğde İl Çevre Durum Raporu, Aladağlar ve Bolkar Dağları üzerinde buzul aşınmasıyla oluşmuş sirk gölleri bulunduğunu yazar. Önemli Doğa Alanları kayıtları da Bolkarlardaki bu göllerin başlıca ikisini Karagöl ve Çiniligöl olarak anar ve yüksek alpin kuşağın temmuz sonuna kadar karla örtülü kaldığını belirtir.
Karagöl, bu göllerin en çok bilinenidir. Çevre raporu gölün yaklaşık altmış hektar büyüklükte olduğunu ve en derin yerinin on iki metreye ulaştığını kaydeder. Çiniligöl de aynı yüksek kuşakta, Karagöl'ün biraz yukarısındadır. Kaynaklar iki gölün yüksekliğini birbirinden farklı verse de ikisi de 2.500 metrenin üzerindedir. Maden köyü sınırları içindeki Meydan Yaylası, Karagöl ve Çiniligöl çevresi birinci derece doğal sit alanıdır. Çevre raporuna göre aynı alan 2014'te Niğde Valiliği'nin kararıyla mahalli sulak alan ilan edilmiştir.
Moloz altında yaşayan buz
Bolkarların buzul hikayesi göllerle bitmez. Çalışkan ve arkadaşları 2010 ağustosunda yaptıkları arazi çalışmasında, Karagöl ve Alişan buzullaşma alanlarında, 2900 metreden yüksek ve kuzeye bakan sirklerin içinde yedi döküntü örtülü buzul belirlemiştir. Bu buzulların üzeri kaya molozuyla örtülüdür. Örtü erimeye karşı yalıtım gibi çalıştığı için buz yüzeyden değil, içten ve alttan erir. En büyükleri Medetsiz ve Eğerkaya Batı buzullarıdır, her biri yaklaşık 0,23 kilometrekare alan kaplar.
Bu buzulların en ilginci Kopuk Buzulu'dur, çünkü üzerinde üç küçük buzul üstü göl bulunur. Araştırmacılara göre bunların en eskisi olan Kopuk Göl neredeyse kusursuz bir daire biçimindedir, çapı elli metredir ve çevresini on metre kadar yükselen buz falezleri sarar. Yeşil suyu, görece sığ olduğuna ve alg gibi canlılar barındırdığına işaret eder. Yanında Küçük Göl ve Uzun Göl yer alır. Blumenthal'in 1950'lerde çektiği fotoğraflarla bugünkü görüntü karşılaştırıldığında buzulun ucunun son altmış yılda belirgin biçimde gerilemediği anlaşılmıştır. Araştırmacılar Kopuk Göl ile Uzun Göl'ü ayıran eşiğin incelmesi nedeniyle iki gölün bir süre sonra birleşebileceğini öngörür.
Ötmeyen kurbağa
Bolkarların buzul gölleri bir canlı için dünyanın tek yurdudur. Niğde İl Çevre Durum Raporu'na göre Toros kurbağası, bilimsel adıyla Rana holtzi, Türkiye'ye özgüdür ve yalnızca Karagöl ile Çiniligöl'de bilinir. Rapor, vücut boyu yedi buçuk santimetreye kadar ulaşan bu kurbağanın derisinin yumuşak ve düz olduğunu yazar. Sırtı sarımsı kirli yeşil ya da sarımsı pembe zemin üzerinde siyahımsı lekeler taşır, karnı ise genellikle lekesiz ve pembemsidir. Erkeklerde iç ses kesesi bulunduğu için ova kurbağaları gibi ötmezler. Niğde İl Kültür ve Turizm Müdürlüğü de ile gelen ziyaretçilere bu ötmeyen kurbağayı görmeden dönmemelerini önerir.
TÜBİTAK'ın Bilim Çocuk dergisi, türün 1984'te Bern Sözleşmesi ile koruma altına alındığını anlatır. Aynı yazıya göre yıllar önce Karagöl'e bırakılan sazan balıkları kurbağaların ve yumurtalarının azalmasına yol açmış, balık avlamak için göle gelenler de türe zarar vermiştir. Dergi, Toros kurbağalarının sürekli suyun içinde değil, gölün çevresindeki çayırlıklarda topluluklar halinde yaşadığını belirtir. Bu yüzden göl kıyısındaki çayırları çiğnemeden, patikalardan ayrılmadan yürümek bu küçük canlıya yapılabilecek en büyük iyiliktir.
Çayırların ve kayaların zenginliği
Göller yalnızca kurbağanın değil, zengin bir bitki örtüsünün de çevresidir. Önemli Doğa Alanları kayıtlarına göre güney yamaçlar dağ Akdeniz iklimi, kuzey yamaçlar ise İç Anadolu'ya özgü karasal iklim altındadır. Güneydeki derin vadilerin nemli mikroklimaları, bazı kalıntı türlere de sığınak olur. Çevre raporu sıranın önemli bir kısmının Toros iğne yapraklı dağ ormanları ve Akdeniz yüksek dağ çayırlarıyla örtülü olduğunu, kuzey yamaçlarda ise geniş dağ bozkırlarının ve seyrek orman topluluklarının yer aldığını yazar. Önemli Doğa Alanları kayıtları ise yoğun otlatmanın ve yakacak odun toplamanın özellikle yüksek düzlüklerdeki bitki örtüsü için en büyük baskı olduğunu vurgular. Çevre raporuna göre Bolkarlar Akdeniz Bölgesi'nin en geniş yüksek dağ çayırlıklarına sahiptir. Bilinen bitki taksonu sayısı 674'tür ve bunların 101'i Türkiye'ye özgüdür, 21 endemik takson ise tehlike altındadır. Rapor alanda yalnızca tek bir noktada yaşayan on kadar canlı bulunduğunu, yüksek yaylalarda yılkı atı sürülerinin görülebildiğini de ekler. Rapor Türkiye'ye özgü türler arasında yünlü kayauyurunu ve halk arasında arısıpası denen küçük bir böcekçil türü de sayar.
Nasıl ve ne zaman gidilir
Niğde İli Turizm Master Planı, Bolkarlardaki yürüyüşler için Madenköy'den Çinili Göl'e uzanan bir rota tanımlar. Plana göre rota yaklaşık 11,8 kilometre uzunluğundadır, toplamda bin metreyi aşan bir tırmanış içerir ve zorluk derecesi ikidir. Patikalar önce Meydan Yaylası'na çıkar, oradan Karagöl'e ve buzul gölleri manzarası eşliğinde Çinili Göl'e ulaşır. Plan nisan ve mayısta kar örtüsünün altından kardelen, çiğdem ve mavi nevruzların çıktığını, haziranda ise yaylanın sarı ve mor yayla çiçekleriyle kaplandığını anlatır. Meydan Yaylası plana göre Maden köyüne beş, Darboğaz'a yedi kilometre uzaklıktadır.
Yüksek Bolkarlar ciddi bir dağ ortamıdır. Kar yaz ortasına kadar kalabilir, hava kısa sürede bozabilir ve yükseklik vücudu zorlar. Yürüyüşe ancak bölgeyi bilen bir rehberle ve gerekli izinleri alarak çıkın, zirvelere yönelik tırmanışları deneyimli dağcılara bırakın. Kamp kuracaksanız göl kıyılarından ve çayırlardan uzak durun, çöpünüzü geri getirin, göle hiçbir şey bırakmayın. Bu göller on binlerce yıllık bir buzul geçmişinin son tanıklarıdır ve onları korumak her ziyaretçinin sorumluluğudur.
Kaynaklar
- T.C. Çevre ve Şehircilik Bakanlığı, Niğde Valiliği Çevre ve Şehircilik İl Müdürlüğü, 2016 Yılı Niğde İl Çevre Durum Raporu, https://webdosya.csb.gov.tr/db/ced/editordosya/Nigde_icdr2016(1).pdf
- Niğde İl Kültür ve Turizm Müdürlüğü, Niğde İli Turizm Master Planı 2025-2029, https://nigde.ktb.gov.tr/Eklenti/139023,nigde-turizm-master-planipdf.pdf?0
- Niğde İl Kültür ve Turizm Müdürlüğü, Yapmadan Dönme, https://nigde.ktb.gov.tr/TR-74737/yapmadan-donme.html
- Çalışkan, O., Gürgen, G., Yılmaz, E. ve Yeşilyurt, S., Bolkar Dağları Kuzeydoğusunun Glasyal Morfolojisi ve Döküntüyle Örtülü Buzulları, Uluslararası İnsan Bilimleri Dergisi 9/1 (2012), https://arastirmax.com/en/system/files/dergiler/161047/makaleler/9/1/arastrmx_161047_9_pp_890-911.pdf
- Çiner, A. ve Sarıkaya, M. A., Cosmogenic 36Cl geochronology of late Quaternary glaciers in the Bolkar Mountains, south central Turkey, Geological Society Special Publication 433 (2017), İstanbul Teknik Üniversitesi, https://research.itu.edu.tr/en/publications/cosmogenic-sup36supcl-geochronology-of-late-quaternary-glaciers-i/
- Key Biodiversity Areas, Bolkar Mountains (9591), https://www.keybiodiversityareas.org/site/factsheet/9591
- TÜBİTAK Bilim Çocuk, Toros Kurbağası, https://bilimcocuk.tubitak.gov.tr/wp-content/uploads/sites/157/2025/09/babe893d-6dac-4bec-913e-252b116b33a6.pdf
Yorumlar
İlk yorumu sen yaz
