Ana içeriğe atla
Radar Türkiye
Etkinlikleri uygulamada keşfet
Aç
Radar Türkiye

Ankara'da İlk 48 Saat

Ankara'ya ilk kez geliyorsanız büyük ihtimalle şehri bir geçiş noktası sanıyorsunuz; bir gün Anıtkabir, belki bir müze, sonra Kapadokya.

Radar TürkiyeRadar Türkiye3 Eylül 2026
Henüz puan yok

Beğenmek ve puan vermek için giriş yap

Ankara'da İlk 48 Saat

Ankara'ya ilk kez geliyorsanız büyük ihtimalle şehri bir geçiş noktası sanıyorsunuz; bir gün Anıtkabir, belki bir müze, sonra Kapadokya. Anlıyoruz, ama iki gününüzü verirseniz Ankara size üç farklı yüz gösterecek ve her biri Türkiye'nin başka bir dönemine ait. İşte tren garından başlayıp iki günde şehrin omurgasını gören bir plan.

Birinci günü Ulus'a verin. Sabah Anıtkabir'le başlayın; Ankaray'ın Tandoğan istasyonundan Aslanlı Yol'a on dakika yürüyorsunuz ve saat dokuzda kalabalık henüz gelmemiş oluyor. Mozole, tören meydanı ve yer altındaki müze için iki saat ayırın; nöbet değişimini kaçırmayın. Öğlen metroyla Ulus'a inin ve saat on ikide Denizciler Caddesi'ndeki esnaf lokantalarından birinde Ankara tava isteyin; tepsiler ikide bitmiş oluyor, geç kalan aç kalır. Öğleden sonra Roma Hamamı'ndan Hacı Bayram Meydanı'na, oradan Suluhan ve Gözcü Sokak üzerinden Anadolu Medeniyetleri Müzesi'ne yürüyün. Bu müze Türkiye'nin en iyi arkeoloji koleksiyonu, iki saat istiyor. Günü kale burçlarında gün batımıyla, akşam yemeğini kale içindeki lokantalardan birinde bitirin.

İkinci gün Çankaya'nın. Geç kahvaltı için Tunalı Hilmi'ye çıkın; cadde Kızılay'dan Kuğulu Park'a doğru alçalıyor ve arka sokaklarında pastaneler, kahveciler, kitapçılar var. Kuğulu Park'ta kahvenizi bitirdikten sonra Seğmenler Parkı üzerinden Çankaya yamacına tırmanın; Atakule'nin terası şehri 360 derece gösteriyor ve trenle dönecekseniz veda manzaranız bu. Vaktiniz kalırsa Kızılay'a inip Sakarya Caddesi'nde balık ekmekle günü kapatın.

Bu planda bilerek dışarıda bıraktıklarımız var; CerModern ve CSO Ada gibi sanat mekanları, Hamamönü'nün restore sokakları, Etnografya Müzesi'nin geçici kabri. Üçüncü bir gününüz varsa hepsi Ulus–Sıhhiye aksında birbirine yürüme mesafesinde. Beypazarı ya da Eymir Gölü gibi şehir dışı planlar dördüncü günü hak ediyor.

Ulaşım basit. Ankaray ve metro Kızılay'da kesişiyor, AnkaraKart ikisinde de geçiyor ve gardan alınıyor. Taksi ucuz sayılır ama Ulus yokuşlarında yürümek daha keyifli. Sonbahar en iyi mevsim; hava berrak, ağaçlar sarı, müzeler sakin. Yazın Anıtkabir ve Roma Hamamı'nda gölge yok, şapka alın. Kışın kar Ankara'yı fotoğrafa çok yakıştırıyor ama kaldırımlar buzlanıyor.

Son bir not. Ankaralılar şehirlerinin pek sevilmediğini bilir ve bu yüzden onu seven ziyaretçiye ayrı bir sıcaklık gösterir. Bir esnaf lokantasında masayı paylaştığınız memurdan, kale yokuşunda antikacının hikayesinden şehri öğrenin; bulacağınız en iyi rehber onlar.

Yorumlar

0/1000

İlk yorumu sen yaz