Akarçay'ın Yolculuğu, Altıgöz'den Eber Gölü'ne
Akarçay denize ulaşmayan bir ırmaktır. Afyonkarahisar'ın batısındaki yüksek yerlerden doğar, kentin ortasından geçer, doğuya dönüp geniş bir ovayı aşar ve yolculuğunu Bolvadin ile Çay arasındaki Eber Gölü'nde bitirir.
Beğenmek ve puan vermek için giriş yap

Akarçay denize ulaşmayan bir ırmaktır. Afyonkarahisar'ın batısındaki yüksek yerlerden doğar, kentin ortasından geçer, doğuya dönüp geniş bir ovayı aşar ve yolculuğunu Bolvadin ile Çay arasındaki Eber Gölü'nde bitirir. Bu kısa yolun üzerinde Selçuklu döneminden kalma bir kent köprüsü, Bizans'tan Osmanlı'ya üç ayrı dönemin taşını taşıyan uzun bir kervan köprüsü ve kuşlarla, sazlıklarla, kuraklıkla anılan bir göl var. Bu yazıda ırmağı kaynaklarından gölüne kadar izliyor, yol üzerindeki duraklarda nelere bakmanız gerektiğini anlatıyoruz.
Bir havzaya adını veren ırmak
Vikipedi'deki Akarçay maddesi, ırmağın İç Anadolu'da kendi adını taşıyan bir havzaya ad verdiğini ve Eber Gölü'ne döküldüğünü yazar. Aynı madde ırmağın eski adının Kokarçay olduğunu da kaydeder. Hitit metinlerinde Aştarpa olarak geçen ırmağın genellikle Büyük Menderes'e karşılık geldiği düşünülse de bazı akademisyenler bu adın bugünkü Akarçay'a denk düştüğünü öne sürer; yani ırmağın tarihteki adı bile hala tartışma konusudur.
Akarçay tek bir pınardan doğmaz, kollarını topladıkça büyür. Vikipedi'ye göre ana kaynağı Araplı deresi olarak da bilinen Aksu Deresi'dir. Ona önce kuzeyden gelen Seyitler Çayı, yani Kuruçay katılır; ardından yine kuzeyden Çayözü Deresi, en son da güneyden Kali Çayı karışır ve ırmak bu sularla Eber Gölü'ne ulaşır. Bölge çevresi yüksek dağlarla kuşatılmış olduğu için denizin nemli havası buraya ulaşmaz. Bu yüzden ırmağın taşıdığı su ilkbahar, yaz, sonbahar ve kış arasında büyük farklar gösterir. Akarçay'ı baharda gören biriyle yaz sonunda gören birinin anlattıkları bu nedenle aynı olmayabilir.
Kentin içinde, Altıgöz Köprüsü
Irmağın Afyonkarahisar kentinde bıraktığı en eski iz Altıgöz Köprüsü'dür. Kültür Portalı köprünün kent merkezinde, Çetinkaya Mahallesi'nde, Cirit Kayalığı'nın kuzeyinden akan Akarçay üzerinde durduğunu yazar. Köprü, Afyonkarahisar'dan çıkıp Han köyüne, oradan da Gazlıgöl ve Eskişehir yönüne giden eski yolun üzerindedir. Adını ikisi yuvarlak, dördü sivri kemerli altı gözünden alır. Gövdesi moloz taş dolgu üzerine iri kesme taşla kaplanmış, yer yer devşirme taş kullanılmıştır.
Bu devşirme taşlar köprünün en ilginç ayrıntısıdır. Kültür Portalı'na göre eski korkuluk taşları büyük olasılıkla bugünkü adı Sülün olan antik Prymnessos kentinin tiyatro basamaklarından getirilmiştir. Köprünün kuzeybatı cephesinde, dalgakıranların bulunduğu yerin güney duvarında devşirme bir Grekçe yazıt da vardır. Bu yazıt başka bir yerden getirilmemişse aynı noktada Bizans döneminde de bir köprünün bulunduğu düşünülebilir.
Köprünün tarihini üzerindeki kitabe anlatır. Kültür Portalı'na göre köprü 1209 yılından önce Sabıküddin Ebül Vefa İlyas Bey tarafından yaptırıldı ve onun vasiyeti üzerine oğlu tarafından 1237'de bugünkü haliyle onarıldı. Kitabenin sol yanında okunamayan sekiz satır daha yazı bulunur. Köprü 1661-1662'de yeniden onarılmış, son olarak 1985'te Karayolları Genel Müdürlüğü tarafından restore edilmiştir. Irmağa düşen ve 1980'de müzeye kaldırılan onarım kitabesi de özgün yerine geri konmuştur. Anadolu Ajansı'na konuşan bir tarihçi ise köprünün Osmanlı döneminde 1891'de de onarıldığını belirtir.
Kaynaklar köprünün yapım tarihinde tam olarak birleşmez. İl Kültür ve Turizm Müdürlüğü'nün köprüler sayfası yapıyı 1214 yılına ve Akkoyunlulara bağlarken, Kültür Portalı'ndaki metin Akkoyunlularla bağlantının şeriye mahkemesi sicilinde geçtiğini, kitabenin ise yukarıdaki tarihleri verdiğini aktarır. Bu yazıda kitabeyi esas alıyoruz; ama köprünün önünde durduğunuzda bu yüzyılların üst üste bindiğini bilmek yeter. Bugün köprü pek kullanılmıyor, bu da onu ırmağın kenarında sakin sakin bakılacak bir yapıya dönüştürüyor.
Ovaya açılan yol
Kentten çıkan Akarçay doğuya döner ve geniş bir ovaya açılır. Vikipedi'deki Eber Gölü maddesi, ırmağın içinden geçtiği havzanın kuzeybatı-güneydoğu doğrultusunda ortalama yüz kilometre uzunluğunda ve yirmi beş kilometre genişliğinde bir çöküntü alanı olduğunu anlatır. Kuzeyde Emir Dağları, güneyde Sultan Dağları bu ovayı çevreler. Irmağın sesi burada azalır, yatağı tarlaların arasında yavaşlar ve kervan yollarının izlerini taşıyan ikinci büyük köprüye doğru akar.
Bolvadin'de, Kırkgöz Köprüsü
Kırkgöz Köprüsü Bolvadin ilçe merkezinin yaklaşık yedi kilometre güneydoğusunda, Eber Gölü'ne akan Akarçay'ın üzerindedir. Anadolu Ajansı'nın haberine göre köprü 1150'de Bizans İmparatoru I. Manuel Komnenos tarafından kırk gözlü olarak yaptırıldı. Haberde görüşü aktarılan Afyon Kocatepe Üniversitesi'nden bir tarihçi, köprünün Roma döneminden itibaren İstanbul'u güneye bağlayan kuzey-güney kervan yolunun önemli geçiş noktalarından biri olduğunu, Selçuklu döneminde ana yol güzergahı olarak kullanıldığını ve Osmanlı döneminde sürekli hareketli bir geçiş yeri olduğunu anlatır.
Köprüyü bugünkü uzunluğuna taşıyan Mimar Sinan'dır. İl Kültür ve Turizm Müdürlüğü'ne göre köprünün güney bölümü I. Manuel'in yaptırdığı mermer ve yontulmuş bazalt kısımdır, kuzey bölümü ise Mimar Sinan tarafından altmış dört göze kadar uzatılmıştır. Anadolu Ajansı bu işin Kanuni Sultan Süleyman'ın Bağdat ve İran seferleri sırasında yapıldığını yazar. Sinan köprüye bir namazgah, suya inmek için mermer bir merdiven ve bir kitabe de ekletmiştir. Vikipedi'ye göre Sinan köprüyü kuzeye doğru yaklaşık iki yüz metre uzatarak yirmi iki kemer eklemiştir.
Köprünün gövdesi bir taş kataloğu gibidir. Vikipedi'deki maddeye göre orta bölümde koyu renkli tüf taşının arasında yer yer bazalt ve beyaz mermer görülür. Suyla temas eden alt kısımlarda aşınmaya dayanıklı bazalt ve devşirme mermer, üst kısımlarda ise gözenekli tüf kullanılmıştır. Osmanlı dönemine ait kuzey kısımda taş işçiliği daha düzenlidir. Anadolu Ajansı da kemerlerin ortada daha geniş ve sivri, uçlara doğru ise küçük ve basık olduğunu belirtir.
Gözlerin sayısı kaynaktan kaynağa değişir. Altmış dört göze ulaşan köprünün bugün elli yedi gözü görülebilir. Vikipedi, ırmağın yatağının değiştirilmesi sırasında bazı gözlerin yıkıldığını, bazılarının ise toprak altında kaldığını yazar. Köprü Kurtuluş Savaşı sırasında da hasar görmüş, kitabesi ırmağa düşmüş ve sonra bulunarak müzeye taşınmıştır. Bugün köprü ana yolun dışında, tarlaların arasında durur ve havadan bakıldığında ovayı bir cetvel gibi keser.
Yolculuğun sonu, Eber Gölü
Akarçay yolculuğunu Eber Gölü'nde bitirir. Vikipedi'ye göre Eber, Türkiye'nin on birinci büyük gölü ve deniz seviyesinden yaklaşık 967 metre yüksekte, tatlı sulu bir bataklık gölüdür. Son buzul çağında çok daha büyük ve derin olan bir gölden geriye kalan bir artık göl olarak tanımlanır. Adını bir Avşar Türkmen obasından aldığı ve bir zamanlar Akşehir Gölü ile tek bir göl olduğu da aynı maddede yazar. Bugün Eber bir kanalla Akşehir Gölü'ne su aktarır. İl Kültür ve Turizm Müdürlüğü gölün Çay ve Bolvadin ilçelerinin sınırları içinde kaldığını ve Akarçay ile Sultan Dağları'ndan gelen kaynak sularıyla beslendiğini belirtir.
Gölün yüzü kamışla kaplıdır. Vikipedi'ye göre kırmızı kamışlar beş, hatta altı metre boya ulaşır ve bu yüzden büyük gölün çoğu, sudan çok bir çayırlık gibi görünür. Gölde yüzlerce yüzen adacık bulunur; yöre halkı bunlara kopak der. Kopaklar, kalınlaşan kamış köklerinin topraktan ayrılması ve üzerlerinde rüzgarla toprak birikmesiyle oluşur. Göl kıyısındaki köylerde yaşayanların bir bölümü kamış ve hasırotu işleyerek geçimini sağlar.
Eber aynı zamanda bir kuş gölüdür. Vikipedi, göle avlanmak, kamış adalarda kuluçkaya yatmak ya da kışlamak için gelen göçmen su kuşları arasında küçük karabatak, kaşıkçı, Dalmaçya pelikanı, erguvani balıkçıl, alaca balıkçıl, dikkuyruk ve sakarmekeyi sayar. Göl, 22 Haziran 1992'de birinci derece doğal sit alanı ilan edilmiştir. Bu koruma statüsü, kıyıda gezerken sazlığa girmemeniz ve kuşları rahatsız etmemeniz için iyi bir hatırlatmadır.
Ama Eber'i ziyaret etmeden önce bilinmesi gereken bir gerçek var. Gölün yüzölçümü yıldan yıla çok değişir. Vikipedi en yüksek su seviyesinin Mayıs 1969'da, en düşüğünün Ekim 1991'de görüldüğünü, göl alanının bu iki tarih arasında yüz altmış dört kilometrekareden altmış iki kilometrekareye kadar indiğini yazar. Hürriyet Daily News ise Ekim 2018'de yerel basına dayanarak gölün kuraklık nedeniyle tamamen kuruduğunu ve kamış ile balıkla geçinen köylülerin zor durumda kaldığını aktarmıştır. Yani göl her mevsim aynı manzarayı sunmaz; gitmeden önce su durumunu yerel kaynaklardan öğrenmek akıllıca olur.
Irmağı izlemek için pratik öneriler
Akarçay'ın yolculuğunu bir günde izlemek mümkündür, ama bunun için araç gerekir. Güne kentte, Altıgöz Köprüsü'nde başlayın; köprü kent merkezinde olduğu için yürüyerek ulaşılabilir ve sabah ışığında kemerlerin taş dokusu daha iyi okunur. Ardından Bolvadin yönüne doğru ilerleyin ve Kırkgöz Köprüsü'ne ilçe merkezinden çıkıp tarlaların arasındaki yolla ulaşın. Köprünün üzerinde yürürken farklı dönemlerin taşlarını ayırt etmeye çalışın; Sinan'ın eklediği kuzey kısım ile Bizans'tan kalan güney kısım arasındaki farkı görmek bu durağın asıl keyfidir.
Eber Gölü için günün son saatlerini ayırın. Kuş gözlemi için dürbün getirin ve kıyıda sessiz kalın; göç mevsimlerinde göl en canlı halindedir. Yürüyüş ayakkabısı giyin, çünkü kıyı ve köprü çevresindeki yollar çoğunlukla toprak ve yer yer çamurludur. Her iki köprü de açık alanda durduğu için ziyaret saati yoktur, ama ışık ve güvenlik için gün batmadan dönmeyi planlayın. Bir kente su getiren, ovayı sulayan ve sonunda bir göle dönüşen bu kısa ırmak, Afyonkarahisar'ı yalnız kalesiyle değil, suyuyla da tanımanızı sağlar.
Kaynaklar
- Kültür Portalı, Altıgöz Köprüsü, https://www.kulturportali.gov.tr/turkiye/afyonkarahisar/gezilecekyer/altigoz-koprusu
- Afyonkarahisar İl Kültür ve Turizm Müdürlüğü, Köprüler, https://afyon.ktb.gov.tr/TR-63503/kopruler.html
- Afyonkarahisar İl Kültür ve Turizm Müdürlüğü, Göller, https://afyon.ktb.gov.tr/TR-63440/goller.html
- Anadolu Ajansı, Mimar Sinan'ın elinin değdiği köprü Kırkgöz, https://www.aa.com.tr/tr/turkiye/mimar-sinanin-elinin-degdigi-kopru-kirkgoz/1635881
- Hürriyet Daily News, One of Turkey's largest freshwater lakes dries up completely, http://www.hurriyetdailynews.com/photo-one-of-turkeys-largest-freshwater-lakes-dries-up-completely-due-to-drought-138057
- Vikipedi, Akarçay, https://tr.wikipedia.org/wiki/Akar%C3%A7ay
- Vikipedi, Kırkgöz Köprüsü, https://tr.wikipedia.org/wiki/K%C4%B1rkg%C3%B6z_K%C3%B6pr%C3%BCs%C3%BC
- Vikipedi, Eber Gölü, https://tr.wikipedia.org/wiki/Eber_G%C3%B6l%C3%BC
Yorumlar
İlk yorumu sen yaz
