Ana içeriğe atla
Radar Türkiye
Etkinlikleri uygulamada keşfet
Aç
Radar Türkiye

Ankara'nın Tren Hikayesi

Ankara'yı bir başkente dönüştüren şeylerden biri raydı. 1892'nin son gününde İstanbul'dan gelen hat şehre ulaştığında Ankara, tiftik ve tahıl ticareti yapan bir Anadolu kasabasıydı.

Radar TürkiyeRadar Türkiye15 Ekim 2026
Henüz puan yok

Beğenmek ve puan vermek için giriş yap

Ankara'nın Tren Hikayesi

Ankara'yı bir başkente dönüştüren şeylerden biri raydı. 1892'nin son gününde İstanbul'dan gelen hat şehre ulaştığında Ankara, tiftik ve tahıl ticareti yapan bir Anadolu kasabasıydı. Otuz yıl sonra aynı istasyonun küçük taş binası bir savaşın karargahı oldu, kırk beş yıl sonra da yanında Cumhuriyet'in en gösterişli yapılarından biri yükseldi. Bugün Başkentray'ın banliyö trenleri, hızlı trenler ve Doğu Ekspresi aynı garın peronlarını paylaşıyor. Bu yazı Ankara'nın demiryolu hikayesini sırasıyla anlatıyor ve o hikayenin izlerini tek bir trenle nasıl gezebileceğinizi öneriyor.

Rayların şehre ulaşması

Anadolu'da demiryolu yapımı Sultan Abdülaziz döneminde, İstanbul'un Asya yakasında başladı. Haydarpaşa'dan Pendik'e uzanan ilk kesim 1872'de, İzmit'e uzanan bölüm 1873'te açıldı. Hattı Ankara'ya taşıma işi uzun süre para bulunamadığı için askıda kaldı. Sonunda imtiyazı Deutsche Bank aldı ve 4 Ekim 1888'de Osmanlı Anadolu Demiryolları şirketi, Fransızca adıyla Chemins de Fer Ottomans d'Anatolie kuruldu. Ankara yönündeki inşaat Mayıs 1889'da başladı ve hat 31 Aralık 1892'de Ankara'ya açıldı.

Ankara bir süre hattın son durağı olarak kaldı. Şehrin ihraç ettiği tiftik ve yün, Birinci Dünya Savaşı'ndan önce artık bu hat üzerinden İstanbul'a taşınıyordu. Savaş yıllarında şirketin trenleri cephelere malzeme taşıdı; İngilizce Vikipedi'ye göre 1914 ile 1918 arasında Ankara istasyonunda yolcu treni çalışmadı.

Direksiyon Binası, karargah olan istasyon

Ankara'nın ilk istasyonu, bugün garın içinde kalan iki katlı küçük taş yapıdır. Hattın inşaatı sırasında 1892'de demiryolu idaresi için yapılan bu binaya Direksiyon Binası denir. Mondros Mütarekesi'nden sonra şehre gelen İngiliz birliğinin komuta kademesi burada kaldı. Milli Mücadele başlayınca bina Mustafa Kemal'in konutu ve karargahı oldu. Kaynaklar başlangıç tarihi konusunda ayrışır: Kültür Portalı binanın 27 Aralık 1919'dan itibaren onun emrine tahsis edildiğini yazar, Vikipedi ise ilk aylarda Ziraat Mektebi'nin kullanıldığını ve binaya 1920'de geçildiğini anlatır. Fransa ile yapılan Ankara Antlaşması'nın imza töreni 21 Ekim 1921'de bu binada gerçekleşti.

Bina 24 Aralık 1964'te Atatürk Konutu ve Demiryolları Müzesi olarak açıldı. Kültür Portalı onu Kültür ve Turizm Bakanlığı denetimindeki özel müze statüsünde ilk kurum müzesi olarak tanıtıyor. Giriş katı demiryolu müzesidir: 1856'dan bu yana demiryoluyla ilgili belgeler, makaslar, ray örnekleri, yemekli ve yataklı vagonlarda kullanılmış gümüş servis takımları, eski biletler, lokomotif plakaları, telefon ve telgraf makineleri burada sergileniyor. İngiliz hükümetinin Sultan Abdülaziz'e armağan ettiği altın kaplama minyatür vagon ile Alman demiryolu idaresinin TCDD'nin ilk genel müdürü Behiç Erkin'e armağan ettiği buharlı lokomotif maketi en çok bakılan parçalardır. İbrahim Çallı'nın üç metreye iki metrelik büyük tablosu Kurtuluş Savaşı'nda Kağnı Çeken Kadınlar da bu katta asılı. Üst kat, kabul odası, çalışma odası ve yatak odasıyla konut olarak düzenlenmiştir. Binanın dışına da bakın: köşeleri taş, saçakları ahşap olan yapının tek süsü kilit kemerli pencereleridir. Bu sade cephe 2004'te Atatürk Evleri konulu posta pulu serisine de girdi.

Müzenin yanında beyaz boyalı bir vagon durur. Almanya'da yapılan bu özel araç, Atatürk'ün 1935 ile 1938 arasındaki yurt gezilerinde kullanıldı ve 19-20 Kasım 1938'de naaşını İzmit'ten Ankara'ya taşıdı.

Demiryolunun millileşmesi ve yeni istasyonlar

Cumhuriyet'in ilk yıllarında demiryolu yönetimi adım adım devlete geçti. 3 Mart 1924'te ülkenin ilk milli demiryolu şirketi olan Anadolu-Bağdat Demiryolları kuruldu, 1927'de hatlar devletleştirildi ve 1929'da bugünkü TCDD'nin öncülü olan Devlet Demiryolları Umum Müdürlüğü işi devraldı. Bu yıllarda Ankara'nın çevresine yeni istasyonlar eklendi. Doğuya giden Ankara-Kars hattı üzerindeki Kayaş İstasyonu 20 Kasım 1925'te açıldı. Batıda, Atatürk Orman Çiftliği arazisinde Burhanettin Tamcı'nın Birinci Ulusal Mimarlık üslubunda tasarladığı Gazi İstasyonu 1 Şubat 1926'da hizmete girdi. Gazi'nin tarihi binası bugün de ayakta; binanın önündeki kenar peronu yolculara kapalı, trenler yandaki ada peronundan kalkıyor.

Aynı dönemde garın arkasında trenlerin bakım ve onarımı için cer atölyeleri inşa edildi. 1926-1927'de yapılan bu atölyeler 1995'e kadar kullanıldı. Üç binadan ikisi sonradan ağır hasar gördü; ayakta kalanı mimarlar Semra ve Özcan Uygur'un projesiyle onarılarak 2010'da CerModern adıyla sanat merkezi olarak açıldı. Yüksek tavanlı bir demiryolu atölyesinde sergi gezmek, Ankara'nın endüstri mirasını bugün görmenin en kolay yoludur.

1937 garı, başkentin kapısı

Başkent olan şehre ilk istasyon binası yetmedi. Mimar Şekip Akalın'ın tasarladığı yeni gar için sondaj çalışmaları Kasım 1934'te başladı, temel 3 Kasım 1935'te atıldı ve bina 30 Ekim 1937'de açıldı. Akalın garı yalnızca bir istasyon olarak değil; gazinosu, lojmanları ve idari binalarıyla bir kompleks olarak kurguladı. Betonarme iskeletli yapı dışarıdan Ankara taşıyla kaplıdır. Girişteki anıtsal sütunlar ile merdiven kulelerinin yuvarlak hatları, 1930'ların neoklasik ve modern eğilimlerini bir arada gösterir. İki cepheden ve tepeden ışık alan orta holün üstü 23 metrelik çelik bir makasla geçilmiştir. Girişlerdeki krom kaplı metal ayrıntılar ve mermer turnikeler, yakından bakmaya değer ayrıntılardır. TMMOB İnşaat Mühendisleri Odası 2005'te garı 50. Yılda 50 Eser listesine aldı.

Gar açıldıktan sonra Ankara uzun yolun merkezi oldu. İngilizce Vikipedi, 1927'de İstanbul ile Ankara arasında Anadolu Ekspresi adlı yataklı bir gece treninin başladığını, 1939'da İzmir'e Dokuz Eylül Ekspresi ve Kars'a Doğu Ekspresi, 1944'te Kurtalan'a Güney Ekspresi seferlerinin eklendiğini yazar. Bugün aynı peronlardan Doğu Ekspresi, Van Gölü Ekspresi, İzmir Mavi Treni ve Ankara Ekspresi gibi anahat trenleri kalkıyor.

Banliyöden Başkentray'a

Sincan ile Kayaş arasındaki hat 1970'te çift hatlı hale getirilip elektriklendirildi ve 1972'de banliyö trenleri çalışmaya başladı. Bu trenler kırk dört yıl boyunca şehrin batısındaki yerleşimleri merkeze bağladı. Hat 11 Temmuz 2016'da yenileme için kapatıldı ve 12 Nisan 2018'de Başkentray adıyla yeniden açıldı. Bugün 37,472 kilometrelik hatta 24 istasyon var; yenileme sırasında istasyon sayısı 28'den 24'e indi. Tren sırasıyla Sincan, Etimesgut, Yenimahalle, Altındağ, Çankaya ve Mamak ilçelerinden geçiyor. Ankara Garı ve Kurtuluş'ta Ankaray'a, Ankara Garı ve Yenişehir'de metroya aktarma yapılabiliyor.

Hızlı tren çağı

Türkiye'nin ilk yüksek hızlı tren seferi 13 Mart 2009'da Ankara ile Eskişehir arasında başladı. Ardından 23 Ağustos 2011'de Konya, 25 Temmuz 2014'te İstanbul hattı açıldı. Artan yolcu için eski garın hemen yanına Ankara Yüksek Hızlı Tren Garı yapıldı ve 29 Ekim 2016'da hizmete girdi. Yeni bina 400 metrelik üç ada peronunun üstünde duruyor ve eski gara bir yaya köprüsüyle bağlanıyor. Kayaş İstasyonu'nun hızlı tren bölümü de 26 Nisan 2023'te açıldı. Böylece 1892'de son durak olan şehir, bugün ülkenin hızlı tren ağının merkezi haline geldi.

Lokomotifler nerede

Uzun yıllar garın Celal Bayar Bulvarı tarafında bir açık hava buharlı lokomotif müzesi vardı. 1991'de açılan bu alanın lokomotifleri, 5 Aralık 2013'te hızlı tren garı inşaatı nedeniyle TCDD'nin Behiç Bey tesislerine taşındı; bir kısmı bugün ODTÜ Bilim ve Teknoloji Müzesi'nin açık hava sergisinde duruyor. Lokomotifleri görmek isterseniz güncel ziyaret bilgisini ilgili kurumlardan almanızı öneririz.

Şehrin batısında, Polatlı'da ise bir istasyon başlı başına müzeye dönüştü. Sakarya Meydan Savaşı sırasında ordunun lojistik merkezi, reviri ve cephanesi olarak kullanılan Malıköy İstasyonu, 1 Haziran 2008'de TCDD Malıköy Tren İstasyonu Müzesi olarak açıldı. Müzede o savaşta kullanılan 1897 yapımı bir Alman lokomotifi ve 1909 yapımı bir vagon sergileniyor.

Başkentray ile bir gün

Bu hikayeyi tek bir hat üzerinde gezmek mümkün. Sabah batıdan, Gazi İstasyonu'ndan başlayın ve 1926 binasına peronun karşısından bakın. Trenle Ankara Garı'na geçip önce Atatürk Konutu ve Demiryolları Müzesi'ni, sonra yanındaki beyaz vagonu görün. 1937 garının orta holünde biraz durup çelik makasa ve taş kaplamaya bakın. Oradan yürüyerek eski cer atölyesindeki CerModern'e gidebilirsiniz. Günü isterseniz trenle hattın doğu ucuna, 1925'te açılan Kayaş'a uzanarak bitirin.

Pratik notlar

Başkentray peronlarına girmek için AnkaraKart gerekir. Sefer aralıkları ve müzelerin ziyaret saatleri değişebildiği için güncel bilgiyi TCDD Taşımacılık ile müzelerin resmi sayfalarından kontrol edin. Hafta sonu ve resmi tatillerde bazı kurum müzeleri kapalı olabilir; yola çıkmadan önce bakmakta fayda var.

Kaynaklar

Yorumlar

0/1000

İlk yorumu sen yaz