Ana içeriğe atla
Radar Türkiye
Etkinlikleri uygulamada keşfet
Aç
Radar Türkiye

Adada, Taş Döşeli Yollarıyla Bir Pisidia Geçit Kenti

Isparta il merkezinden güneye, Sütçüler yönüne doğru ilerleyen yol, bir noktada Sağrak Köyü'nün yakınındaki sessiz bir vadiye ulaşır.

Radar TürkiyeRadar Türkiye6 Kasım 2026
Henüz puan yok

Beğenmek ve puan vermek için giriş yap

Adada, Taş Döşeli Yollarıyla Bir Pisidia Geçit Kenti

Isparta il merkezinden güneye, Sütçüler yönüne doğru ilerleyen yol, bir noktada Sağrak Köyü'nün yakınındaki sessiz bir vadiye ulaşır. Burada, çam ve çalılıkların arasında, düzgün kesilmiş taşlar, ayakta kalmış duvarlar ve sütun parçaları yükselir. Burası Adada Antik Kenti'dir. Pisidia bölgesinin en iyi korunmuş küçük kentlerinden biri olan Adada, kalabalık turist rotalarının dışında kaldığı için kendi hızınızda gezebileceğiniz bir yerdir. Bu yazı, kentin nerede durduğunu, tarihinin hangi kaynaklara dayandığını, hangi yapıların bugün görülebildiğini ve alana nasıl güvenle yaklaşılacağını anlatıyor.

Sağrak Köyü yakınında bir geçit kenti

Kültür Portalı'ndaki Isparta İl Kültür ve Turizm Müdürlüğü kaynaklı kayda göre antik kent, Isparta-Sütçüler ilçe kara yolu üzerindedir. Sağrak Köyü'ne iki kilometre, il merkezine doksan kilometre uzaklıkta bulunur. Aynı sayfa, kentin Sütçüler ilçe merkezine on kilometre mesafede olduğunu da belirtir. Köy çıkışındaki tabelaları izleyerek alana ulaşılır. Süleyman Demirel Üniversitesi Arkeoloji Bölümü'nün sayfası, bölge halkının bu alana Karabavlu dediğini yazar.

Kentin en belirgin özelliği konumudur. Üniversitenin yüzey araştırması sayfası, Adada'nın Pisidia Bölgesi ile Pamphylia Bölgesi arasında önemli bir geçiş konumuna sahip olduğunu söyler. Kültür Portalı ise kentin bir antik yol üzerinde durduğunu anlatır. Bu yol Beyşehir Gölü'nün batı kıyısını izler ve Yalvaç, Şarkikaraağaç ile Aksu çevresindeki antik yerleşimlerden geçtikten sonra Adada üzerinden Kozan ve Perge yönüne uzanır. Yani Adada, iç bölgelerle Akdeniz kıyısı arasındaki yolun üzerinde duran bir duraktır. Kent, nispeten düz ve geniş bir yüksek vadide kurulmuştur; bu yüzden bugün de alan açık, ferah ve yürümeye elverişli görünür.

Adının izi ve kuruluşu

Kentin kuruluş tarihi kesin olarak bilinmiyor. Kültür Portalı, adının ilk kez Artemidoros'ta geçtiğini ve kentin 1888 yılında G. Hirschfeld ile W. M. Ramsay tarafından tespit edildiğini yazar. Kentin adı, Termessos ile Adada arasında yapılan ve MÖ 2. yüzyıla tarihlenen bir anlaşma metninde de geçer. Üniversitenin sayfasına göre bu anlaşma yazıtı Termessos kentinde ele geçmiştir. Aynı sayfa, Strabon'un Geographika adlı eserinde Adada'nın adının, Artemidoros tarafından öteki Pisidia kentleri arasında anıldığını aktardığını söyler. Daha sonraki dönemlerde Ptolemaios ve Hierokles de kentin adını anar.

Kentte MÖ 1. yüzyılda sikke basıldığı da bilinir. Kültür Portalı bu bilgiden yola çıkarak kentin bu tarihten daha önce kurulmuş olduğunun düşünüldüğünü belirtir. Hellenistik döneme dair somut kanıt ise mezar taşlarından gelir. Kıbrıs ve Fenike'de bulunan bazı mezar taşları Adadalı paralı askerlere aittir. Bu taşlar, Adadalı askerlerin Hellenistik kralların ordularında görev yaptığını gösterir. Küçük bir dağ kentinin insanlarının denizaşırı ordularda yer alması, yerleşimin dışa açık bir geçmişi olduğunu düşündürür.

Roma İmparatorluk döneminin parlak yılları

Kültür Portalı'na göre Roma İmparatorluk Dönemi'nde özellikle Traianus, Hadrianus ve Antoninus Pius devirleri Adada'nın en parlak yıllarıdır. Bugün ziyaretçinin gördüğü yapıların çoğu bu döneme aittir. Üniversitenin sayfası, Adada'daki tapınakların Pisidia'nın Roma İmparatorluk Dönemi tapınak mimarisi için önemli örnekler olduğunu söyler. Bunların arasında Traianus Tapınağı, bölgedeki öteki tapınaklar içinde en iyi tanınanlardan biridir. Sayfa, bu yapının MS 110-114 yıllarından önce inşa edilmiş olabileceğini öne sürer.

İmparatorlar Tapınağı olarak anılan yapının kapı lentosu üzerinde, yaptıranın adını ve görevlerini bildiren bir yazıt vardır. Yapının, Traianus Tapınağı ile aynı yıllarda, MS 114'ten sonra inşa edildiği düşünülür. İmparatorlar ve Zeus Megistos-Serapis Tapınağı ise mimari bloğu üzerindeki yazıt sayesinde MS 160'lı yıllara tarihlenir. Yazıt, tapınakla birlikte çevresindeki stoaların ve atölyelerin de adandığını anlatır. Bir diğer yapı olan İmparatorlar ve Aphrodite Tapınağı'nın, Yönetici Sarayı olarak adlandırılan yapının doğusunda olabileceği öne sürülür; yazıtlı blokların yuvarlak planlı bir yapıya ait olduğu düşünülür. Bu tarihler yazıtlara dayandığı için kentin hangi yıllarda hangi yapılarla büyüdüğünü okumak mümkün olur.

Yani kent, yazıtlar ve sikkeler aracılığıyla konuşan bir yerdir. Geç Antik Çağ'da ise bir piskoposluk merkezi olarak anılır. Bu dönemin izleri, kentin batısındaki üç nefli büyük bazilikada görülür.

Agora, forum ve açık hava toplantı yeri

Kentin kalbi, akropolün batısındaki toplanma alanları ve onlara eklenen forumdur. Kültür Portalı'na göre kayalık alan üzerindeki akropol savunma amacıyla yapılmış, çevresi sur duvarları ve kulelerle çevrilmiştir. Akropolün batı kısmında kentin açık hava toplantı yeri bulunur. Bu toplantı yerinin önüne sonradan, kentin alışveriş ve idari merkezi olan forum ile bazilika eklenmiştir.

Adada forumu otuz iki metreye kırk beş metrelik bir alanı kaplar. Zemini düzgün taşlarla döşelidir ve tam ortasında büyük bir sarnıç yer alır. Forumun batısında bir cadde uzanır; öteki iki yanında sütunlu galeriler, yani stoalar bulunur. Kuzeyde doğu-batı doğrultulu bir bazilika vardır, güneydoğu köşesinde ise anıtsal bir çeşme durur. Üniversitenin sayfası, akropolün batısındaki agoranın Hellenistik ve Erken Roma İmparatorluk dönemlerinde kentin ticari, idari ve dinsel merkezi olduğunu söyler. MÖ 2. yüzyılda planlanan agoranın kuzeyinde çok katlı ve iki nefli bir stoa, güneyinde ise tek nefli bir stoa bulunur.

Açık hava toplantı yeri yirmi basamaklı bir merdiven görünümündedir. Sayfaya göre burası, kent halkının belirli aralıklarla toplanıp kentin sorunlarını çözmeye çalıştığı yerdir. Bugün bu basamaklara bakınca küçük bir Pisidia kentinin kendi kendini nasıl yönettiğini görmek mümkündür. Ana cadde agoranın batısından geçer ve iki yanındaki stoaların izleri hala seçilir.

Tiyatro, konut terasları ve nekropolis

Tiyatro, kent düzlüğünün kuzeybatısında bir tepe yamacına yaslanır. Kültür Portalı, sahne binası ile orkestra kısmının toprak altında kaldığını, seyirci oturma yerlerinin ise müze kurtarma kazısıyla temizlenerek açığa çıkarıldığını yazar. Kapasite konusunda kaynaklar farklı rakamlar verir. Kültür Portalı mevcut kapasiteyi bin kişi olarak belirtirken, üniversitenin sayfası beş yüz kişi olabileceğini düşünür. Bu nedenle kapasiteyi kaynaklara göre beş yüz ile bin kişi arasında bir değer olarak anmak doğru olur.

Konut alanı ise ayrı bir akademik çalışmanın konusudur. Altınışık ve Mörel'in 2025 tarihli makalesine göre Adada'da konut alanı, agoranın güneybatısında, vadinin güneye bakan yamacındaki teraslar üzerine kurulmuştur. Teraslar istinat duvarlarıyla şekillendirilmiş, evler bu teraslarda çok katlı bir düzenle tasarlanmıştır. Makale, konut yerleşimlerinin Hellenistik dönemden Geç Antik Döneme kadar kesintisiz bir iskana işaret ettiğini söyler. Bu çalışma, Süleyman Demirel Üniversitesi Bilimsel Araştırma Projeleri Koordinasyon Birimi desteğiyle yürütülmüştür.

Kentte çok sayıda nekropolis alanı vardır. Üniversitenin sayfası, kuzeybatıdaki nekropolis içinde küçük bir tapınak görünümünde, podyumlu bir mezar anıtının bulunduğunu belirtir. Kültür Portalı'na göre kentte yönetici binası, bazilika, akropol ve mezar anıtı da vardır. Bu yapıların bir bölümü çok kısıtlı bir restorasyon görmüştür; bu da alanın daha çok kendi doğal haliyle, yıpranmış ama özgün biçimde görülmesine neden olur.

Araştırma ve kazı geçmişi

Kent, 19. yüzyılın sonlarında Avrupalı araştırmacıların dikkatini çekmiştir. Kültür Portalı bunu 1888 yılında G. Hirschfeld ve W. M. Ramsay'ın tespitiyle ilişkilendirir. Daha yakın dönemde, tiyatronun oturma sıraları müzenin kurtarma kazısıyla temizlenmiştir. Asıl kapsamlı çalışma ise 2021 ile 2024 arasında yürütülen yüzey araştırmasıdır. Bu araştırma, Kültür ve Turizm Bakanlığı Kültür Varlıkları ve Müzeler Genel Müdürlüğü izniyle ve Süleyman Demirel Üniversitesi desteğiyle, Doç. Dr. Ahmet Mörel başkanlığında yürütülmüştür.

Yüzey araştırmaları kazı gibi toprağı açmaz; yapıların yerini, planını ve yazıtlarını belgeler. Tapınakların tarihlenmesi, agoranın düzeni ve konut terasları bu tür çalışmalarla netleşir. Bu nedenle Adada'ya gitmeden önce bu kaynakları okumak, alanda gördüğünüz taşları çok daha anlamlı kılar.

Nasıl gezilir

Alana Isparta-Sütçüler yolundan, Sağrak Köyü çıkışındaki tabelalar izlenerek varılır. Kentin girişinde bir bilgilendirme tabelası bulunur. Kültür Portalı'ndaki yürüyüş tarifine göre, tabeladan güneydoğuya doğru devam eden patikadan biraz ilerleyince geniş forum alanına ulaşılır. Burada düzgün yontulmuş taşları inceleyebilir, fotoğraf çekebilirsiniz. Aynı sayfa önemli bir uyarı yapar: taşların üzerine çıkmak tehlikelidir ve onlara zarar verir. Bu yüzden forumda taşların üzerine çıkmadan dolaşmak gerekir.

Forumdan güneydoğu yönüne ilerleyen patika, kalıntılar ve su sarnıçları eşliğinde yaklaşık üç yüz elli metre sonra Bizans dönemi bazilikasına varır. Bazilikadan sonra patika dere tabanına yönelir. Bazilikadan yaklaşık beş yüz metre sonra taş döşeli yola ulaşılır. Bu yol, Aziz Paul Yolu adıyla işaretlenmiş uzun yürüyüş güzergahının bir parçası olan Kral Yolu'dur. Kültür Portalı, yoldaki büyük boşlukların ayak burkulması tehlikesi taşıdığını ve yolun yağışlı havada oldukça kaygan olduğunu belirtir. Yaklaşık yedi yüz metre süren taş döşeli kesim ağaçlıklı bir alanda sona erer; oradan yamaç aşağı inişle Sağrak Köyü'nün güney çıkışına varılır.

Kültür Portalı'nın turizm aktiviteleri sayfası, Adada'dan başlayıp Kral Yolu üzerinden Sütçüler ilçe merkezine, oradan Yazılı Kanyon'a uzanan bir doğa yürüyüşü parkurunu da tanıtır. Uzun parkura çıkmayı düşünmeyenler için kentte kısa bir gezi bile, Kral Yolu yürüyüşü için yeterli bir hazırlık olarak önerilir. Ayakkabı seçerken düzgün tabanlı, bileği tutan bir model işinizi kolaylaştırır. Yağmurdan sonra taşlar kayganlaşacağından, o günlerde patikayı kısa tutmak akıllıca olur.

Açılış saatleri, giriş koşulları ve parkurun güncel durumu zamanla değişebilir. Ziyaretten önce Isparta İl Kültür ve Turizm Müdürlüğü'nün ve kulturportali.gov.tr'nin güncel bilgilerine bakmanızı öneririm. Fotoğraf için ise hem Roma hem Bizans dönemi yapıları, hem de vadi manzarası uygun kareler sunar.

Kaynaklar

Yorumlar

0/1000

İlk yorumu sen yaz